DOLAR 13,55990.27%
EURO 15,29830.27%
ALTIN 775,670,18
BITCOIN 687846-1,82%
Ankara

HAFİF YAĞMUR

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

HENÜZ GEÇ DEGİL!

HENÜZ GEÇ DEGİL!

ABONE OL
19 Kasım 2021 09:50
HENÜZ GEÇ DEGİL!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
ANNE VE BABALAR BU HABERE DİKKAT!!!
Polatlı da gençlerimizi madde bağımlılığından nasıl koruyabiliriz?  İlce de kaymakam Murat Bulacak başkanlığında çalışmalar yapan  madde bağımlılığı ile mücadele kuruluna  ve ailelere destek amaçlı hazırladığımız haberimizde Polatlı Dutape Devlet Hastanesi psikolog Dr Zeynep Kara   bağımlılık konusunu sizler için araladı.
Psikolog Dr. Kara yazdı…
Son zamanlarda gençler ve daha küçük yaş gruplarında artış gösteren madde bağımlılığı konusunda Polatlı da  önleme çalışmaları ağırlık kazandı. Madde bağımlılığını önleme hususunda   ailelere büyük görevler düşüyor.
Bir çocuk maddeye neden başlar? Süreç nasıl ilerler ? Tedavisi varmıdır? İşte bu soruların cevabını psikolog Dr.Zeynep Kara verdi.
ERGENLERDE MADDE KULLANIMI VE ÖNLEME ÇALIŞMALARI
Bağımlılık; bir maddenin, davranışın ya da nesnenin olumsuz sonuçlarına rağmen alımına/ eylemine devam edilmesi isteği ve bu isteğin durdurulamamasıdır. Bağımlılığın oluşması zarar verici maddenin denenmesi ile başlayan ve belirli aralıklarla bu maddeyi kullanmayla devam eden bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bu sürecin yavaşlatılması ve hatta geriye döndürülmesi mümkün olmaktadır.Gençlerin risk almaya yatkın davranışları sebebiyle ergenlerde önlenebilir sağlık problemlerinin oranı oldukça yüksektir. Madde bağımlılığı denince akla çoğunlukla “uyuşturucu maddeler” gelse dahi bağımlılık; sigara, alkol, uyarıcı, uyuşturucu, sentetik ve uçucu maddeleri kapsamaktadır. Aynı zamanda “madde bağımlılığı” ifadesi de gençler arasında bağımlılık yapmadıkça yukarıda adı geçen maddeleri kullanmakta bir sorun olmadığı imajını vermektedir.
NASIL YAKLAŞMALIYIZ?
Bu sebeple çocuk ve ergenlerde madde kullanımının her aşamasını bir sorun olarak değerlendirip ona göre yaklaşmalıyız.
Bu aşamalar:“madde kullanımı”, “kötüye kullanımı”ve “bağımlılıktır”. Çocuk ve ergenlerde sigaranın deneme amaçlı ya da çok seyrek sigara kullanımı da madde kullanımı aşaması olarak değerlendirilmelidir. Kötüye kullanım ise kullanılan madde veya ilacın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen devam etme, riskli davranışlarda bulunma ve kişinin hayat kalitesini bozması olarak tanımlanmaktadır. Son olarak bağımlılık aşaması ise kullanılan maddenin “kişinin hayatını esir aldığı an”dır.
HER BİREYE AYRI AYRİ YAKLAŞILMALI
Bağımlılık oluşma riski her birey için aynı değildir. Bireysel bir yatkınlık söz konusu olabileceği gibi biyolojik yani genetik yatkınlığa da dikkat etmek gerekir. Bu sebeple çocuk ya da ergenin aile öyküsü muhakkak alınmalı ve ailesinde bağımlılık bulunan çocuk ya da ergenlerin bağımlılıkla ilgili daha yüksek bir risk grubunda olduklarına dair bilgilendirme yapılmalıdır. Genetik yatkınlık dışında kaotik ya da parçalanmış aile ortamı, baskıcı aileler, ihmal ve istismarın olduğu aile ortamları madde kullanımı riskini artıran faktörlerdir. Sosyal çevre ve akran etkisi ergenlerde bağımlılık gelişiminde önemli etkenlerdendir. Ancak çocuk ve ergenlerde bağımlılığın oluşmasında en önemli etken yetersiz sosyal destektir.
SÜREÇLER NEDİR?
