DOLAR 18,6443 0.02%
EURO 19,4227 -0.04%
ALTIN 1.051,02-0,01
BITCOIN 307465-0,05%
Ankara

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ 2023 BÜTÇESİ TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ 2023 BÜTÇESİ TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA

ABONE OL
19 Kasım 2022 12:25
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ 2023 BÜTÇESİ TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu yılın ocak-eylül döneminde turizm gelirlerinin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 artış göstererek 35 milyar doları aştığını, ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcamasının da 90 dolara yükseldiğini bildirdi.

Ersoy, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2023 yılı bütçesinin sunumuna, Taksim’deki terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara şifa dileyerek başladı.

Bakan Ersoy, Cumhuriyet’in 100. yılının kutlanacağı 2023’te, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği “büyüyen, güçlenen ve her alanda lider Türkiye” vizyonuna, kültür, sanat, turizm, kültürel diplomasi alanlarında katkı sağlamak ve ülkeyi bir marka haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansını (TGA) kurarak, Türkiye’yi dünyanın en etkili ve yoğun tanıtım yapan ülkesi haline getirdiklerini ifade eden Ersoy, tanıtım faaliyetlerine yoğun şekilde devam ettiklerini belirtti. Ersoy, dergi, gazete ilanları, televizyon reklamları, tanıtım filmleri, birlikte reklam çalışmaları, sosyal medya uygulamaları, basın mensubu, influencer ve tur operatörleri ağırlamaları gibi hem dijital hem de konvansiyonel iletişim araçlarıyla ülkenin köklü tarihini, doğal güzelliklerini, kültürünü anlatan ve 200 ülkeye ulaşan özel tanıtım kampanyaları yürüttüklerini anlattı.

Tüm dünyaya örnek olan “Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı” çalışmalarına bu yıl da hızla devam ettiklerini, haziran 2022 itibarıyla 12 bini aşkın tesis ve aracın, TGA’nın yetkilendirdiği uluslararası denetim firmalarınca denetlendiğini ve sertifika almaya hak kazandığını dile getiren Ersoy, şöyle devam etti:

“Turizm ülkemizdeki lokomotif endüstrilerden birisidir. Bu alanda küresel sürdürülebilirlik uygulamalarına hız vermek, uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerimizi yerine getirmek ve turizm pazarındaki rekabetçiliğimizi artırmak için 2022’de dünyanın önde gelen sertifikasyon kuruluşları arasında yer alan, Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (Global Sustainable Tourism Council) ile 3 yıllık iş birliği anlaşmasına imza attık. Bu iş birliğinin sonucu olarak, uluslararası standartlara uygun bir şekilde Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı’nı hazırladık. Program kapsamında, konaklama tesisleri için sürdürülebilir turizm kriterleri hazırlanarak, Global Sustainable Tourism Council’e uluslararası tanınırlık için başvuru gerçekleştirildi. Böylesine kapsamlı bir çalışmayı dünyada yapan ilk ülke olduğumuzu da söylemek isterim. Çok yakında hayata geçecek Sürdürülebilir Turizm Programı ile dünyada sürdürülebilir turizm konusunda örnek alınacak bir ülke olacağız. Bu sayede turizm sektörü uzun vadede daha da güçlü bir hale gelecektir.”

Çevreye Duyarlı Konaklama Tesislerinde 289 bin 763 yatak

Ersoy, doğaya saygılı, çevreye duyarlı, israf yerine kanaati esas alan bir anlayışı toplumsal hayata yerleştirmek gerektiğine işaret ederek, bu düşüncenin turizm alanında da karşılık bulması amacıyla 2008’de başlayan kampanyayla çevreye duyarlı konaklama tesislerinin sayısını önemli ölçüde artırdıklarını vurguladı.

Ekim 2022 itibarıyla “Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgeli” tesis sayısının 446’ya, bu tesislerdeki yatak sayısının ise 289 bin 763’e ulaştığını belirten Ersoy, 2023-2025-2030 yıllarını kapsayan Sürdürülebilir Turizm Programı ile bütün konaklama tesislerinin aşamalı şekilde çevreye duyarlı hale geleceğini bildirdi.

