DOLAR 12,49023.08%
EURO 14,12024.02%
ALTIN 712,563,27
BITCOIN 681434-0,34%
Ankara
16°

HAFİF YAĞMUR

15:24

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Koltuk ve Makamlarını İlahlaştıran Ebu Cehiller

Koltuk ve Makamlarını İlahlaştıran Ebu Cehiller

ABONE OL
30 Ekim 2021 13:12
Koltuk ve Makamlarını İlahlaştıran Ebu Cehiller
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

 

İnsanlardaki makam hırsı ve sevgisi; en kötü şöhret ihtirası yanında, dünyalık menfaat elde etme hastalığını da beraberinde getirdiği gibi, insanda hasetlik, kıskançlık v.b. olumsuz özellikler doğurur. Bu hastalık insanlığın kuruluşundan beri vardır. Mal ve mülk edinme hırsı, menfaat ve makam düşkünlüğü, oturdukları makam ve koltuklarda insanların onlara göstereceği itibara önem verme hastalığı; insanda haset, kıskançlık gibi huyların oluşmasına, yanlış işler yapmalarına,  kötü niyetler beslemelerine neden olur.

 

Halbuki insanlar, bir sınava tabi tutulmak üzere dünyaya gelmişlerdir. Bu sınavın özelliğinden dolayı Allah’ın emirlerini yerine getirme ile nefislerinin isteklerini yerine getirme arasında hür bırakılmışlardır. Ancak imanı zayıf, makam ve koltuk düşkünü insanlar; bu hususta nefislerinin emrini tutup Allah’ı unutmuşlardır. Bunun sonucunda da rakiplerine her türlü çamuru atmada bir sakınca görmemişler ve kavgalı bir ortama sebep olmuşlardır.

 

Bürokraside ve siyasette örnekleri çoktur. Adam tesadüfen bir koltuk sahibi olur. Ama içinde az da olsa iman yoksa çevresindeki dalkavuk takımının yanlış yönlendirmeleri ile yanlış ve haksız işler yapar. Bu sonucunda da bilerek veya bilmeyerek harama bulaşır, adaletsizlik yapar. İmanlarının zayıf olması sonucunda; gerek kendi nefsi emareleri, gerekse çevrelerindeki dalkavuk takımının empoze etmeleri sonucu bu harami şeyler kendilerine çok lezzetli ve hoş gelmeye başlar. Böylece oturdukları koltuk tatlı gelir ve sürekli kalmak isterler. Bürokrat iseler; “ülkemin benim gibi bürokrata ihtiyacı var” derler. Siyasetçi iseler; “yaptığım hizmetler yarım kaldı, bir dönem daha bu koltukta kalmam gerekiyor, çünkü halkım öyle istiyor” derler.

 

Bazı bürokrat parçaları; hasbelkader o makama getirilmişler ve sözde Müslüman geçinip namaz kılmalarına rağmen; emrinde çalışan insanlar arasında fahiş bir ayrımcılık ve bölücülük yaparlar, zulüm ederler. Orman kanunu tabir edilen, işlerine geldiği gibi o kurumu yönetirler. Siyasetçi iseler, gerek yanlarındaki zayıf karakterli ve ahlaksız insanların, gerek kendi zayıf karakter ve ahlaksızlıkları sonucu; halkın emanetini kendi kafalarına göre yönetirler. İnsanlar nezdinde hiçbir itibarları kalmayan böyle bürokrat ve siyasiler; buna aldırış etmeyecek kadar yüzsüzleşirler. Bunun sonucunda; bürokrat iseler, muhtemel bürokrat adaylarını,  siyasetçi iseler; karşılarına çıkacak siyasi rakiplerini her türlü yolla kötülerler.