Gençlerde madde kullanımı ve bağımlılığı şu süreçlerle açıklamak mümkündür:
1) Örnek Alma: Çocuk veya ergenin ebeveyn, akran ve çevreden örnekleri görmesi bağımlılık için potansiyel oluşturur. Örneğin evde sigara kullanan anne ve baba gibi.
2) Deneme: Maddeyi bir kez deneyen ergen bu durumu sevebilir ya da sevmeyebilir ancak depresif bir dönemde ve anksiyeteden sonra deneyen ergen öforiyi öğrenebilir ve mutlu hissedebilir.
3) Düzenli Kullanma: Bir kez denedikten sonra duygudurumundaki değişikliği fark eden ergen kendini kötü hissettiği zamanlarda bu duygudurumuna geri dönebilmek için tekrar kullanabilir. Bunun sonucunda da düzenli kullanım başlar.
4) Devamlı Kullanım: Düzenli kullanım sonrasında zihin sürekli olarak bu konu ile meşgul olmaya başlar ve madde kullanımı bir ihtiyaç halini alır. Bu noktada bağımlılıktan bahsetmek mümkündür.
5) Yıkım: Bağımlılıktaki son aşamadır. Bu aşamada ergen daha mutlu hissetmek için değil kendini normal hissedebilmek için kullanır. Kullanmadığı zamanlarda işlevselliğini kaybedebilir, yoksunluk semptomları gösterebilir. Bedensel ve ruhsal açıdan bir yıkım yaşanmaktadır ve kontrol artık tamamen maddeye aittir.
GENÇLER NEDEN MADDE KULLANIR?
Herhangi bir problemde olduğu gibi madde kullanımında da nedeni bilmeden önlemeye ve çözüme ulaşamayız. Bunun için ergenlerin neden bu davranışta bulunduğunu anlayabilmemiz önemlidir. Öncelikle ergenlik döneminde artan risk alma davranışı ve “bana bir şey olmaz” yaklaşımı bu riski artıran en önemli faktördür. Ayrıca fiziksel olarak büyümüş olan ergenler kendilerini psikososyal açıdan da büyümüş olarak görüp her alanda tam bir bağımsızlık beklentisi içinde olabilirler. Bu bağımsızlık beklentisinin aile tarafından isyankârlık olarak algılanması ve psikososyal gelişim düzeyleri ile orantılı olarak bağımsızlık tanınmaması aile ile yaşanabilecek çatışmaları artıracaktır. Bu bağımsızlık mücadelesi sırasında aile veya okul ile ergen arasında yaşanan çatışmanın artması otorite ile savaşa dönüşebilir ve ergen otoriteye başkaldırısını madde kullanarak göstermek istiyor olabilir. Bu yaş grubunda bağımlılık sebebi olabilecek önemli bir diğer etken de akran etkisidir. Orta ergenlik (15-18 yaş) döneminde arkadaşlar ve arkadaş grupları daha fazla önem kazanır. Arkadaşlardan etkilenme ya da onlara hayır diyememe de bağımlılığın altında yatan önemli bir sebep olabilir. Ergenler olumsuz akran baskısından korunmaya çalışılmalıdır. Ancak akran grubu olumlu değerlere sahipse, böyle bir akran grubunun riskli davranışlara karşı koruyucu etkisinin varlığı da unutulmamalıdır. Bu nedenle ergenin arkadaş çevresini; yaşına, toplum içindeki durumuna ve sosyal çevresine uygun kişilerden seçmesi çok önemlidir.
Madde kullanımının bir diğer sebebi, ergenlerde ait olmadığı bir sosyal gruba uyum sağlamaya çalışmak, onların davranışlarını taklit etmek için de olabilir. Geç ergenlik (18- 20li yaşlar) dönemindeki kimlik arayış sürecinde ergen kimliğini oluşturmak için sorduğu sorulara bir cevap bulamıyorsa, kimlik oluşturmak amacıyla bağımlı olan gruplara dahil olmaya çalışabilir.
