Haberler
ANA SAYFA
CUMA SOHBETİ
DOĞRU KALEM
GÜNDEM
IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ
SATRANÇ ÖĞRENELİM
SPOR
ÖRGÜ DÜNYASI
KADININ DÜNYASI
TARAFSIZ MUHALİF
YAZZAR BONCUĞU
NÜKTE
BELA..!!
RESMİ İLANLAR
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1141
mod_vvisit_counterDün1332
mod_vvisit_counterBu Hafta1141
mod_vvisit_counterBu Ay55357
mod_vvisit_counterGenel Toplam1073418
Üye Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kimler Çevrimiçi
Şuanda 2 misafir bağlı
ANA SAYFA
Parklar vatandaş tarafından korunmuyor
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Sevim IŞIK   
Tuesday, 12 March 2013

Necip Fazıl Parkı 2. Etap Polatlı Şehir Merkezinde 10 Ocak tarihinde Devlet Bakanı Ali Babacan’ın da katılımıyla hizmete açılmıştı. Bu yıl kış aylarının yumuşak geçmesi ve güneşli günlerin çok olması Polatlılıların parklara erken çıkmasını sağladı. Ancak bazı vatandaşların parkları özensizce kullanması park alanlarının çabuk kirlenmesine neden oldu.

Parklar yapılıyor halk korumuyor

Son dönemde Polatlı şehir merkezindeki yeşil alan sıkıntısını gidermek için park çalışmaları yapılıyor ancak parkların kullanıma açılmasından kısa bir süre sonra parklarda kirlenmeler ve tahribatlar meydana geliyor.

Necip Fazıl Parkı 2. Etap Polatlı Şehir Merkezinde 10 Ocak tarihinde Devlet Bakanı Ali Babacan’ın da katılımıyla Polatlılıların hizmetine açıldı. Bu yıl kış aylarının yumuşak geçmesi ve güneşli günlerin çok olması Polatlılıların parklara erken çıkmasını sağladı ancak bazı vatandaşların parkları kullanmadaki özensizliği park alanlarının çabuk kirlenmesine neden oldu. Yeni açılan Necip Fazıl Parkı 2. Etap da bu özensiz kullanımdan nasibini aldı. Fazıl Parkı 2. Etap’a dinlenmek için giden vatandaşlar parkın kirletildiğini gördü.

Kısa bir süre önce de benzer durum Şehitlik Mahallesi 13 Eylül Caddesi üzerinde bulunan Şehitler Parkında yaşandı. Polatlı Şehitliği’nin hemen yanında bulunan parkta, parkın görünür bir yerinde bulunan ve Şehitlerin isimlerinin yazıldığı yapıtın tahrip edildiği görüldü. Aynı parkta bulunan ve vatandaşların hizmetine sunulan tuvaletlerde tahrip edilmiş.

Yaptığı bazı konuşmalarda bu konuya da değinen Belediye Başkanı Yakup Çelik, parkların yapılarının bozulmaması için vatandaşların ve gençlerin duyarlı olmasını istiyor. Parkların güvenliğinin belediye tarafından sağlanmaya çalışıldığı takdirde bunun belediyeye büyük bir gider olarak yansıyacağını belirten Başkan Çelik, parkların özel işletmelere devredilmesi ile bu sorunun önüne geçilebileceğini söyledi.

Polatlı’da 28 park bulunuyor

Necip Fazla Parkı I ve II. Etaplar(18.500 m2)

A.Türkeş Parkı (4.850 m2)

Yunus Emre Parkı (5.500 m2)

Fikret Sururi Evirgen Parkı (7.500 m2)

Em. Alb. Ali Aydemir Parkı (Gazi Mahallesi-750 m2 )

Orhan Şahinli Parkı (ORS Bahçeli Evler Parkı-Basri Yolu1.500 m2 )

Elçibey Parkı (Şehitlik Mah Bağlarbaşı sitesi Güneyi-2.830 m2)

Ergün Gökçay Parkı (Şentepe Makine İkmal Arkası-1.220 m2 )

Kazım Bıyıkoğlu Parkı (Samanyolu Lisesi Yanı- 1.830 m2 )

Muhterem Evinay Parkı (Gülveren Mahallesi Akıncılar Caddesi – 3.600 m2)

Dede Hulusi Ünlü Parkı (Duatepe Hastanesi  Güneyi - 5.000 m2)

Ceren Eviner Parkı (Şehitlik Mahallesi - 1.3440 m2)

Ali Öztürk Parkı (M.Gönenç İlköğretim Okulu Yanı – 6.000 m2)

Muhsin Gürgen Parkı (Danmark Blokları önü- 5.000 m2 )

Hacı Bekir Türker Parkı (TMO Karşısı -9.900 m2)

Zeki Sezginer Parkı (Kütüphane Altı - 755 m2)

Öğretmen Hacer Özgür Parkı (Şehitlik Mahallesi- Özürlüler Okulu Yanı – 3.500 m2)

Necip Hablemitoğlu Parkı ( Zafer Mahallesi – 1.450 m2)

Y.Selim Bıyıktay Parkı ( M.Akif Mahallesi -2.450 m2 )

İsmail Yalçın Parkı ( Fatih Mahallesi – 6.330 m2)

Gün Sazak Parkı ( Şentepe Mahallesi – 1.875 m2)