Türkiye’nin, turizmde sunduğu hizmet kalitesi bakımından bugüne kadar hep fark yarattığını ve yaratmaya devam edeceğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

“Yaptığımız yatırımlar, sektörü hep bir adım öteye taşımış ve bunun sonucu olarak ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı son 20 yılda 3,4 katına çıkmıştır. 2019’da turizm rekorunu kırarak, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün verileriyle en çok ziyaretçi ağırlayan ülkeler sıralamasında dünya 6. olduk. Kovid-19 pandemisinin etkilerini göstermeye devam ettiği 2021’de tüm zorluklara ve yasaklara rağmen süreci başarıyla yürüttük ve bu rekoru da aşarak dünya 4’üncülüğüne yükseldik. 2022 yılı ocak-eylül döneminde ülkemize gelen toplam ziyaretçi sayısı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 87 artışla 40,25 milyon kişi olmuştur.

Ağırladığımız ziyaretçi sayısında olduğu gibi turizm gelirimizde de önemli bir sıçrama gerçekleştirdik. 2002’de 12,4 milyar dolar olan turizm gelirimizi, 2019’da 37,3 milyar dolara yükselttik. 2022 yılı ocak-eylül döneminde ise turizm gelirimiz 2021’in aynı dönemine göre yüzde 68 artış göstererek 35 milyar doları aşmıştır. Ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması da aynı dönem için 81,25 dolardan 90 dolara yükselmiştir.”

“2002-2022 döneminde yatak kapasitemiz yüzde 136 arttı”

Ersoy, alınan önlemler ve uygulanan doğru politikalar sayesinde Kovid-19 sürecinden sonra yakalanan “V” çıkışını devam ettirerek bu yılın sonunda 50 milyondan fazla turist ağırlayıp, 44 milyar dolarlık rekor gelir düzeyine ulaşmayı hedeflediklerine dikkati çekti.

Turizm hedeflerine ulaşmak için hem gelirleri hem de yatak kapasitesini artırmaya devam ettiklerini söyleyen Ersoy, 100 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşabilmek için konaklama kapasitesini artırmak gerektiğini, bu alanda bakanlığın çalışmalarıyla önemli adımlar atıldığını dile getirdi.

Türkiye’de 2002’de belgeli toplam 9 bin 896 konaklama tesisi bulunduğunu, 2018’de bu sayının 12 bin 429’a, ekim 2022 itibarıyla da 21 bin 83’e ulaştığını bildiren Ersoy, şu bilgileri verdi:

“Bu konaklama tesislerindeki yatak kapasitesi 2002’de 804 bin 153 iken 2018’de 1,7 milyona ve ekim 2022 itibarıyla da yaklaşık 1,9 milyona yükselmiştir. 2002-2022 döneminde yatak kapasitemiz yüzde 136 artarken, 2018 yılından bugüne kadar tesislerimizdeki yatak kapasitesini yüzde 11,4 artırmış olduk. Bu yıl itibarıyla konaklama tesislerimizin tamamını Bakanlık Belgeli yaparak nitelikli turizm konusunda çok gerekli bir süreci tamamlamış olduk. Şimdi ise sınıflandırma belgesi almalarını sağlayarak süreci bir basamak daha yukarı taşıyacağız.”

5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajı sayısı 16’ya çıkarılacak

Ersoy, turizm potansiyelini daha iyi değerlendirebilmek amacıyla turizm potansiyeli arz eden yerlerde altyapı uygulamalarına maddi, teknik ve kontrollük desteği de verdiklerini vurgulayarak, 2002-2022 döneminde turizm amaçlı çevre düzenlemesi, altyapının geliştirilmesi ve sürdürülebilir turizm kapsamında yaklaşık 2,2 milyar lira altyapı desteği sağladıklarını kaydetti.

Bu desteğin 628 milyon lirasının 2018-2022’de sağlandığını, turizm potansiyelini güçlendirmek adına 2022’nin geri kalanında 110 milyon liralık yatırım daha yapacaklarını bildiren Ersoy, altyapı çalışmaları kapsamında Antalya Belek, Serik-2 ve Bodrum Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Alt Yapı Tesisleri yatırımlarının bitirildiğini, Kemer ilçesi Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi çalışmalarına başlamak için Antalya Büyükşehir Belediyesinin devir protokolünü onaylamasının beklendiğini anlattı.