Ergenlerin kendilerini tanıması için aileleri tarafından fırsat verilmesi gerekir. Bağımsızlık mücadelesi veren ergenlerin bu mücadelelerini yapabilmeleri için net sınırlara ve yapılandırılmış ortamlara ihtiyaçları vardır. Sınırların ve kuralların olmadığı ortamlarda ergenlerin kendilerini, kimliklerini bulmaları zorlaşır, sınırsızlık ve kuralsızlık da madde kullanımının altında yatan bir diğer neden olabilir. Çünkü ergen bu davranışıyla sınırını denemek istiyordur ancak müdahale edilmedikçe ya da engellenmedikçe bu davranışın sıklığı giderek artıp, bağımlılığa sebebiyet verebilir.
BEDEN  GÖRÜNTÜSÜ DE BİR BAĞIMLILIK SEBEBİ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKAR
 Ergenlik döneminde beden algısı yetişkinlik dönemine göre daha önemlidir. Ergenlerin kilo vermek ya da iştah kapatmak amacıyla madde kullanmaya başlaması oldukça yaygındır.
Çocuk ve ergenlerde ihmal ve istismar (cinsel, duygusal, fiziksel) da madde kullanımına sebep olabilir.
Madde kullanımını kolaylaştıran toplumsal kurallar ve normlar, maddeye ulaşılabilirliğin yüksek olması ve kullanımının medya, toplum, vs. tarafından özendirilmesi, ekonomik yoksunluk ve uyumsuz çevre koşulları kullanım riski oluşturan başlıca toplumsal nedenlerdendir. Akademik başarısızlık ve başarıya ilişkin düşük beklenti, okul ile bağın zayıf olması da ergenlerde kullanımı artıran önemli sebepler arasında yer almaktadır.
BAĞIMLILIĞI ÖNLEME   ÇALIŞMALARI
Gençlerde bağımlılığı önleme çalışmaları “sonraki problemin ortaya çıkma olasılığını etkileyen risk ve koruyucu faktörlerin belirlenmesine dayanmaktadır.” Önleme çalışmaları, madde kullanımına başlamayı önlemekten bağımlılık oluşmasına kadar içeren süreci kapsar. Eğitim ortamlarındaki önleme çalışmaları çocuk ve ergenlerin sosyal, bilişsel, duygusal becerilerinin geliştirilmesi; okul ile bağın artırılması, reddetme ve karar verme becerilerinin geliştirilmesi; olumlu akran ilişkilerinin ve olumlu sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik müdahaleleri kapsayabilir. Ailelere yönelik önleme çalışmaları ise, net ve yapılandırılmış sınırlar belirleme, baş etme becerileri, öfke yönetimi, çocukların olumlu sosyal davranışlar oluşturmalarına fırsat verme, örnek ve rehber olma, izleme ve kural koyma gibi ebeveynlik becerileri ile çocuk- ebeveyn iletişiminin geliştirilmesi süreçlerini kapsamaktadır. Bu konuları ele almakla birlikte önleme programlarının içeriği ailenin işlevselliğini bozan sorunları ele almayı da içermelidir. Çünkü “kendini iyileştirme” tekniği olarak da genç ve ergenlerde kullanıma başlama ve bağımlılık olduğunu gözlemlemekteyiz.
 Bireysel olarak ise; gençlerin benlik saygısı, içsel kontrol, olumlu duygular ve çeşitli inançlara sahip olmaları gibi özelliklerin de koruyucu faktör olarak işe yaradığı gözlemlenmiştir. Aile ile güçlü bağlanma, tutarlı ebeveyn otoritesi, ebeveyn gözetimi, ebeveynlerle açık iletişim, ebeveynlerin okulla ilişkisi; okul dışı sosyal faaliyetler, karar verme becerilerinin geliştirilmesi de koruyucu faktörler arasındadır.
ÖNLEMEDE EN BÜYÜK FAKTÖR ÖNCE AİLE
Unutulmamalıdır ki ergenlerde madde kullanımı ve bağımlılığın önlenmesindeki en önemli faktör aile, okul, akran, toplum veya sağlık personelince sağlanan sosyal destektir. Bunların sadece bir tanesinden bile verilecek destek ergen için hayat kurtarıcı bir öneme sahip olabilir. “ifadelerine yer verdi.
HBR AYŞE KÖKSAL
KAYNAKLAR
Derman, O., Kanbur, N. ve Akgül, S. (Ed.). (2017). Gençlerde madde kullanımının önlenmesi. Ankara: Akademisyen Kitapevi.
Okulda bağımlılığa müdahale programı. Erişim adresi https://obm.org.tr/

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.