DOLAR 9,59310.04%
EURO 11,1411-0.02%
ALTIN 557,310,08
BITCOIN 6073451,77%
Ankara
10°

AÇIK

05:54

İMSAK'A KALAN SÜRE

TÖVBE – Köşe Yazısı

ABONE OL
20 Mart 2017 09:55
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gerçekler yüzümüze çarpar, hakikat yaklaşırken biz sırtımızı hep dönüyoruz. Hem bilmiyoruz diye saklanıyoruz en kuytu köşeye , hem de kulaklarımızı ellerimizle kapatmamız yetmiyormuş gibi bir de gözlerimizi sıkı sıkıya tutup, tüm avazımızla bir şarkı mırıldanıyoruz.. Sahi biz daha neyi nasıl bekliyoruz?

‘Belki gözlerimize parmakların sokulmasını.’ Doğrudur ki buna da izin vermiyoruz. Çoğu zaman net olmuyor ve çoğu zaman kararlı yürüyemiyoruz. En kötüsü de biz kendimize verdiğimiz sözleri dahi unutuyoruz.

İnsan unuturdu elbet bir isyandan gelmiştik. Düşe kalka öğrenecektik de biz fazla oyalanmadık mı yollarda? Öyle oyalandık ki bırakın öğrenmeyi, yolumuz olduğunu, yolculukta olduğumuzu bile unuttuk. Düşünme yetimizi rafa kaldırdık çoğu zaman. Neydi beklediğimiz, mucize mi?

‘Haydi şimdi gidip bir bak aynada kendine.’ diyor uzaktan yaşlı şair. ‘Bak ve gör içinde keşfedemediğin mucizeyi. Her işin üstesinden gelirim edasıyla yüklendiğimiz küfelere de bakın.. Milyonlarca insanın yaşadığı şu coğrafyada  ne hükmümüz vardı oysa.

Ne güzel de demişti Cahit Sıtkı  ‘yolun yarısı’. Sahi hangi yolun yarısı ya da kimin yolu yetmişti ki? Yolun yarısında değil sonuna yaklaşıyordu şair elbet. Ama bunu bilen yoktu. Bilmediklerimiz hakkında bile parmak kaldırıyoruz en ön sırada. Ne çok seviyoruz konuşmayı. Düşünmeyi hep erteliyoruz. ‘Akıl etmez misiniz?’ diyor yüce kitabımız Hz Kuran kaç kere. Ama biz aklımızla oyun oynamayı daha çok seviyoruz. Yanıldığımızda bile yanlış yaptığımızı itiraf edemeyecek kabalığa eriyoruz.

Biz insandık öyle değil mi? Bencildi insanoğlu.. ‘Anlamıyoruz daha net konuş’ diyorlar konuşmamın tam ortasındayken ben. Susuyorum. Sessizlik tüm salonu kapladığında evet biz işte bu kadar kötü varlıklarız da en iyi kademelerde dolaşabiliriz elbet. (Salondakilerin gözlerindeki parıltıdan fark ediyorum zaten hepsinin anladığını, sadece iltifatı daha çok seviyoruz.)

Candan dostum der ki ‘ bilmek yetmez farkında olabilmeli insan.’ Evet, akıl edebildiğimizde tövbe kapısı her daim açıktı. Öyle değil mi? Şundan eminim ki: kalbin ibresi şaşmaz hep aynı istikameti gösterir. Yeter ki hissedebilelim.

Canı Gönülden bunu isteyelim. Mutlaka çıkar yol var yeter ki kendimizi yönlendirelim ve yönelebilelim

İki avucumuzu kaldırarak içten ve derinden

Affı seversin, affedersin bizleri de affeyle..

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.