Ersoy, turizmi sadece dış turizm olarak ele almadıklarına, iç ve dış turizmi birlikte değerlendirdiklerine dikkati çekerek, iç turizmde 2019’da başlatılan Ücretsiz Halk Plajı Projesi kapsamında daha önce yapımı tamamlanan 7 ücretsiz halk plajına ilave olarak bu yıl Kemer’de Çifteçeşmeler, Bahçecik, Muratpaşa’da Güzeloba ücretsiz halk plajlarının açıldığını, 5 yıldız kalitesinde toplam 10 ücretsiz halk plajının, vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti.

Ersoy, gelecek yıl Antalya Konyaaltı Küçük Çaltıcak, Muğla Bodrum Torba, Muğla Bodrum Gündoğan, İstanbul Şile halk plajlarıyla Antalya Kemer-Phaselis Antik Kenti ve İzmir Seferihisar-Teos Antik Kenti ören yeri kıyı alanı düzenlemesi olmak üzere 6 ücretsiz halk plajını hizmete açarak plaj sayısını 16’ya çıkaracaklarını dile getirdi.

60 turizm meslek lisesiyle 41 otel grubu eşleştirildi

Ersoy, turizm sektöründe çalışanların niteliklerinin artırılması ve kişisel gelişimlerine katkı sağlanması amacıyla bu yıl, ağustos itibarıyla 120 işbaşı eğitim kursu düzenlendiğini, bu eğitimlerdeki katılımcı sayısının yıl sonu itibarıyla 4 bine ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında da seçilen öğrencilerin otel ve işletmelerde yoğunlaştırılmış beceri eğitimlerini almalarını, en az üç yabancı dil konuşarak mezun olmalarını, okurken burs almalarını, mezun olduktan sonra istihdam edilmelerini; öğretmenlerin de yeterliliklerini ve mesleki gelişimlerini artırabilmeyi amaçladıklarını anlatan Ersoy, bu kapsamda 2022 itibarıyla 60 turizm meslek lisesiyle 41 otel grubunun eşleştirildiğini kaydetti.

Ersoy, “Turizm alanında potansiyelimizi geliştirecek geniş bir yelpazeye dağılan politikalarımızı uygulamaya gayretle devam edeceğiz.” dedi.

Birlikte ele aldıkları turizm ve kültür alanlarının birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu vurgulayan Ersoy, kültür alanındaki çalışmaları da bu anlayışla devam ettirdiklerini söyledi.

Kültür politikalarını belirlerken, Anadolu coğrafyasında hayat bulmuş tüm medeniyetlerin eşsiz eserlerini yüksek sorumluluk bilinciyle açığa çıkarmaya, korumaya, yaşatmaya ve gelecek kuşaklara eksiksiz bir biçimde aktarmaya öncelik verdiklerini belirten Ersoy, bu hassasiyetin tezahürü olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’nde 2002’de 9 olan varlık sayısını 19’a çıkardıklarını, önümüzdeki yıl bu sayının 21 olmasını hedeflediklerini kaydetti.

Ersoy, 2002’de Dünya Miras Geçici Listesi’nde 18 olan varlık sayısının da 84’e ulaştığına işaret ederek, bu yıl yerli, yabancı, kurtarma ve sualtı kazısı, yüzey araştırmaları gibi çeşitli alanlarda ulaşılan 680 arkeolojik kazı ve araştırma sayısıyla dünyada en çok arkeolojik çalışma yürüten ülkelerin başında gelindiğine dikkati çekti.

Arkeolojik kazılarla yılda ortalama 5 bin 500 eserin müzelere kazandırıldığını, bu yılki kazılarda yaklaşık 90 milyon lira kaynak kullanıldığını, 2023’te ise arkeolojik kazı çalışmaları için yaklaşık 200 milyon liralık bir kaynağın planlandığını bildiren Ersoy, bakanlık olarak son 20 yılda kültürel mirasın korunması için müzecilik alanında başarılar elde ettiklerini, kıymetli eserleri, modern müzecilik anlayışıyla sunan yeni müzeler açtıklarını, mevcut müzeleri yenilediklerini anlattı.

