DOLAR 8,64150.13%
EURO 10,14500.25%
ALTIN 493,760,32
BITCOIN 3754412,19%
Ankara
18°

AZ BULUTLU

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

“YALNIZ  BEN” – Köşe Yazısı

ABONE OL
12 Mayıs 2017 10:20
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Köyceğiz göl kenarında hava oldukça güzel, bir bahar sabahı sanki ama mevsim kış! Güneş vuruyor yüzüme ama kaybolunca da üşüyorum. Bir bank bulup oturdum, ellerimi koynuma saklayıp uçuşan kuşların gökyüzündeki danslarını seyre daldım. Birden üşüdüm. İçim titredi. Geçmişim geldi aklıma kollarımı daha sıkı sardım bedenime, korttum sanki birden içim geçti. Çocukluğumdan kareler geldi aklıma ne de yaramazdım! Hiç durmazdım ki annem bana hep cezalar verir hatta döverdi. Şimdi ki çocukların az gördüğü gibi değil adam akıllı dayaklar yemişim içim geçti birden çocukluğum korkusu geldi. Yalnız kalmaktan çok korkardım, özelliklede evde kimse olmayınca hep bir hırsız gelecek diye korkardım. Bunun sebebini şimdi anlıyorum. Çünkü evimizin iç yapısı oldukça yüksek duvarları olan sanki kale gibi korunan bir zengin eviydi. Her daim hikâyeler duymuştum; hırsız girmiş bu kadar güvenlikli binaya giren hırsızlar hatta o hırsızların bizim evin avlusunu da kullandıkları oluyordu. Neyse ki o evde fazla oturmadık taşındık, taşındık ama benim korkum da beraberinde taşındı sanki korkum devam etti çok uzun süre hatta izleri halen var diyebilirim. Nasıl da geçmişe bir yolculuk yaptım! Yapmışken de zamanın beni ne kadar eskittiğinin farkına vardım. Bir iç de onun için çektim. Hani güneş ısıtmasa bedenimi oturamayacak kadar üşüyecektim.  Geçmişten kurtulamaz oldum. Tekrar daldım, aslında gelmek de istemiyordum o yıllardan, gençliğim çok güzel geçmişti. Kimin gençliği kötü geçmiştir ki, en zorlu gençlik bile çok güzeldir. Çünkü ateş o kadar sıcaktır ki kanda ,ne zor ise onun üzerine üzerine gidilebilir; hareketler daha aktif ve zora dayanıklı, düşünceler çok hızlı çalışır ki  hatta düşünmeye dahi vakit yoktur. Çünkü kontrol edilmesi gerekmez tüm akıldan geçenler birebir doğrudur gibi gelir insana! İşte gençlik belki de ondan daha güzel gelmiştir bize çünkü çok özgür kararlar alınıp uygulanmıştır. Çok umursanmaz çünkü yanlış da olsa doğruyu yapabilmeye zaman çok vardır; o zamanda… Ben yine döneyim gençliğime çok güzel geçmişti gençliğim arkadaş çevrem, mahalle arkadaşlarımızla hemen hemen her vakit birlikte oluşumuz, sadece geceleri uyumaya eve gider olmuştuk. Mahalle bizden sorulurdu! Kim gelir kim gider… Çünkü hep sokaktaydık! Annemiz bize ulaşmak istediğinde balkona çıkıp sadece bağırırdı ismimizi, biz bir şekilde bu sese duyarlı idik sanki duyardık biz duymasak duyan bize gelir söylerdi. Bu iletişimi bugünkü iletişim teknolojisinde anlamak mümkün değil. Çünkü benim gençliğimde bağlatmalı telefonlar daha tek tük eve girmişti, çok azdı. Televizyonlar renksizdi, çok sonra  renklenmişti. Bizim hayatımız çok renkli olduğundan çok bağımlı değildik televizyona hatta çok  lafı bile edilmezdi. Oysa güzel bir teknolojiydi ama sinema bizi daha çok ilgilendirirdi. Gençliğin ihtiyacına o cevap veriyordu. Film arasına parça filmler atılırdı. Şimdi hiçbir anlam ifade etmez, benim zamanımın gençliği bunu bilir. Hatta bu parça için filme katlanılırdı çünkü filmler çok basit ve kalitesizdi. Aklıma gelince bak gülümsemenin üstünde gülme geldi. Ne filmler yapıldı bu ülkede inanılmaz geliyor şimdi. Neyse insan gençliğine yolculuk yapınca çıkabilir mi?

Bir sevdiğin vardır; tüm arkadaşların ve çevren bilir o kızı sevdiğini ama bir tek o kızın haberinin olmadığı bir aşk düşün… Çok normaldi bu o zamanlar, bu zamanda çok komik herkesin bilmesine şimdi gerek bile yok. Platonik aşklar bizim zamanımızda kaldı sanki. O zaman herkes bizim gibiydi, severdi birini; bu, komşu kızı veya arkadaşının kız kardeşi veya okuldan arkadaşın başkada bir şansın var mıydı ki? Bilmiyorum. Şimdi böyle mi? Daha geniş bir çerçeve çizebilirsin. Ama herkesin aşkı kendine güzeldi! Bazen aynı kişiye iki arkadaş âşık olur, kim önce söylediyse sevdiğini diğeri vazgeçer sevgisinden veya içine atar sevgisini… Benim sevgilim hem okul arkadaşım hem de komşumuz olmasından dolayı şanslıydım ama şanssızlığım onu sevdiğimi hiç bilememiş olmasıdır. İlk sevgimi ona verdim ama o bilmedi, bilemedi. Hissettirmedim bile! Sadece o duyguyu tattım çocukluktan gençliğe geçiş dönemimin tek sevgisi o oldu. Şimdi tüm arkadaşlarım geldi gözümün önüne hiç ayrılmayacağız derdik oysa hepimiz birbirimizden uzağız şimdi, hiç irtibatımız yok, o zamanlar ölümüne birlikte kalacağız derdik. Hayallerimiz birdi çok sık görüşürdük. Ne gündü bu gün, çocukluğum ve gençliğim karelerle geldi aklıma ne derin izler bıraktığımı fark ettim, özlemişim hatta halen orada kaldığımı fark ettim.

Bu yalnızlığımı paylaştım sizinle, bana çok iyi geldi bence sizde yapın bunu çünkü müthiş bir enerji veriyor. Belki de kendimize vefa duygumuzu böyle dönüşler yaparak geçmişe, belki hatırınızdan çıkmış bir arkadaşınızı ve bir anınızı veya kaybettiklerinizi hatırlarsınız. Hiç bir şey olmazsa da, inananın ruhumuza en iyi gelen yine bizim kendi yaşadıklarımızdır. Bunu bir kez daha öğrendim; biz kendi içimizdeki beni yaşatalım.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.