DOLAR 9,28600.26%
EURO 10,79330.24%
ALTIN 526,06-0,05
BITCOIN 568866-0,34%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

15:56

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

DENEMEK

ABONE OL
4 Mart 2017 10:46
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayatımızda birçok yanlışlıklar ve hatalar ile doludur İnsani bir vasıftır hata yapmak,sonra tekrar yapmak. Sadece hatalarımız kendimize karşı değildir.Affedilmeyi bekler durumlarımızda olmuştur.

insan affedilmeyi beklerken, affetmeyi yüreğinden sürgün ederse kendi içinde bir çelişki yaşamış olur. İlk önce kendisine karşı olan saygısını kaybeder. Şu husus unutulmamalıdır ki kendisine saygıyı kaybeden birine başkaları hiç saygı göstermez. İşte bu noktada başkalarını affedebilmek bir erdemdir. Goethe bu yaklaşımın büyüklüğünü şöyle dile getirmektedir; “Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez.” Evet, yükselmek için başkalarının sırtına basmak gerekmektedir. Af merdivenlerini çıktıkça bütün  gözler sizi hayranlıkla seyredecektir. Hiç kimse affeden birisi kadar kıskanılacak büyüklükte olamaz. Bunu kendiniz yaşarsanız daha iyi anlamış olursunuz. Düşünün affettiğiniz insanların mı yoksa size kızgın öfkelenip lavlarınızı serptiğiniz insanlar mı sizi minnetle anmaktadır.

Aslında en çok sevdiğimiz insanlara ne kadar çok haksızlık yaptığımızı davranışlarımızı sağduyuyla muhasebe etmeye başladığımız an anlıyoruz. Ancak o zamanda içimizdeki gurur özür dilemeyi engelliyor bizi biz olmaktan çıkarmıyor mu sizce?

Affetmenin anlamını kaybettiği zamanlarda sevdiklerimizin arkasından ağlamak kadar korkunç gözyaşları yoktur. Çünkü bu gözyaşları hiç de samimi değildir. Arkasından ağlayacağınız ve üzüleceğiniz insanların hatasını affederek onların yüreklerinde taht kurmak varken ne diye onların hatalarını sırtımızda taşırız. Aslında affettiğimiz suçlar başkalarına değil, kendimize yaptığımız bir iyiliktir. Çünkü affetmediğimiz her hata ve kötülük sürekli yüreğimizde bizi işgal edecektir. Bunu tekrar bir sorgulayalım; affederek sevgi kazanmak mı yoksa öfkelenerek nefret kazanmak mı daha iyidir?

Şu kısa zamanı dost kazanmak, arkamızdan ağlayacak, dua edecek güzel insanlar kazanmak için değerlendirelim. Bunun yolu da affedebilme erdemini kuşanmaktan geçer. Dost kazanmak her zaman düşman kazanmaktan iyidir. Affettiğimiz insanları yaşamımıza güzel bir koku olarak kazanmış olacağız. Yaşamımızı güzel kokularla süslemek varken, nefretin çürümüşlüğünde kendimizi kaybetmeye ne gerek var. Deneyin …Affetmenin güzelliğini siz de fark edeceksiniz.

Nasıl ki affedilmediğinizde karşınızdaki insana bir nefret duyuyorsanız, affetmediğinizde size de aynı nefret duyguları beslenecektir…Affetmek geniş bir kucak açabilmektir.

Özür, affın ilk tohumudur .Ancak özür dilemeyeni de af edin ki , güçlü iken affetmek asaletini yakalamış olasınız..İnsanların yanlışlarına göstereceğiniz sabretme  duygusu size saygı ve sevgi olarak mutlaka geri dönecektir.

“Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır.” (Schiller)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.