DOLAR 13,45190.55%
EURO 15,28620.84%
ALTIN 792,500,33
BITCOIN 516576-10,16%
Ankara
-1°

PARÇALI BULUTLU

06:48

İMSAK'A KALAN SÜRE

DEVLETİMİZ SOSYAL GÜVENLİKTE ÇİFTÇİYİ DESTEKLEMELİDİR

DEVLETİMİZ SOSYAL GÜVENLİKTE ÇİFTÇİYİ DESTEKLEMELİDİR

ABONE OL
21 Aralık 2021 10:23
DEVLETİMİZ SOSYAL GÜVENLİKTE ÇİFTÇİYİ DESTEKLEMELİDİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

KÖSEOĞLU “ÇİFTÇİLERİMİZ İŞÇİ VE MEMURLA AYNI STATÜDE DEĞİLDİR”

 

Spot: Köseoğlu “Çiftçilerimizin primlerine uygulanan yüzde 5’lik hazine teşvik indirimi en az enflasyon oranında artırılmalıdır”

 

Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu “2022 yılı tarım BAĞ-KUR primi 1.668,83 TL oldu. Bu miktarı çiftçilerimizin ödemesi imkânsızdır. Bu nedenle yüzde 44,87 oranındaki prim artışına kolaylık sağlanmalı, prim ödeme gün sayısı 15 güne indirilmelidir. Çiftçilerimizin primlerine uygulanan yüzde 5’lik hazine teşvik indirimi en az enflasyon oranında artırılmalıdır”dedi.

 

 

 

 

Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu , yeni asgari ücret ve 28 günden 29 güne çıkarılan prim gün sayısı sonrası çiftçilerin artan tarım BAĞ-KUR primlerine ilişkin açıklama yaptı. “Çiftçilerimizin tarım BAĞ-KUR primleri, açıklanan brüt asgari ücretin 5 bin 4 liraya ve aylık prim gün sayısının 28 günden 29 güne çıkarılması nedeniyle çok fazla arttı” diyen Köseoğlu “Brüt asgari ücret yüzde 39,87 oranında artarken çiftçilerimizin tarım BAĞ-KUR primleri yüzde 44,87 oranında artarak bin 151 lira 96 kuruştan bin 668 lira 83 kuruşa çıktı.

Borcu bulunmayan çiftçilere verilen 5 puanlık Hazine desteği göz önünde bulundurulsa bile çiftçilerimizin ödeyeceği tarım BAĞ-KUR primi aylık 985 lira 1 kuruştan bin 426 lira 97 kuruşa yükseldi.

 

ÇİFTÇİNİN 2022 YILINDA TARIM BAĞ-KUR PRİMİNİ ÖDEMESİ BİR HAYLİ ZORLAŞTI

 

Çiftçilerimiz işçi ve memurla aynı statüde değildir. İşvereni olmadığı için belirlenen primin tamamını kendisi ödemek zorundadır. Çiftçinin 2022 yılında tarım BAĞ-KUR primini ödemesi bir hayli zorlaştı.

Tarım BAĞ-KUR primleri 2022 yılı itibariyle 2 parçada ödenecektir. Ocak-haziran primleri temmuz sonuna kadar, temmuz-aralık primleri ise takip eden yılın ocak sonuna kadar ödeyecek olan çiftçilerimize ödemeler konusunda da kolaylık getirilmiştir.

Ancak, çiftçilerimizin 2 dönemde ödeyeceği 10.012,98 liradan, yıllık toplam 20.025,96 lira olan prim Hazine indirimiyle 8.561,82 liradan yıllık toplam 17.123,64 liraya düşse de çiftçilerimizin bu rakamları ödemesine imkân yoktur.Eğer müdahale edilmezse 2022 yılı prim oranlarındaki artış nedeniyle tarımda kayıt dışılık artacak, çiftçilerimiz sosyal güvenlik hakkından mahrum kalacaktır”dedi.

ÇİFTÇİLERİMİZ BU HAKTAN MAHRUM KALMAMALI

Köseoğlu , son 2 yılda toplam 172 bin 747 çiftçinin tarım BAĞ-KUR’unu ödeyemeyecek güçte olduğu için muafiyet belgesi alarak tarım BAĞ-KUR’u ödemekten vazgeçtiğini hatırlatarak açıklamasına şöyle devam etti:

“Yükselen primler nedeniyle çiftçilerimiz 2022 yılında primlerini ödeyemeyecek, tarımda kayıt dışı çalışma artacak ve geliri düşük olan çiftçilerimiz, muafiyet belgesi alarak sosyal güvenlikten mahrum kalacaktır.

Anayasanın 60. Maddesi’ne göre; ‘Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar’ hükmünün yer aldığını hatırlatarak, çiftçilerimizin bu haktan mahrum kalmamaları gerektiğini belirtmek istiyorum.

Devletimiz sosyal güvenlikte çiftçiyi desteklemelidir. Tarım BAĞ-KUR sigortası prim gün sayısı, 2008 yılında olduğu gibi 15 güne indirilmelidir. Bu durumda çiftçimizin ödeyeceği aylık prim bin 668 lira 83 kuruştan 863 lira 19 kuruşa, Hazine desteği göz önünde bulundurulduğunda ise 738 lira 09 kuruşa inecektir. Çiftçilerimizin içinde bulunduğu durum düşünüldüğünde bu miktar bile çok yüksektir. Ayrıca çiftçilerimizin tarım BAĞ-KUR primlerine uygulanan yüzde 5 oranındaki hazine teşvik indirimi de enflasyon oranına göre yükseltilmelidir.

