DOLAR 12,75783.14%
EURO 14,46342.78%
ALTIN 735,933,23
BITCOIN 7388199,63%
Ankara
15°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

DOĞRU ANLAMAK

DOĞRU ANLAMAK

ABONE OL
23 Ekim 2021 13:06
DOĞRU ANLAMAK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Dünya ülkeleri arasında İslam ülkelerinin yerine baktığımızda yerini geri kalmış veya gelişmekte olan ülkeler olarak görmekteyiz. Maalesef gelişmiş ülke diye bileceğimiz İslam ülkesi bulunmamaktadır. Bu durum, İslam ülkelerinin idarecilerini ve insanlarını rahatsız etmiyorsa, imanımızı yeniden gözden geçirmek durumundayız.

İslam öncesi çağa, cahiliye dönemi diyoruz. Cahiliye Dönemi’nde insan aklının alamayacağı kadar ahlaksızlıklar, zulümler, batıl inançlar hakim olmuş, güçlülerin zayıfları ezdiği, devlet anlayışının olmadığı bir sosyal yapı bulunmakta idi. İslam güneşinin doğması ile karanlıklar aydınlığa, zulümler adalete, çirkinlikler güzelliğe, nefretler ise sevgiye dönüşmüştür.  Batıl olan her şey terk edilmiş, iman ile akıl ön plana çıkmıştır. Çünkü nakil olan Kuran akla hitap ediyor, doğrular toplumun hayatında yer alıyordu.

Geçen zaman içerisinde insanlar İslam’ ın özünden uzaklaştıkça, aklın yerini yine hurafeler, r bidatler aldıkça modern cehalet diyebileceğimiz bir sosyal yapı oluşmaya başlamıştır. İslam inancının reddettiği, nefislerimize hoş ve kolay gelen şeyleri İslam gibi değerlendirmeye başladık. Yani insan İslam’a değil; İslam’ı kendi hayat tarzımıza uydurmaya başladık. Toplumun İslam’dan uzaklaşması, bidatlerin ve Kuran’ın bazı çevrelerce çıkar aracı olarak kullanılmasına sebep olmuştur.

Bu yazımızda bunlardan birisini dile getirmeye çalışacağım. İslam’ın ilk yıllarında kabir ziyaretleri yasaklanmıştı. Çünkü o güne kadar o toplum kabirlerden medet ummuyor, mezar taşlarına tapınıyorlardı. İslam herkes tarafından doğru anlaşılıp, Peygamber Efendimizin hayatı örnek alınınca kabir ziyaretleri serbest olmuş, ölümü hatırlatması açısından tavsiye edilmiştir. Hep merak etmişimdir; Peygamber Efendimiz cenaze defnedildiğinde mezar başında Kuran okumuş mudur? veya cenaze defnedildikten sonra bizde olduğu gibi Tebareke okunmuş mudur? Okuyanlara herhangi bir ücret verilmiş midir? Bu konularda herhangi bir kaynak var mıdır? Bir bilen varsa hem beni hem de toplumumuzu bilgilendirmesini yürekten istiyorum.

Konu ile ilgili olduğu için aktarmayı yararlı görüyorum. İmam Birgivi, Osmanlı’nın son zamanlarının büyük fıkıh âlimi ve medrese hocasıdır. O devirde bugünkü gibi insanlar kuran okumayı unutmuş, bilen nadir insanları âlim gibi görmeye başlamışlardı. Önceleri imam halkın içinden layık birisi olurken, sonra Kuran okumasını bilen birisini aramaya başlamışlar ve Kuran okuttukları içinde para vermek istemişlerdir. Kuran okuyana para vermenin İslam’a uygun olup olmadığını anlamak için, imam Birgivi’ye “Zaruret halinde domuz eti yenilebiliyor, bu da bir zarurettir; para versek olur mu?” denilince; büyük alim “Domuz etini yiyin ama; Kuran okuduğu için para vermeyin! buyurmuşlardır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.