Ersoy, 2002’de 96 olan müze müdürlüğü sayısının bugün itibarıyla 120’ye, bu müdürlüklere bağlı müze sayısının ise 183’den 211’e yükseldiğini, 2002’de 59 olan özel müze sayısının ise 355’e ulaştığını belirterek, modern müze binaları, yenilikçi sergi biçimleri ve eğitim çalışmalarıyla müzelerin, uluslararası standartlarda hizmet veren kültür kurumları haline dönüştüğünü ve dünya çapında pek çok ödüle layık görüldüğünü dile getirdi.

“Kaçakçılıkla baş etmek istiyorsanız alıcıların iştahını kesmeniz gerekiyor”

Müzelerde 2022 sonu itibarıyla toplam 3 milyon 301 bin 789 esere ev sahipliği yapıldığını, tarihi eserlerin en üst seviyede korunması için eser kimliklendirme projesi başlatıldığını, yurt dışında bulunan Türkiye kökenli kültür varlıklarının iadesi için hukuki ve diplomatik zeminde çok yönlü çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde şube müdürlüğü seviyesinde yürütülen çalışmalarda daha fazla uzmanlaşma ve etkin mücadele için Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Bu alanda 4 bin 727’si bakanlığımızın atılım yaptığı 2018-2022 yıllarında olmak üzere 2002-2022 yıllarında toplam 9 bin 42 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlanmıştır. Ülkemiz UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlar nezdindeki çok taraflı platformlarda belirleyici bir konumda yer alırken, 12 ülke ile kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında ikili anlaşma imzalanmıştır. Bu ülkelerle ikili protokollerinizi yaptığınız sürece arz talep dengesi zincirini bozuyorsunuz. Alıcılar artık Anadolu kökenli, Türkiye kaynaklı malları almaktan vazgeçiyorlar. Kaçakçılıkla baş etmek istiyorsanız alıcıların iştahını kesmeniz gerekiyor. Bu uygulamayı ısrarla sürdürüyoruz, yayabildiğimiz kadar ülkeye yayacağız.”

Kültürel ve tarihi değerlere kolay ve ucuz erişimi sağlamak amacıyla Müzekart uygulamasını 60 liraya sabitlediklerini, bugüne kadar 15,6 milyon vatandaşın Müzekart ile buluştuğunu bildiren Ersoy, 2002’den bugüne kadar 2 bine yakın kültür varlığının proje, restorasyon, teşhir tanzim ve çevre düzenleme çalışmalarını gerçekleştirdiklerini, bunlardan 435’inin 2018’den bugüne kadar tamamlananlar olduğunu, bu yıl sonuna kadar 39 eserin daha restorasyonunun tamamlanacağını kaydetti.

Kız Kulesi’nin restorasyonu 2023’ün ilk çeyreğinde tamamlanacak

Ersoy, 2002 öncesi 10 yıllık dönemde 46 olan vakıf eseri ihya çalışmalarını 1714’ü 2018-2022’de olmak üzere toplam 5 bin 755’e çıkardıklarını, vakıf eserlerini ihya etmenin yanı sıra ilk-orta ve yüksek öğrenim kapsamındaki ihtiyaç sahibi 27 bin 500 öğrenciye çeşitli tutarlarda burs imkanı sağladıklarını anlattı.

İhtiyaç sahiplerine hızlı ve sıcak yemek ulaştırabilmek için 2 mobil aşevini birisi Eyüp İmaretinde, diğeri de doğal afet halinde afet bölgesinde hizmet vermesi amacıyla temin ettiklerini, mobil araçların her biri tek seferde 350 kişiye sıcak yemek dağıtma kapasitesinde olduğunu söyleyen Ersoy, şöyle konuştu:

“2020’de ibadete açtığımız ve halkımızın yoğun ilgisine mazhar olan Ayasofya Camisi’nde Mimar Sinan ve Gaspare Fossati döneminde yapılan bakım ve onarım çalışmalarından sonra gerçekleştirilen en geniş kapsamlı restorasyon çalışması Bakanlığımızca titizlikle devam ettirilmektedir. Sultanahmet’teki Osmanlı döneminin tarihi tapu binasının restorasyonunu ve teşhir tanzimini de çağdaş müzecilik anlayışı ile gerçekleştirerek İstanbul ve Ayasofya’nın eşsiz tarihini ziyaretçilere sunmayı amaçlıyoruz.

