DOLAR 9,59310.04%
EURO 11,1411-0.02%
ALTIN 557,310,08
BITCOIN 6073451,77%
Ankara
10°

AÇIK

05:54

İMSAK'A KALAN SÜRE

SEVGİSİZLİK – Köşe Yazısı

ABONE OL
7 Şubat 2017 09:23
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsanlar gün geçtikçe yalnızlaşıyor ve her geçen gün bireysel yaşam gün yüzüne çıkıyor. İyi ve kötü halleri ile birlikte değerlendirmek lazım mutlaka ki anlaşılabilsin bu durum. Ama inanın her iki duruma da hakim olan ortak bir duygu var ki onunda adı SEVGİSİZLİK ve onun getirdiği hastalığı ise ”stres ”.

Stres; evet hemen hemen her yaşta yaşanıyor bu. Çıkın bir bakın cadde ve sokaklara insanlar gülmüyor inanın herkesin suratı asık ve düşünceli. Sevgileri ellerinden alınmış gibi dolaşıyorlar inanın. Geleceğin robotları bile bugünkünden güler yüzlü şen olacaklar eminim ki…

İnsanın bedeninden sevgiyi alırsanız işte böyle içi boşalır ve bedeni cesetleşir. İnanın buna… Çok bireyselleşiyoruz. Düşünün bir kere dünyamızda kaç kişi birbiri yüzünden ölüyor? Umursayanlar nerdeler veya neden sevgimizi paylaştıramıyoruz ve  her şeye bencil bir duygu  olarak kullanmaya devam ediyoruz, veremiyoruz? Çünkü bir kalbin sevgisi nefretle eşdeğerdir bence üzülmüyoruz veya üzülemiyoruz. Günde binlerce kişi ölüyor, yüz binlerce hayvan katlediliyor ve doğayı yok ediyoruz. Her geçen gün içtiğimiz can sularımızı kirletiyoruz ve soluduğumuz havayı umursamadan kirletmeye devam ediyoruz.

Bu yüzden yüzlerimiz soluk, kalplerimiz donuk, bakışlarımız mat sevgi kaybolmuş arayanda yok bulanda yok. herkes rol yapıyor; iş de, evde, okulda, sokak da herkes üç maymun oluyor nedense…

Yaşamın zorlukları da çok tabii ki, buna dayanma gücümüz zor ve ekonomik şartlar hayat ekleniyor birde. Bilmediğimiz bir yığın sebebi de içine katınca iletişim kopukluğu hat safhada oluyor. Baktığımız yerleri göremiyoruz öyle ki gözlerimiz boş bakıyor artık  ve olabildiğine anlamsız ve karamsar.

Hiç bir şey bizi mutlu edemiyor çünkü çok karamsarız ve iç dünyamızdan sevgiyi tamamen atmışız. İzleri ile idare ediyoruz ve işte sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Bizi mutlu edecek şeyler azalıyor çünkü her geçen gün  ve biz bunları bilmeden umursuzca harcıyoruz.

Bu kadar umutsuzluğu tarif yeter gibi her birimizin bir ara yaşadığı şeyler bunlar. İnsanın insana ihtiyacı var ve de sonra onun sevgisine duyduğu hasret var. Sevginin ana kaynağı ise insanın kendi öz benliğinde var olan inancında saklı. Bir hazine paha biçilmez bir eser ve umutların tükendiği zamandaki tel çıkış yolu bence inanç olmalı diye düşünüyorum. Neye inanıyorsan o inanç sistemi sana sahip çıkıyor ve içimizde var olan bu hazine bizi kurtarıyor. Bu umut kapısının tek anahtarı var o da benim inancımda “İMAN”

(Nisa Suresi, 104) ayetiyle Allah, insanlara rahmetinden umut kesmemelerini buyurur.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.