 

“ÇİFTÇİLERİMİZE SADECE FİZİKSEL DEĞİL PSİKOLOJİK YIPRANMA PAYI DA VERİLMELİDİR”

“Diğer meslek gruplarından farklı olarak, çiftçilerin çoğu kapalı alanlarda çalışmamaktadır” hatırlatması yapan  Köseoğlu zor koşullarda çalışan tarım emekçilerinin fiziksel yıpranmanın yanı sıra psikolojik olarak da yıprandığını belirterek “Çiftçilerimizin çalışma alanları, tarla, bahçe, bağ gibi açık alanlardadır. Kapalı alanlar bile sera, ahır, ağıl, kümes gibi yerlerdir.

Çiftçilerimizin çalışma koşulları, günlük 8 saatten daha uzun sürede ve ağır şartlarda olmakla birlikte, traktör ya da tarım makinesi kullanırken toza, tarım ilacı kullanırken ilaca, kimyasal gübreleme yaparken kimyasallara, sulama yaparken çamura ve içerisindeki bakterilere, hasat ya da budama yaparken, yabancı otları temizlerken ellerinin çatlamasına, yıpranmasına, hayvanları beslerken hayvan dışkılarına, hayvan bakımlarını gerçekleştirirken hayvan hastalıklarına maruz kalabilmektedirler.

ÇİFTÇİMİZİN BANKALARA VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNE BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN BORÇLARIYLA SÜREKLİ HACİZ ENDİŞESİ VAR

Tarım BAĞ-KUR primini ödemekte zorlanan çiftçilerimiz, ürününün para etmeme riski, ekonomik sorunlar, girdi fiyatlarının sürekli artması, kuraklık, tropikal rüzgâr ve fırtına gibi ansızın yaşanan afetlerle ürününü kaybetme korkusuyla daima karşı karşıyadır. Ayrıca bu kaygı ve korkulara, çiftçimizin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine bitmek tükenmek bilmeyen borçlarıyla sürekli haciz endişesi gibi bazı stres faktörlerinin de eklenmesi psikolojik travmalara sebep olabilmektedir. Çiftçilerimize, yıllardır sadece fiziksel değil psikolojik yıpranma payı da verilmelidir.

Zor şartlarda çalışanlara fiili hizmet tazminatı verilmektedir. Kamuoyunda yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet tazminatı, mesleklere göre değişik süreleri kapsamaktadır. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak, bütün çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için 90 gün (4 yılda 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı ilave edilmelidir.

 

“ÇİFTÇİLERİMİZİN PRİM GÜN SAYISI 9 BİN GÜNDEN 7 BİN 200 GÜNE ÇEKİLMELİDİR”

Köseoğlu ,Sigortalı çalışanların 7 bin 200 prim gün sayısı ile emekli olurken, Tarım BAĞ-KUR’lu ve esnaf BAĞ-KUR’luların 9 bin gün prim ödediğini belirterek, “Çiftçilerimizi rahatlatmak için, yıpranma payı verilmeli, diğer meslek gruplarına göre çiftçimizin tarımı terk etmemesi için bu avantaj sağlanmalıdır.

SGK istatistik verilerine göre; 2016 yılında 717 bin 876 kişi zorunlu tarım BAĞ-KUR’unda iken 2020 yılında yüzde -23,79 değişim oranı ile 547 bin 75 kişiye düşmüştür.

Son 2 yılda toplam 172 bin 747 çiftçi tarım BAĞ-KUR’u ödeyemeyecek güçte olduğunu muafiyet belgesi ile ispatlayarak tarım BAĞ-KUR ödemekten vazgeçmiştir. Üstelik çiftçilerimizin mali durumu düzelse ve tekrar BAĞ-KUR ödemeye karar verse bile şuan ki düzenlemelere göre muafiyette geçen yılları borçlanamayacaktır. Çiftçilerimizin yaşadığı sıkıntılı dönemin dikkate alınarak, muafiyette geçen sürelerin borçlandırılması imkânı sağlanmalıdır.

DEVLETİMİZ ÇİFTÇİLERİMİZİN SOSYAL GÜVENLİK HAKKINI DEVLET ELİYLE VEREBİLECEK GÜÇTEDİR

 

Tarımda çalışan kadınların yüzde 94,5’i sosyal güvenlik sistemine kayıtlı değildir. Pozitif ayrımcılığı hak eden kadın çiftçilerimizin sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi için, gençlerimizi ve kadın çiftçilerimizi tarımda tutmak için teşvik edici önlemler alınmalıdır. Ayrıca kadınların sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle, hizmet borçlanması yapılmalıdır.Devletimiz çiftçilerimizin sosyal güvenlik hakkını devlet eliyle verebilecek güçtedir. Ülkemizi besleyen çiftçilerimizi sosyal güvenlikten yoksun bırakmayacağına gönülden inanıyoruz.”dedi.

HBR AYSUN YILMAZ BENLİ

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.