DOLAR 13,5513-0.96%
EURO 15,1222-0.94%
ALTIN 777,23-1,36
BITCOIN 5131474,99%
Ankara
-5°

KAPALI

06:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

KUŞOĞLU ”MİLLET BİZİ NE İÇİN SEÇTİ?”

KUŞOĞLU ”MİLLET BİZİ NE İÇİN SEÇTİ?”

ABONE OL
15 Aralık 2021 09:21
KUŞOĞLU ”MİLLET BİZİ NE İÇİN SEÇTİ?”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

VEKİL KUŞOĞLU 2022 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE KONUŞTU

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu TBMM genel kurulunda 2022 yılı merkezi yönetim  bütçe kanunu  teklifi görüşmelerinde konuştu.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının 2022 yılı bütçelerinin görüşmelerine yaptığı konuşmada şunları söyledi: Ben on-on bir yıldan beri Plan ve Bütçe Komisyonu üyesiyim ve son on yıldaki tüm bütçe görüşmelerine katıldım. Çoğunda da mesleğim gereği ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olmam hasebiyle ağırlıklı olarak ekonomi konularında tabii ki konuştum; Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinde konuştum, Ticaret Bakanlığı bütçesinde konuştum ağırlıklı olarak hep. Ancak, ilk defa bu yıl ne konuşacağımı inanın, tam olarak bilmiyorum yani kürsüye geldim, kafamda çok soru var, yorum var ama tam olarak ne konuşacağım bilmiyorum çünkü Plan ve Bütçe Komisyonunda da konu gündeme geldiği zaman, yine aynı şekilde ne konuşacağımızı tam olarak bilemedik, şaşırdık çünkü anormal bir ortam var, anormal bir durum var, anormal şeyler söyleniyor ekonomi konularında, maliye konularında, ticari konularda. Piyasanın durumunu çok iyi biliyorsunuz; şimdi, bu şartlar altında bizim Sayıştay raporlarıyla ilgili eleştirilerde bulunmamız ya da işte Maliye Bakanlığıyla ilgili vergi denetiminin eksik yapıldığı, afların çok çıktı ya da borçlanmanın aşırı olduğu gibi eleştirilerde bulunmamızın ne kadar anlamı var ya da ithalatın yüksek olduğuyla ilgili eleştirilerimizin artık anlamı kalmadı. Yani geçmiş yıllarda bunları yaptık, yapısal reformların gereğinden bahsettik, hiçbir zaman bütün bunlar dikkate alınmadı.

GELDİĞİMİZ NOKTADA DA BÜYÜK BİR SIKINTI VAR

Şimdi bunları yaşıyoruz, hep birlikte yaşıyoruz ancak garip tepkiler alıyoruz. Yani aklın, bilinin, mantığın dışında sanki şimdiye kadar Müslüman değilmişiz gibi -elhamdülillah- yeniden iş farklılaştı. “Efendim, nas var, onun için faiz düşürüyoruz.” deniliyor. İyi de 15 faiz değil mi, 15 nassa aykırı değil mi? Yani böyle garip garip bir durum var, onun için ne söyleyeceğimi tam olarak bilemedim dedim.
Şimdi, son yirmi yıldan beri yaklaşık 400 milyar dolar civarında faiz ödemişiz yabancılara, 400 milyar doların üzerinde. Şimdi, “Nas”tan bahsediyoruz ya da faizin olmamasından, cari açıktan bahsediyoruz, bunların kapanması gereğinden bahsediyoruz bunca yıldan sonra. Bu kadar işsiz var, bu kadar gençlerimiz işsiz, dil bilen doktorumuz, mühendisimiz yurt dışına gitmeye çalışıyor -epey de giden var- böyle bir hâle gelmiş vaziyette bakanlık bütçelerini görüşüyoruz.

