DOLAR 8,86701.19%
EURO 10,47991.21%
ALTIN 499,051,70
BITCOIN 377878-2,07%
Ankara
15°

PARÇALI BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Ovacık: “Basın ekonomik ve sosyal hakları kullanılamaz haldedir”

ABONE OL
11 Ocak 2017 09:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Selami Ovacık ve Yönetim Kurulu üyeleri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle gazetemize ziyarette bulundu.

CHP İlçe Başkanı Selami Ovacık ve yönetim kurulu üyeleri, İstiklal Gazetesine ziyarette bulunarak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günümüzü kutladılar. İstiklal Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sevim Işık ile görüşen CHP İlçe Başkanı Selami Ovacık, yaptığı açıklamada sözlerine, Güven Hafızoğlu’na yapılan saldırıyı kınayarak başladı. Ovacık, gazetecilik mesleğinin önemine değindiği konuşmasında; “10 Ocak 1961’de gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği gündür. Bu gün, çalışan gazeteciler günü ya da “bayramı” olarak anılıyor. 56 yıl sonra bugün, basın-yayın yaşamına baktığımızda, bu sektörde çalışanların ekonomik ve sosyal hakları kullanılamaz haldedir. İçler acısı durumdadır. Bir siyasal rejimin “demokratik” olduğu iddiasında bulunabilmek için öncelikli olarak o rejimde “düşünce özgürlüğünün” bulunması gerekir. Bu noktada bilginin üretimi ve toplum içinde yaygınlaştırılması gibi süreçlerin en önemli sağlayıcısı kuşkusuz “özgür basın”dır. Bunu sağlamanın koşulu ise kurumsallaşmış ve anayasal olarak güvence altına alınmış, yasalarla törpülenen değil, yasalarla korunan bir “Basın Özgürlüğü”dür. Düşünme ve düşünceyi dillendirme özgürlüğünün güvencesi olan basın özgürlüğüne yapılan her antidemokratik müdahale, aslında toplumdaki her bireyin demokratik haklarına baskı ve saldırıdır. Oysa bireyleri bu tür baskı ve saldırılardan koruyacak olan bütün önlemleri almak, devletin temel görevleri arasındadır. Türkiye açısından soruna bakıldığında, hakların koruyucusu olması gereken devlet, bu hakların en büyük ihlalcisi konumundadır. Bugün Türkiye basın özgürlüğünde dünyada en fazla hak ihlallerinin yaşandığı ülke konumundadır.”ifadelerini kullandı.

“2016 yılında dünyada en çok gazetecinin tutuklu olduğu ülke Türkiye’ydi”

Ovacık, açıklamasının devamında; “Oysa Anayasamızın 28. maddesinde, “Basının hür olduğu, sansür edilemeyeceği” açıkça vurgulanmıştır. Buna karşın uluslararası kuruluşların saptamalarına göre Türkiye, gazeteciler için dünyanın “en büyük cezaevi” durumuna gelmiş durumdadır.   İnsanlık tarihinin akışı içinde haberleşmenin önemi arttıkça, siyasal iktidarı ellerinde bulunduranlar açısından basın kuruluşları da her dönemde büyük önem kazanmıştır. En kısa anlatımıyla günümüzün gelişmiş toplumlarında iktidarın, diğer denetim kurumlarının yanı sıra yurttaşlar tarafından da denetlenebilmesi, haber alma özgürlüğünün güvencesi olan özgür basın sayesinde mümkün olabilmektedir. Basın özgürlüğüne bu açıdan bakılınca, basın özgürlüğünden ilk vazgeçenlerin ya da basınla sürekli kavga edenlerin neden diktatörler olduğu rahatlıkla anlaşılabilir. Çünkü diktatörlerin egemen olduğu ülkeler için basın özgürlüğü, diktatörlerin iktidarlarını korumak ve sürekli kılmak noktasında en büyük riski oluşturmaktadır. Gazetecileri Koruma Komitesi verilerine göre 2016 yılında dünyada en çok gazetecinin tutuklu olduğu ülke Türkiye’ydi. Son verilere göre de tutuklu gazeteci sayısı 142 ,bu sayı gün gün artmaktadır.”dedi.

“Faillerinin en kısa sürede tespit edilerek adalete teslim edilmesini bekliyoruz”

Ovacık, açıklamasının sonunda; “Ülkemiz Sınır Tanımayan Gazeteciler Basın Özgürlüğü Endeksi’nde  2016 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye iki sıra gerileyerek 151. sırada yer aldı. Endekste Güney Sudan, Meksika, Pakistan ve Rusya, Türkiye’nin önünde yer aldı. Gazetecilik ve basın özgürlüğü konusunda bu kadar kötü bir durumda olmamızın sebebi faşizan bir yönetim anlayışıdır. Gazeteler ve sosyal medyadaki yazı ve paylaşımları nedeniyle  on bin kişinin dosyası adli makamlara ulaştırılmış ve haklarında soruşturma başlatılmıştır. Bu zihniyet bazen de kanunun önüne geçerek şiddete başvurarak bu sorunları çözeceğini düşünmeye başlamıştır.  En somut örneği Polatlı yerelinde   facebook sayfasındaki paylaşımlarından dolayı Güven HAFIZOĞLU’nun hastanelik oluncaya kadar dövülmesidir. Bu olayı şiddetle kınıyoruz faillerinin en kısa sürede tespit edilerek adalete teslim edilmesini bekliyoruz. Bu ortamda ne kadar kutlanır bilmiyorum ama yinede toplumun dili, gözü ve kulağı olan tüm basın emekçilerinin  bu gününü kutluyoruz.”ifadelerine yer verdi.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.