Ana sayfa ALİ KÖKSAL PİNOA

PİNOA

317
0

PİNOA’DAN UNUTULAN 2 GELENEKSEL LEZZET DAHA;
KABUKLU ÇİĞ SUSAM KÜNCÜ VE KÜNCÜ TAHİNİ

Ülkemize ithal edilen gıdalardan kendi tohumunu üreten ve organik üretime uygun olanları yerli üretim ile yaygınlaştırıp, daha taze ve kontrollü bitkiler yetiştirebilmek için Şanlıurfa’da yola çıkmış bir marka olan Pinoa, ürün yelpazesine iki ürün daha ekledi; Kabuklu Çiğ Susam Küncü ve Küncü Tahini.

Pinoa’nın kurucusu Pınar Polat Güven, “Biliyorsunuz ülkemizde bazı konularda yöreler arasında imkan eşitsizliği var. Bu Güneydoğu Anadolu bölgesinde şehirler arasında bile çok fark ediyor. Şanlıurfa’daki arazilerimizde yetiştireceğimiz bezelyeyi hasat etmek için imkan olmayınca o topraklara uygun ve toprağı besleyecek başka bir ürün arayışına girdik. Hala orada yaşayan dedemize ve akrabalarımıza, toprak döngüsüne en faydalı olabilecek bitkinin ne olduğunu sorduğumuzda, susam cevabını aldık. Susamı duyunca mutlu olduk çünkü ülkemizde çoğunlukla ithal edildiğini biliyorduk. Ancak tohumunun yerli olması ve besleyici, yüksek yağ oranına sahip olması çok önemliydi. Akrabalarımız, tanıdık akademisyenler, dostlarımız, ziraat mühendisimiz ve kadim bilgilere sahip büyüklerimiz ile rengine ve cinsine bakarak doğru tohumu nasıl uygulayacağımızı araştırdık ve 2020’de toprağımızla buluşturduk. Doğuda böyle koyu renkli, kabuklu, yağlı ve lezzetli susama Küncü denir. Biz de onu göbek adı ile kullanıcılarımıza sunduk.

Küncü tahinimiz ise Urfa’nın en eski helvacılarından birisi ile babamın arkadaşlığı sayesinde az miktardaki küncümüzü tahine çevirebilecek ve bu işi bizim için değirmeni önden temizleyerek yapabilecek bir yer bulmamız sayesinde üretilebildi. Mersin limanından ülkemize gelen tonlarca ithal susamın yanında bir avuç kalan küncümüzü tahine çevirmek için sıraya girmemiz gerekti tabii…

Özellikle pastanelerde ve simitlerde kullanılan, çoğunlukla Sudan, Afganistan, Çin gibi ülkelerden gelen yüzlerce ton susam için çok önceden işleme planları yapılıyormuş. O yüzden tesisin hattı bizim için duramayacağından, istediğimiz kriteri koruyabilmek adına “Tamam, biz durur bekleriz.” dedik.

Değirmende Küncü susamlarımızı öğüten Hüseyin Abi’nin şu cümlesini direkt aktaralım; “Ablam, yerli susamın yağı da, kokusu da başka, inan altın suyu gibi aktı!”

Pinoa olarak toprağa ve doğanın döngüsüne saygıyla üretim yapmaya, unutulan tohumlarımızı yaşatmaya, kendi toprağımızda ilaçsız ve tertemiz üretim yapmaya devam edeceğiz.”

Pinoa Hakkında;

Pinoa, ülkemize ithal edilen gıdalardan kendi tohumunu üreten ve organik üretime uygun olanları yerli üretim ile yaygınlaştırıp, daha taze ve kontrollü bitkiler yetiştirebilmek için Şanlırfa’da yola çıkmış bir markadır. İlk olarak kinoa ile yola çıkan Pinoa, zaman içinde üretim sahasını ülke çapında genişleterek karabuğday bitkisini de ürün yelpazesine katmıştır.

İthal gıdaları yerlileştirme çalışmalarının yanında; ülkemize ait değerlerin sürdürülebilirliğini arttırmak amacıyla, artık ithal eder pozisyona geldiğimiz ancak anavatanı Türkiye olan tohumlarımıza sahip çıkmak gibi girişimleri ile nohut, kum mercimeği ve karacadağ pirinci gibi besleyici gıdaları da hanesine gururla ekledi.

Aslen hukuk kökenli olan Pınar Polat Güven tarafından kurulan Pinoa, kimyasallarla doğaya ve insan sağlığına zarar veren tüm süreçlerin karşısında durarak, zorlu bir mücadele ve emek ile bu ürünleri kullanıcılarına ulaştırabilme çabasındadır.

İnsanlığın sıfır noktası kabul edilen 12.000 yıllık geçmişiyle Göbeklitepe ile onun kardeşi Karahantepe arasındaki bir arazide doğan Pinoa, dünya üzerinde insanlığın sıfır noktası kabul edilen topraklarda, tarımın o bölgede bir kadının eliyle nasıl değişebileceğini göstermek için çalışmalarına sevgi ve doğaya saygı ile devam ediyor.