DOLAR 8,56110.1%
EURO 10,12740.18%
ALTIN 494,660,08
BITCOIN 326653-0,52%
Ankara
28°

AÇIK

20:33

AKŞAM'A KALAN SÜRE

A.L.O – Köşe Yazısı

ABONE OL
31 Mart 2017 09:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir icat düşünün hayatımıza girdiği günden bu yan gelişerek bizi kapsama alanından ele geçirme sürecini yaşıyoruz. Son yüzyıllarda hayatımıza girmiş olmasına rağmen şimdi tek vazgeçilmezimiz. Bir parçamız oldu. Onsuz bir şey düşünemez olduk. Her yerde herkes de var Bir evde birkaç tane. Sanırsınız ki su ve hava gibi bir ihtiyaç! Bırakın evleri, arabaları artık cebimizde hatta elimizde taşıyoruz onları. Bir parçamız olmuş adeta, uyurken bile yanımızda olmayınca eksiklik hissediyoruz.

Telefonun hayatımıza girmesi her mesafeyi çok anlamsız hale getirdi. Artık herkes bizim için bir “Alo” kadar uzakta sadece. Bizler telefonla sevdiklerimize özlemle kavuştuk ama, üzüntülü haberler anında aldık. İşlerimizi dokunmadan hallettik, en önemlisi bunları hiç zaman kaybetmeden yaptık. Aylarca ulaşmayan mektupları unuttuk, günümüzde bir dakikada yanıt gelmeyen mesajlar bizi deli etmeye yetiyor.

Aslına bakarsanız telefon bizim sanal bir robot gibi. En uzaklara ulaşıyor hallediyor tüm işleri. Sesimiz tüm komutları ilgili yerlere ulaştırıyor. Günümüzde sadece sesle değil, görüntümüzle de söyleyeceklerimizi söyleyebiliyoruz. Oysaki çok değil, 50 yıl önce birine desen ki “Bir alet olacak, cebimizde taşıyabileceğimiz, en uzaklara sesimizi ulaştıracak.” Size deli gözüyle bakardı. Ama şu an bunlar bizim için o kadar doğal ki! Hayatımızın en güzel rengi olmuş.

Her şey insanoğlunun bencil ihtiyaçlarından dolayı bulunmuştur. Telefonda bunlardan biri. Telefonun mucidi Graham Bell, sevgilisiyle konuşmak için telefonu bulmuş. Hatta telefonu açtığımızda ilk söylediğimiz “ALO” kelimesi, Graham Bell’in sevgilisi Aleksandra Lolita Oswalde’nin baş harflerinin birleşmesi. Çünkü Graham Bell telefonu açtığında arayan sadece o olabileceğinden  “Alessandra Lolita Oswalde” diyormuş. Bu uzun gelince kısaca ”A.L.O”yu kullanmaya başlamış ve telefonu ilk açtığında bunu söylemek gelenek haline gelmiş. Bu gelenek halen devam ediyor. Kısaca telefon birinin ihtiyacından doğarak kitlelerin iletişim sorununa çare oldu.

Telefonun hayatımıza girmesi bizim için olumluluğun yanında olumsuz sonuçlar da doğurabiliyor. Hem de her yönden: Sağlık, toplumsal hayat, hatta iletişim sorunu. Evet, doğru anladınız, telefon iletişim sorunu dedim. Nasıl mı? Kimileri kendini öyle bir kaptırıyor ki başkalarıyla iletişime, ailesiyle iletişim kuramıyor. Yüz yüze iki çift laf edemiyor. Hatta Türkçeyi, güzel dilimizi, basit mesajlarını kısa yazmak uğruna katlediyor. Diğer sorunlara gelince, sağlığımız açısından tehlikesi aşırı miktarda radyasyon içeriyor olması. Şöyle ki bundan elli yıl sonra belki de kanser olmayan kalmayacak.

Gerçi günümüzde sadece telefon, cep telefonu ile iletişim kurulmuyor. İnternet adı verilen ağ üzerinden maillerle, sosyal paylaşım siteleriyle de gayet rahat iletişim kurabiliyoruz. İnternet erişimi bilgisayar üzerinden yapılıyordu ancak son birkaç yıl içinde bu, cep telefonuyla da sağlanabilir hale geldi. Tam bir iletişim karmaşası!

Kısaca özetlersek telefon bizim birçok ihtiyacımızı karşılayan, bilinçli kullanıldığında çok yarar sağlayan mükemmel bir iletişim icadı. Ayrıca çok da mühim ve gerekli.  Bu devirde mektup yazan nerede, herkesin cebinde evinde, mutlaka bir telefon. Tabi ki mühim o zaman. Yani bizler Graham Bell’e bin teşekkür etsek az aslında. Hayatımıza ne kolaylıklar sağlamış bir baksanıza! Ancak bütün bu faydalar bilinçsizce kullanıldığında yok olmakla kalmaz bir de pek çok sorun çıkarır hayatımızda. Arzum sizin de “mesafeleri anlamsızlaştıranı” bilinçli kullananlardan olmanız

Evet alo kadar yakın ama bir alo kadar uzağız birbirimize ….

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.