İstanbul’un önemli simgelerinden Kız Kulesi’ni, uluslararası restorasyon ilkeleri ve Bilim Kurulu eşliğinde restore ediyoruz. Planladığımız şekilde 2023’ün ilk çeyreği itibarıyla tamamlandığında İstanbul’un güzellikleri Kız Kulesi panoramasından gözlemlenebilecek.”

Alsancak Eski Tekel Fabrikasını restore ederek, kültür ve sanat merkezi olarak Mart 2023’te hizmete açacaklarını, hafızalara acı hatıralarla kazınan Diyarbakır E Tipi Cezaevinin de müzeleri, tiyatro salonu, atölyeleri, kütüphanesi ve açık hava etkinlik alanlarıyla müze ve kültür merkezi olarak işlevlendirileceğini hatırlatan Ersoy, şu bilgileri verdi:

“Hafıza müzemizde, yaşanan acılar ve ülkemizin acı hatıralarını oluşturan darbeler tarihi ve insanlık onuruna karşı işlenen suçların bir daha yaşanmaması için farkındalık oluşturmak için mekanlar oluşturulacak, Etnografya Müzemizde Diyarbakır kentinin ve kültürünün anlatımı yapılacaktır.

Açık hava arkeolojik sergi mekanında MÖ 9 bine uzanan tarihi ile Gre Filla Neolitik yerleşimi kalıntıları ziyaretçileriyle buluşacak, atölyelerimizde Diyarbakırlı çocuklarımız, gençlerimiz ve kadınlarımız için eğitim ve sanat faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Tiyatro salonunda sergilenecek oyunlar, çok amaçlı açık hava etkinlik alanında sinema ve benzeri etkinlikler ile kütüphane ve etüt salonlarında gençlerimiz, acı hatıralarla değil yüksek ideallerle yetişecektir.”

Geçen yıl taşınmaz kültür varlıklarının proje, bakım-onarım, teşhir tanzim, restorasyonları ve yeni müze yapımı için yaklaşık 735 milyon lira harcandığını bildiren Ersoy, bu yıl ise bu alanlarda 2 milyar 400 milyon liralık bütçeyle çalışmaların gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Ersoy, mülkiyeti vatandaşlara ait 236 tescilli taşınmaza da kültür varlıklarının korunması kapsamında bakanlık tarafından 28 milyon lira nakdi yardım yapıldığını kaydetti.

“Alan başkanlığı uygulamalarımızın ne kadar başarılı olduğuna bir kanıt”

Milletvekillerinden seçim bölgelerinde alan başkanlıkları kurulması yönünde talepler aldıklarına değinen Ersoy, “Biz alan başkanlıklarını birden fazla bakanlığın görev alanının çakıştığı bölgelerde kuruyoruz, bunu belirttikten sonra; bu taleplerin alan başkanlığı uygulamalarımızın ne kadar başarılı olduğuna bir kanıt olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Ersoy, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı aracılığıyla Türk tarihinin destansı anlarından birine ev sahipliği yapan bölgeyi tarihi, kültürel, manevi değerleri ve doğal dokusunu koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak ve tanıtmak amacıyla onlarca proje yürüttüklerini anlattı.

Çanakkale Savaşları sırasında batan ve dalış camiasınca çok talep gören savaş batıklarının, dalış turizmine açılması ve Gelibolu Sualtı Parkı’nın oluşturulmasının gerek Türkiye’de gerek dünyada büyük karşılık bulduğuna dikkati çeken Ersoy, 21 farklı dalış noktasıyla uluslararası dalış camiasının gözünün Gelibolu Sualtı Parkı’na çevrildiğini söyledi.

Ersoy, 2023’te Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü 18 Mart’ta Seddülbahir Kalesi’nin açılışının yapılacağını, Şehitler Abidesi Çevre Düzenlemesi, Mustafa Kemal Yolu Projesi çalışmalarının da gelecek yıl gerçekleştireceğini ifade etti.

