DOLAR 8,86701.19%
EURO 10,47991.21%
ALTIN 499,051,70
BITCOIN 380847-2,46%
Ankara
15°

PARÇALI BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Madenci’nin Çığlığı – Köşe Yazısı

ABONE OL
20 Haziran 2017 11:16
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz günlerde 25.yaşgününü kutlayan ünlü özgün müzik topluluğu Grup Yorum şair Kemal Özer’in şiirini bestelemişti. Yorum “Madenciden” adlı şarkısında şöyle sesleniyordu;

yeraltında ezilenler yeryüzüne seslenirler
madenler bizim derler gerekirse ölüm derler
günü geldi grev derler dost
artık kaybedecek birşey yok …
Zor koşullar altında çalışarak ekmeğini taştan çıkartan insanlar topluluğudur maden emekçileri.

Yerin bazen yüzlerce metre altına akşam evlerine ekmek götürebilmek belki de bir kap sıcak çorbayı aileleri ile paylaşmak kısaca yaşamak yaşatmak için girmekteler.

Oysa kömür madenlerinin işçileri kaçınılmaz olan sonlarına yavaş yavaş ilerlemektedirler.
Çünkü, yıllar boyunca yerin altında kömür tozu soluduklarından kömür birikir akciğerlerinde madenlerde oksijen az olduğu için rahatsızlanma olmaz. Kömür tozu ciğerlerinde durmaktadır.

Emekli oldukları zaman günün tamamını yeryüzünde geçirmeye başlarlar, akciğerlerinde birikmiş kömür yavaş yavaş yandığından ağırca bitirir ciğerlerini ve uzun hayat sürdüremez çoğusu.
Emekçilerin hakları da baskı altındadır. Maden kazalarının yoğun yaşandığı ülkelerdeki ortak yansa insan emeğine değer verilmemesidir.
Bu olaylar kâr hırsıyla maliyetten tasarruf eden ve bu yönüyle hayatı hedef alan sömürü ve saldırıdandır. Bunlar özelleştirme taşeronlaştırma sisteminin doğal sonuçlarıdır.

Bu kazalardaki sorumluları yargı huzuruna getirmekle kalmayıp aynı zamanda kendi vicdanları doğrultusunda, onların istifası da gerekmez miydi?..
Zonguldak
yerin derinliklerinden geldiler
ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle
ne kadar diplere bastırılsa
o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin
ağır ağır geldiler…

sonra hergün geldiler artarak geldiler
kadınları çocukları ve alkışlarıyla
yoğurt mayalar gibi geldiler
pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi

su gibi ateş gibi
her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına
yeni yollarla tanıştı ayakları
her gün yeni kabuklar çatladı
yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini
bir kent oldular sonunda
ve adını değiştirdiler ülkenin.
Kemal Özer

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.