 

Halbuki gerek bürokraside, gerek siyasette bir yerlere gelenler ve gelmek isteyenlerin görevleri; bulundukları makamları önce Allah rızası için, sonra da halkın menfaati için yürütmektir. Ama Müslüman toplumlarda yaşayan bu tip insanların kalbinde Allah korkusu ve İslam’a bağlı Müslüman’ca bir yaşam tarzları veya Müslüman görünüp, bunu sadece şeklen gösterip, amel diye bir kaygıları yoksa Allah muhafaza böyle insanların sonları hüsran, pişmanlık,  dünyada ve Ruz-i Mahşerde cezalarını çekecekleri bir sonuç kaçınılmazdır.

 

Layık olmadığı bir makam ve koltuğa çıkarak maddi yönden mertebesi yükselen kişi, halkın omzuna yüklenmiş bir cenazeye benzer. Yani böyleleri, gerçekte yüksek değil, aksine herkesin bir an önce üzerinden atmak istediği bir cenaze gibidir. Ama anlamak istemezler.

 

Bir insanı toplumun takdir edebilmesi için, önce onun gıpta edici bir imana, ahlaka ve karaktere sahip olması gerekir. Bir insan; aşk ile birleşen iman, huşu ile eda edilen ibadet ve hayran bırakan davranış güzelliğiyle yaptığı hizmetler sayesinde yücelip takdire layık olur. İnsan güzel konuşabilir, özel hususlarda dikkatli olabilir. Fakat halkı yönetmeyi üstlenmeye kâfi gelip gelmediğini iyi hesap etmelidir. Çünkü idarecilik layıkıyla yerine getirilmesi zor bir görevdir. Bu görevi hakkıyla yerine getirmeyenler; büyük bir vebal ve sorumluluk taşırlar. Zor bir ahiret hesabı ile karşı karşıya gelirler.

 

Makam, koltuk, şan ve şöhret ile ranta düşkün olan ve bunları elde edebilmek için her türlü yola başvurmayı göze alan insanların; manevi ve ahlaki ölçülere riayet etmeleri zordur. Çünkü böyle bir ölçüleri tanımayacakları; beyaz ile kara gibi açıktır. Nitekim İki cihan serveri, Ulu Önderimiz Hz. Muhammed (a.s.v.) Efendimiz; insanlardaki bu vasfın ne kadar helak edici olduğunu şöyle buyurmaktadır. “Mala ve mevkie düşkün bir adamın dinine verdiği zarar, bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarardan daha büyüktür”. (Tirmizi, Zuhd,43/2376 sayılı Hadis-i Şerif).

 

Bir makamda oturan veya o makama talip olanlar; yeri geldiğinde halkın menfaati için fedakârlık gösterip, bu emaneti kendilerinden daha iyi yürütecek birisine gönül rıza ile devretmeleri gerekir. Bu onlar için daha hayırlıdır, ama bilmezler. Osman Gazi vefat edince, tahta geçmesi gereken Alaaddin Bey, Orhan Bey’i kendisine tercih etmiş ve “Kardeşim! Benden küçük olsan da bu tahta layık sensin, dolayısıyla beylik sana aittir.” Demiştir.

 

Gözünü dünya malına, makam ve mevkiine dikmiş, koltuk arzusunun esiri olmuş bir insan, insani vasıflarını yitirmiş demektir. O koltuğu bırakmak istemez. Allah dostları; dünya malına, servete ve makamlara duyulan ihtirasın bütün kötü huyların kaynağı olduğunu kabul ederler. Bu kötü huylardan kurtulmak için, manevi yönden yükselmek; nefsinin kötü arzularını tasfiye etmekle olur.

 

İnsanları yönetme makamlarında oturanlar; daima kendilerini hesaba çekip, acaba bu yönetimin ağır şartlarının idraki içerisinde miyim, yoksa makam ve koltuk sevgisine kapılıp zehir mi saçıyorum demelidirler. Yüce Allah, en alt ve en üst makama kadar görev üstlenen bütün insanları; nefsinin, şehvetinin, servetinin, şöhretinin ve makam sevgisinin şerlerinden korusun. Hepimizi; elimizden, dilimizden ve gönlümüzden ümmeti Muhammed’in (a.s.v.) istifade ettiği kullarından eylesin (amin).

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.