Kültür merkezi sayısının 2002’de 42 iken 2022’de122’ye yükseldiğini, bu kültür merkezlerinden 33’ünün yerel yönetimlere tahsis edildiğini belirten Ersoy, “Bakanlık görevine geldiğimiz 2018’den bugüne kadar büyük önem verdiğimiz kültür merkezleri projelerimiz kapsamında, içlerinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin de yer aldığı, 10 adet kültür merkezimizi yurdumuzun çeşitli bölgelerinde halkımızın hizmetine sunduk.” şeklinde bilgi verdi.

Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nde 33 milyon kişiye ulaşıldı

Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin, bu yıl İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra Çanakkale, Diyarbakır ve Konya olmak üzere 5 ayrı şehirde düzenlendiğini hatırlatan Ersoy, şunları kaydetti:

“2022 yılında toplam 7 festival gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Konserlerden edebiyata, opera ve baleden tiyatroya, sergilerden çocuk etkinliklerine kadar 4 binden fazla etkinlikle 20 binden fazla sanatçı aracılığıyla 33 milyon kişiye ulaşılmıştır. Festivaller süresince TV, radyo, açık hava, dijital ve sosyal medya mecralarında etkinliklerle festival tanıtımları yapılmıştır. Festivaller için web sayfaları hayata geçirilmiş, festival kapsamındaki illerde ve çevre illerde 37 ülkeden toplam 175 yabancı basın ve kanaat önderlerine yönelik ağırlamalar gerçekleştirilmiştir.”

Festival şehirlerine gelecek yıl nisanda İzmir’in de ekleneceğini, Adana Portakal Çiçeği Karnavalı’nın da Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamına aldığını bildiren Ersoy, “Bir Türkiye markası olma yolunda, bizim beklentilerimizi bile aşan bir hızda ilerleyen festivalleri, Gaziantep, Trabzon ve Erzurum’u da dahil ederek 2023 yılında 7 bölgemizdeki 10 ilimizde gerçekleştireceğiz. Bu festivalleri, her yıl 5 yeni şehir ekleyerek ve her yıl tekrar ederek ülkemizin her köşesine taşımak suretiyle kültür ve sanat hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Rami Kışlası restorasyonu yıl sonunda tamamlanacak

Ersoy, çağdaş kütüphane anlayışı çerçevesinde nitelikli hizmetler verilebilecek özelliklere sahip yeni kütüphaneleri hizmete açtıklarını, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’nda yer alan 18 bina inşaatının, 10 projenin de ihale çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarını Destek Projesi kapsamında destek verilen 43 yerel yönetim projesiyle son 7 yılda 139 kütüphane açtıklarını, bakanlığa bağlı hizmet veren kütüphane sayısının 1257’ye yükseltildiğini vurgulayan Ersoy, halk kütüphanelerinin toplam kullanım alanını 400 bin metrekareye, oturma kapasitesini ise 120 bine yükselttiklerini, halk kütüphanesi üye sayısını ise 5 milyona ulaştırdıklarını kaydetti.

“Dünyadaki Türk-İslam yazmaları rezervinin çok değerli bir kısmına sahip olan Yazma Eserler Kurumumuz için Rami Kışlası’nda oluşturduğumuz kitap şifahanesi ile restorasyon ve konservasyon işlemleri kendi alanında dünya standartlarına kavuşturulacaktır.” diyen Ersoy, Rami Kışlası’nın yıl sonunda tamamlayıp açılışa hazır hale getireceklerini ifade etti.

“Özel tiyatroların projelerine yoğun şekilde destek”

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’nde 21 kültürel değeri yer alan Türkiye’nin bu alanda en çok unsur kaydettiren 4’üncü ülke olduğunu belirten Ersoy, 81 ilimizdeki Somut Olmayan Kültürel Miras İl Tespit Komisyonları vasıtasıyla toplam 297 unsurun ulusal envantere kaydedildiğini, envantere kayıtlı yaşayan insan hazinesi sayısının 67’ye ulaştığını, Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi’ne kayıtlı 5 bin 270 sanatçının bulunduğunu bildirdi.

Türk tiyatro sanatının ülke genelinde yaygın biçimde izlenmesini sağlamak ve yaşatmak maksadıyla yatırımların sürdüğünü ve özel tiyatroların her yıl artan tutarlarla desteklendiğini aktaran Ersoy, 2002 yılında 28 olan sahne sayısının 81, 1 milyon olan seyirci sayısının 2 milyon, 4 bin 63 olan temsil sayısının da 6 bin 863’e çıkarıldığını anlattı.