BÖYLE BİR BAHANE DE SÖZ KONUSU OLAMAZ
Şimdi, bakanlıklarla ilgili olarak biz Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeler yaparken birçok soru sorduk, yorum yaptık ancak Sayın Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, Sayın Bakanlarım, Plan ve Bütçe Komisyonunda sorduğumuz soruların hiçbir şekilde cevapları gelmedi. Sayın Başkanım, sizin delaletinizle sorduk, cevap gelmedi ne Maliye Bakanlığından ne Ticaret Bakanlığından. Şimdi, oradan aldığımız cevaplara göre de burada bizim yorumlar yapmamız, yorum getirmemiz gerekiyor; yapılmadı. Her iki bakanlık da sağ olsunlar cevap vermediler. İyi, bakanlar yeni değişti onun için diyeceğim ama böyle bir anlayış olamaz. Çünkü bakanlıklarda, devlette devamlılık esastır, kurumsallaşma esastır. Böyle bir bahane de söz konusu olamaz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, faiz düşürüldü, düşürüleceği de söyleniyor ki devlet öngörülemez olamaz. Yani devlet öngörülebilir işler yapar. Devletin ne yaptığı bellidir. Şeffaftır, devlet hesap verebilir olmalıdır, öngörülebilir olmalıdır; bütün devletlerde olduğu gibi. Bizde ne olacağı belli değil. Faizi birkaç ay içerisinde 19’dan 15’e düşürdük düşürdük; 4 puan. Peki, Hazine borçlanma faizi ne oldu? O yükseldi, tam tersine. Hazinenin borçlanma faizi yükseldi, ihtiyaç kredileri, bunların faizi arttı, taşıt kredilerinin arttı. Konut kredileri çok az bir düşüş göstermiş, mevduatta da çok az bir düşüş var. Ama CDS’ler, onlarda anormal yükselmeler var. 400’lerden 500’lere çıkmış; anormal.
Şimdi, bütün bunlarla ilgili olarak ne diyeceğiz, burada ne konuşacağız? Yani bir yapı, kurumsallaşma, devlet anlayışı, liyakat sistemi, bütün bunlar yok edilmiş, ölmüş. Biz burada bakanlıklarla ilgili, ekonomiyle ilgili değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki burada Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı var ve arkalarında Gelir İdaresi Başkanlığı gibi bütün vergileri tahsil eden, öbür taraftan TÜİK gibi devlet adına istatistiki rakamları tespit eden bir kurum var. Merkez Bankası gibi rezervlerimize sahip çıkması gereken, fiyat istikrarıyla ilgili görevlendirilmiş bir kurum var, bugün görüşüyoruz. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı var, çok önemli. BDDK var, SPK var. Tüm bunlar kamu mali yapısının önemli kurumları ve Ticaret Bakanlığına bağlı olanlarla birlikte çok önemli kurumları ama bunlarla ilgili olarak, -Kamu İhale Kurumu var- tüm bunlarla ilgili olarak kurumsallaşma maalesef ve mevzuat bazında çok geriye gidiş var. Eğer ekonomide bir şeyler yapılacaksa, ekonomiyle ilgili bir şeyler düzeltilecekse, reform yapılacaksa önce bu kurumlar düzeltilmeli, kurumlar çalışır hâle getirilmeli, ondan sonra ekonomide reform yapılmalı, değil mi? Ama kurumları öldürmüşüz, kurumlar artık çalışmıyor. Kamu İhale Kurumu dediğimiz kurum 60’a yakın kendi kanununda, onun dışında da 140’a yakın başka kanunlarda değişiklik yapılarak, muafiyet, istisna getirilerek çalışmaz hâle getirilmiş, anlamsız hâle getirilmiş. SPK bu dönemde sıkıntılı, bayağı bir sıkıntılı. İstismarlar çok fazla özellikle İstanbul Borsasında. Özelleştirme İdaresini biliyorsunuz, şu sıralarda arsaları özellikle satışa çıkardı, maalesef para kazanabilmek için her şeyi yapabiliyor. Şimdi, bunlar arasında bir de tabii, Gelir İdaresini saymayacağım; özellikle denetim açısından, vergi toplama açısından çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ama biraz önce Sayın Grup Başkan Vekilim de söyledi, TÜİK açısından gerçekten de çok üzüntülü bir durum söz konusu. TÜİK gibi kurumlar devletin güven kurumlarıdır, güvenilmesi gereken kurumlardır. Bu kurumların yaptığı çalışmalar, ortaya koyduğu sonuçlar, rakamlar devlete güveni esas kılar. Biz TÜİK’in açıklamalarıyla ilgili muhalefet olarak, milletin seçtiği vekiller olarak soru işaretlerine sahiptik çünkü millet soru işaretlerine sahipti. Kalktık milletvekilleri olarak Genel Başkanımızla birlikte biraz önce Sayın Grup Başkan Vekilimin söylediği üzere internet sitelerinde de yazıyor “Bilgi almak için merkezimize gelebilirsiniz.” diyorlar, gittik. Randevu verilmedi. Değerli arkadaşlarım, sizler iktidar partisi milletvekillerisiniz, diğer arkadaşlarım da muhalefette, şimdi, milletvekili olarak bizi kamu kuruluşuna kim almaz ya? Siz alınmazsanız iktidar milletvekili olarak ya da muhalefet milletvekili olarak ne düşünürsünüz? Bizim görevimiz bu değil midir? Millet bizi ne için seçti? Ne demek bir kamu kuruluşunda kapıdan alınmamak? Buna kim cesaret edebilir? Bu nasıl bir anlayıştır, nasıl bir devlet anlayışıdır bu? Devletin itibarını, güvenini temsil eden bu kurumlar devleti ne hâle getirmiş”dedi.

HBR AYSUN YILMAZ BENLİ

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.