Ana sayfa GÜNDEM “İthal değil, sağlıklı ve ucuz yerli et tüketmek istiyoruz”

“İthal değil, sağlıklı ve ucuz yerli et tüketmek istiyoruz”

814
0

Tüketici Hakları Derneği Polatlı Şube Başkanı Hasan Akman, et ithalatının tüketiciyi koruyan bir uygulama olmadığını belirterek tepki gösterdi, çözüm önerileri sundu.

Tüketici Hakları Derneği Polatlı Şube Başkanı Hasan Akman, geçtiğimiz gün bir basın toplantısı düzenledi. Akman’ın gündeminde et ithalatı vardı. Et ithal edilmesinin yanlış hayvancılık politikasının bir sonucu olduğunu söyleyen Akman, “Tüketiciler olarak ithal et değil, sağlıklı ve ucuz yerli et tüketmek istiyoruz” dedi.

“Büyük marketler değil, küçük esnaf korunmalıdır”

Et ithalatının yerli et üretimini ve hayvancılığı bitireceğini belirten Akman; “Bugüne kadar uygulanan yanlış hayvancılık politikasının iflas etmesi sonucu geçici çözümler üretilmeye çalışılmaktadır. Çözüm olarak, piyasanın durumuna göre besilik hayvan, kasaplık hayvan, karkas et ve son olarak da lop et ithal edilmektedir. Bu uygulama, et sorununu çözmek yerine, ette kalıcı sorun yaratmıştır. Lop et ithalatı uzun dönemde fiyatların yükselmesine ve ete erişemeyen tüketici sayısının daha da artmasına neden olacaktır. Dünyanın hiçbir tarıma ve hayvancılığa elverişli ülkesinde et ithalatı ile tüketiciler korunmamaktadır. Tüketiciler olarak ithal et değil, sağlıklı ve ucuz yerli et tüketmek istiyoruz. Et ithalatı, yerli et üretimini ve yerli hayvancılığı bitirecektir. Özellikle de yok olmaya doğru giden küçük üreticinin tamamen ortadan kaldırılmasına neden olacaktır. Bunun yanı sıra, etin satış yöntemi küçük esnafın da yok olmasına neden olacaktır. Büyük marketler değil, küçük esnaf korunmalıdır.”şeklinde konuştu.

“Bu uygulama anayasaya aykırıdır”

Ayrıca ithal etin zincir marketlerde satışa sunulmasına değinen Akman; “İthal edilen etlerin ulusalar arası ağı olan market zincirlerine verilmesi Anayasa’ya aykırıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 173.maddesi “Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” hükmüne aykırıdır. Aynı zamanda, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un Amaç maddesinde belirtilen “Mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.” hükmüne aykırı olacaktır.”dedi.

“Et sorunu ithalat politikalarıyla çözülemez”

Akman, ithal etlerin nerede, nasıl ve ne şartlarda kesildiğinin bilinmediğine dikkat çekerek; “Yanlış hayvancılık politikası, yanlış tarım politikalarıyla bir bütünlük oluşturmaktadır. Özellikle de, son on beş yıl içerisindeki yanlış tarım ve hayvancılık politikaları endüstriyel büyük tarım ve hayvancılık şirketleri ile bu alandaki ithalatçı lobilerin lehine olmuştur. Küçük üretici, küçük çiftçi, küçük esnaf ve tüketicilerin ise aleyhine olmuştur. Öte yandan, bu alanda yanlış pazarlama, yanlış tüketim ve yanlış fiyat politikaları sorunu çözümsüz bir duruma getirmiştir. Lop et ithalatı kesinlikle çözüm değil ve ileride büyük sorunlar oluşturacaktır. Et sorunu ithalat politikalarıyla çözülemez. Lop et ithalatı ile kısa vadede et fiyatları 28-29TL’ye düşürülse bile, tüketicilerin satın alma güçleri dikkate alındığında, dünyanın en pahalı etinin Türkiye’de satıldığı gerçeğini değiştirmeye yetmeyecektir. Tüketicilerin satın alma güçleri arttırılmalıdır. Yurdumuza ithal edilen bu etlerin sağlıklı olduklarından ve dini kurallarımıza göre kesilip kesilmediğinden şüphe duymaktayız. Dolayısıyla, Tüketici Hakları Derneği olarak nerede, nasıl ve hangi şartlarda kesildiği belli olmayan bu ithal etlerin, sağlık ve analiz raporlarının vatandaşlarımızla paylaşılmasını talep etmekteyiz.”cümlelerine yer verdi. Akman, açıklamasının sonunda 7 maddeden oluşan çözüm önerilerini sıraladı.

Akman’ın sunduğu çözüm önerileri ise şöyle;

  1. Tüketicilerin sağlıklı ve ucuz ete erişimi için, küçük çiftçiler ve küçük hayvan üreticiliği her yönden desteklenmeli, kırsal kalkınma sağlanmalı ve güçlendirilmelidir.
  2. Meralar ıslah edilmeli ve genişletilmelidir.
  3. Yerli ve sağlıklı yem üretimini sağlayacak ve artıracak tüm önlemler alınmalıdır.
  4. Tarım toprakları ve meralar hiçbir yerde hiçbir şekilde yerleşmeye ve yapılaşmaya açılmamalıdır.
  5. Kırsal kesimde yaşamını sürdüren küçük hayvan üreticisi ve küçük çiftçilerin kentlere göçlerini engellemelerini sağlayacak sosyal olanaklar kırsal kesimde oluşturulmalı ve geliştirilmelidir.
  6. Kırsal kalkınma ve üretim kooperatifleri ve kooperatifçiliği teşvik edilmeli, desteklenmeli ve geliştirilmelidir.
  7. Tüketim kooperatifleri teşvik edilmeli, desteklenmeli ve geliştirilmelidir.