“Yerli Telif Eserlerin Desteklenmesi Projesi” kapsamında ilk defa oyunu sahnelenen 67 farklı projeye yaklaşık 1 milyon lira destek sağladıklarına dikkati çeken Ersoy, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilanının yapıldığı 11 Mart 2020 tarihinden bu zamana kadar özel tiyatrolara yapılan destekler kapsamında, 2020 yılında 486 tiyatroya 21 milyon 500 bin lira, 2021 yılında 567 tiyatroya 53 milyon 365 bin lira, 2022’de de 474 tiyatroya 41 milyon 817 bin lira olmak üzere toplam 116 milyon 682 bin lira tutarında çeşitli mali destekler sağladık. 2023 yılında da özel tiyatroların projelerine yoğun şekilde destek vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Telif hakkı sahiplerine ve eserlere hak ettikleri korumanın sağlanması için gerekli mevzuat çalışmaları, korsanlıkla mücadele, eğitim, farkındalık ve sektörel destekleme faaliyetlerinin de sürdüğünü bildiren Ersoy, “2022 yılının ilk 10 ayı itibarıyla 327 milyon 198 bin 922 adet kitap bandrolü ve 904 bin 905 adet sinema-müzik-bilgisayar oyunu bandrolü olmak üzere toplamda yaklaşık 328 milyon adet bandrol verilmiştir.” dedi.

Bağlı kuruluşların faaliyetleri

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun 29 Ekim 2020 itibarıyla dijital ortamda erişime açtığı “Atatürk Ansiklopedisi”ne bugüne kadar 800’e yakın madde yüklendiğini ve 4 milyonun üzerinde kişi tarafından ziyaret edildiğini belirten Ersoy, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında 29 Ekim 2023’e kadar 68 ilde, 92 sosyal bilimler lisesinde “Atatürk Kitaplığı” açmayı planladıklarını anımsattı.

Yüksek Kurum tarafından Atatürk’ün yaşam öyküsünün gelecek yıl 11 dile aktarılarak, fikirlerinin yurt dışındaki genç kuşaklar tarafından da tanınmasının sağlanacağını vurgulayan Ersoy, bu konuda “Türkiye’nin 100 Yıllık Birikimi” ve “Genel Okuyucuya Yönelik Kitap Serisi” başlığıyla 2 ayrı prestij eser serisinin hazırlanacağını anlattı.

Bakan Ersoy, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) 2002’de 12 olan yurt dışındaki ofis sayısının bugün 60 ülkede 62’ye ulaştığını, faaliyet alanına girmiş ülke sayısının 170 civarında olduğunu ve yılda 2 bin civarında proje ve faaliyet uygulandığı bilgisini paylaştı.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının çalışmalarına değinen Ersoy, “Türkiye Bursları kapsamında ülkemizde 148 ülkeden yaklaşık 16 bin 500 uluslararası öğrenci, 78 farklı şehirde 141 üniversitede lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde yüksek öğrenim görmektedir. Türkiye Burslarına 2022’de 172 ülkeden 165 bin 691 başvuru alınmış ve 4 bin aday burslandırılmıştır. Türkiye Burslusu yaklaşık 9 bin 750 öğrenciye çeşitli şekilde barınma desteği sağlanmıştır.” şeklinde konuştu.

Yunus Emre Enstitülerinin ise 55 ülkede 66 kültür merkezi bulunan ve kültürel diplomasinin en önemli yapı taşlarından biri haline geldiğini ifade eden Ersoy, 2022’de 200 binin üzerinde kişiye Türkçe eğitimleri verildiğini, Türkçe öğretimi faaliyetlerinin daha kaliteli bir niteliğe ulaşması adına 7 eser yayımlandığını, 37 ülkede Türkçe Seviye Tespit Sınavı ve orta ve büyük ölçekte 700’ün üzerinde kültür- sanat faaliyeti gerçekleştirildiğini bildirdi.

