DOLAR 9,4736-1.17%
EURO 11,0140-1.15%
ALTIN 548,70-1,47
BITCOIN 597644-2,47%
Ankara

AÇIK

15:47

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

İLİM ve DİN

İLİM ve DİN

ABONE OL
18 Eylül 2021 07:34
İLİM ve DİN
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İlk okula 10-11 yaşlarında başlamıştım.

Ondan önce ise her köy çocuğunun olduğu

gibi ben de hocaya giderek Kur’an okumayı

öğrenmiştim.

Karadenizli,yaşlı,işaret parmağı kesilmiş bir

hocamız vardı. Birgün “Çocuklar yağmur meleklerin

parmağından yağar.” demişti. Eh biz

çocuk o hoca olduğu için kayıtsız şartsız

doğru olan onun söyledikleriydi. Kafamızdaki

bu hocanın doğruları orta okula kadar devam

etti.

Sonra mı,sonra bizim orta okulda okuduğumuz

dönemde(1963) tabiat dersi vardı. Tabiat

dersi hocası sınıfta bir gaz ocağının üstünde

bir tencerede suyu kaynattı ve suyun buharına

tencerenin kapağını tuttu. Kapakta su

damlacıklarının oluştuğunu bize göstererek,

yağmur bulutlarının soğuk hava tabakasına

rastlaması sonucu yağmur olarak

yeryüzüne iner demişti.

Bize Kuran öğreten hoca,yağmurun meleklerin

parmağından yağdığını söylerken,tabiat

dersi hocası,bulutlardan yağdığını söylüyordu.

Hangisini doğru kabul edecektim,

çocuk aklımla karar veremiyor, kafamda acabalar

oluşuyordu.

Aradan yıllar geçti,iyi bir okuyucu,iyi bir

araştırmacı olabilmek için gayret ettim. Her

şeyden önce dinimi doğru öğrenmek istiyordum.

Tabi ki dinimin tebliğcisi peygamber

efendimizin örnek hayatı, benim hayatımın

rehberi olmalıydı. O “Bu dünyayı istiyorsan

ilim öğren,ahireti istiyorsan yine ilim öğren,

hem dünyayı hem de ahireti istiyorsan yine

ilim öğren.”diyordu.

Kuran-ı Kerim’de ise mealen “Biz bulutları

bir araya getirsin diye rüzgarları vasıta kıldık.

Görmez misiniz ki biz yağmurları bulutlardan

indiriyoruz.” denilmekte idi. Demek ki tabiat

hocamız haklı idi ve Kuran’ın ifadesi ile çelişmiyor

çakışıyordu. Bu konu size çok basit bir

olay gibi gelebilir. Ama benim Kur’an’ı doğru

anlamam için bir ışık oldu. Artık her ayetin

izahını ilmin ışığı ile görmek istiyor, aklın terazisinde

tartar olmuştum.

Öyle ya,insanın dışında hiçbir canlıda akıl

yoktu. Aklı olmayanın sorumluluğu ve dini de

yoktur. O halde din akla hitap ediyor, akıl vasıtasıyla

tercih haklarımıza göre de günah ve

sevap, yanlış ve doğru işler yaparak bu dünyada

imtihan oluyoruz.

Burada hemen söylemeliyim ki Kur’an’daki

iman,ibadet ve ahlak kuralları gibi konulardaki

ayetler üzerine hiçbir yorum yapılamaz.

Bunların dışındaki konular üzerinde düşünmek

muhakeme yapmak her müslümanın

üzerine adeta bir farzdır. Cünkü Cenab-ı Allah

“Biz size misaller veriyoruz ki akledesiniz ve

düşünesiniz diye”buyurmaktadır.

Bir başka ayet-kerimede ise”Biz Kur’an’ı anlayasınız

diye onu arapça olarak indirdik.” denilmektedir.

Burada hangi kavme peygamber gönderilmiş

ise o kavmin dili ile hitap edilmesinin çok

tabii olması unutulmamalıdır.

Söylemek istediğim,bütün ilimleri yaratan

Allah’tır,o halde Allah’ı ve Kur’an’ı da yine

O’nun ilmiyle anlamaya çalışmalıyız. Kainat

O’nun ol emri ile oluşurken, bütün bilim dallarının

kuralları işlemeye başladı ve her şey

dengeler üzerine kuruldu. Cünkü Allah “Biz

her şeyi bir hesap üzere yarattık.” buyurmaktadır.

Alim olduğumu iddia etmiyorum,ama dinimizi

ilimle anlamaya çalışmaz, Allah’ın verdiği

en kıymetli hazine olan aklı kullanmaz

isek, hurafelerin esiri olur ve hurafeleri din

gibi algılamaya başlarız.

Hurafelerden kurtulup dinimizi doğru algıladığımız

da hem barış ve huzur içinde yaşayacak

hem de bilim ve teknolojik gelişmemizin

önündeki engeller ortadan kalkacaktır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.