“Türkiye’nin inşası ve ihyası yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz”

Bakanlığın 2021 yılı kesin hesabı ve 2023 için öngörülen bütçe ödeneklerine ilişkin bilgi veren Ersoy, “Bağlı ve ilgili kuruluşlarımız dahil olmak üzere 7 milyar 986 milyon 967 bin liralık 2021 yılı yıl sonu ödeneği Bakanlığımızın politika ve hedefleri doğrultusunda kullanılmıştır. Bakanlığımıza tahsis edilen bütçenin etkili, ekonomik ve verimli kullanımına özen gösterilmiştir. 2023 yılı bütçemiz ise bağlı ve ilgili kuruluşlarımız dahil olmak üzere 16 milyar 505 milyon 839 bin lira olarak öngörülmektedir. Bu bütçemizin 11 milyar 933 milyon 584 bin lirası cari bütçe, 4 milyar 572 milyon 255 bin lirası yatırım bütçesi olarak öngörülmüştür.” şeklindeki bilgileri paylaştı.

Cumhuriyetin 100’üncü yılında kültürel zenginliği ve çeşitliliği koruyarak gelecek kuşaklara aktaracaklarını, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yaygınlaşmasına katkı sağlayacaklarını dile getiren Ersoy, “Sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla ülkemizin dünya turizmindeki payını artıracak insan odaklı, saygın, güvenilir, yenilikçi, çevreye duyarlı ve sonuç odaklı bir kurum olarak, geçmişten aldığımız güç ve sahip olduğumuz tecrübe ile kültür ve sanatta öncü, turizmde lider bir Türkiye’nin inşası ve ihyası yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

RTÜK Başkanı Şahin: “564 milyon 301 bin liralık bütçe öngörüyoruz”

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin de yaptığı sunumda ekim sonu itibarıyla RTÜK İletişim Merkezi’ne toplam 29 bin 291 bildirimde bulunulduğunu, bu bildirimlerin yüzde 56,7’sinin erkeklerden, yüzde 43,2’sinin de kadınlardan geldiğini bildirdi.

En fazla dizilerle ilgili bildirim ve şikayet aldıklarına işaret eden Şahin, “reality show” ile “beceri ve direnç yarışmaları”nın da en fazla şikayet ve bildirime konu olan programlar olduğunu aktardı.

Toplumun her kesiminde ve yaş grubunda gerçekleşen izleme dinleme eğilim ve değişimlerine ilişkin gençler üzerinde yaptıkları araştırmanın sonuçlarını paylaşan Şahin, 15-21 yaş grubundaki gençlerin medya araçlarını kullanması, dijital okuryazarlık ve ekran bağımlılığı düzeylerinin ele alındığını dile getirdi.

Şahin, “Araştırmamızda alt sosyo ekonomik gruplara mensup ailelerin çocuklarının dijital bağımlılığının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Televizyon izleme süresi dünya genelinde 2 saat 54 dakika, Türkiye genelinde ise 4 saat 33 dakikadır. Gençlerde ise 1 saat 42 dakika olarak belirlenmiştir.” ifadelerine yer verdi.

RTÜK olarak yurt içi ve dışında gerçekleştirilen sempozyum ve çalıştaylara ilişkin komisyonu bilgilendiren Şahin, 2023 için 564 milyon 301 bin liralık bütçe öngördüklerini bildirdi.

Hbr-Ayşe Köksal

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

xenforo eklentileri hacker blog hacker blog defacer diyetisyen null forum
reklam ajansı ankara reklam ajansı Ankara Muhasebeci Ankara Muhasebeci Ankara Muhasebeci Ankara Muhasebeci Mali Müşavir Mali Müşavir Mali Müşavir Mali Müşavir Sanal Ofis Ankara Sanal Ofis Ankara Sanal Ofis Ankara
süs bitkileri eğitimi ruhsal numeroloji eğitimi regresyon eğitimi aile dizimi eğitimi topraksız tarım eğitimi organik tarım eğitimi eğitimi zeytin yetiştiriciliği eğitimi mantar yetiştiriciliği eğitimi arıcılık eğitimi tıbbi mantar eğitimi ankara muhasebeci vergi uzmanı kosgeb danışmanlığı vergi cezası çözümü vergi danışmanı sgk uzmanı sgk teşvikleri tübitak destekleri