75. Yıl Parkı (Esentepe Mahallesi – 365 m2 )

Şehit Sedat Akça Parkı ( Gülveren Mahallesi – 700 m2)

Ahmet Atak Parkı(Çamlıca Mahallesi – 3.000 m2)

Alattin Özer Parkı (İstiklal Mahallesi Borsa yolu -4.000 m2 )

İsmet Başer Parkı (7.500 m2)

Yavuz Dingeç Parkı (8.600 m2)

Zeki Altan Cami üst kısmı park alanı(3.000 m2)

Yorum yok
 
İstiklal Marşı’nın 92. yıl dönümü bugün kutlanıyor
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Sevim IŞIK   
Tuesday, 12 March 2013

İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 92. Yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında bugün Polatlı’da bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek.13 Eylül Kültür Merkezi’nde saat 10.30 yapılacak olan etkinliklere başta Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin olmak üzere tüm protokolünün katılması bekleniyor.

 

İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy anma programı bugün

İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 92. Yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında bugün Polatlı’da bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek.13 Eylül Kültür Merkezi’nde saat 10.30 yapılacak olan etkinliklere başta Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin olmak üzere tüm protokolünün katılması bekleniyor. Geçen yıl olduğu gibi bu senede programda Şiiler okunacak, tiyatro ve halk oyunları gösterileri yapılacak.

Duatepe Anadolu Lisesi göz doldurmuştu

Geçtiğimiz yıl programın ev sahipliğini Duatepe Anadolu Lisesi yapmıştı. Duatepe Anadolu Lisesi öğrencileri hazırladığı şiirler, tiyatro ve halk oyunları gösterileri ile göz doldurmuştu. Bugün yapılacak programın sonunda ilk ve orta dereceli okullarda yapılan şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında derece alan öğrencilere ödül töreni düzenlenecek.

Çok sesli koro katılmıştı

Geçen yıl yapılan etkinlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çok Sesli Korosu, sahne alarak 3 şarkı seslendirmişti. Etkinliğin sonunda, Koro ve salondaki davetliler ile birlikte İstiklal Marşı’nı söylemiş, Koro şefi Cemil Can Deliorman ve Piyanist Filiz Peker Balkız’a günün anısına Kaymakam Bilgin tarafından çiçek takdim edilmişti.

İstiklal Marşımız 92 yıl önce bugün kabul edildi

Millî marşlar, milletlerin kahramanlık destanlarıdır. Bayrağımız ve onun hürriyetini ebedîleştiren İstiklal Marşımız; milletimizin ruhunu, tarihini, ideallerini aksettiren ölmez değerlerdendir. Ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü için ATATÜRK önderliğinde mücadele veren TBMM Hükûmeti yeni bir ordu kurarken bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleri de harekete geçirme çabasındadır. Anadolu'da tutuşan heyecanı koruyacak, vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, işte bu amaçla ortaya çıkmıştır.

Dönemin Millî Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyerek bir yarışma düzenlemiştir. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecektir. Yarışma için gelen 724 şiir incelemeye alınmıştır. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip şiirlerin 6 tanesi ayrılmıştır. Ama hiçbiri beğenilmemiş, marş olacak değerde bulunmamıştır. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif'in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenilmiştir. Ancak Mehmet Akif, Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi TANRIÖVER'in "Mükâfatı almazsınız; fakat, iştirak ediniz." ricası üzerine yarışmaya katılmıştır.

Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen altı şiirle Mehmet Akif'in şiirini ordu komutanlarına göndermiştir. Onlardan, şiirlerin askerlere okunması ve beğenilenlerin sıralanmaları istenmiştir. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirmişlerdir: Hepsi de Mehmet Akif'in şiirini birinci sıraya almıştır.

12 Mart 1921 tarihinde TBMM'de yapılan oylama sonucunda Mehmet Akif'in şiiri, İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. Mehmet Akif Ersoy, verilen 500 liralık ödülü "Ben bu şiiri para için yazmadım." diyerek Türk ordusuna bağışlamıştır. Mehmet Akif, İstiklal Marşı'nı kitabı Safahat'a niçin koydurmadığı sorulduğunda "O benim değil, milletimindir." cevabını vermiştir.İstiklal Marşı'nın bestelenmesi için yarışma düzenlenmiş, bu yarışmaya 24 besteci katılmıştır. 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat ÇAĞATAY'ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Osman Zeki ÜNGÖR'ün hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuştur.

Millî marşımız, milletimizin hiç değişmeyen bağımsızlık karakterinin yakın çağdaki büyük tezahürü olan ve Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşı içinden çıkmıştır. Millî marşımız, Türk milletinin "medeniyet denilen tek dişi kalmış bir canavar" tarafından yok edilme niyet ve teşebbüslerine karşı verilmiş bir kavganın içinden doğmuştur. Onun için adı "İstiklal Marşı"dır.

Bir destandır Mehmet Akif Ersoy

İstiklâl Marşı şâiri. Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefâtı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri aldı.

 

Zirâat nezâretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan’da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedâvisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif’in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 târihine kadar devam eder.Memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn’da edebiyat dersleri vermiştir.1893 senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı İsmet Hanımla evlendi.Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sâhasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908′de İkinci Meşrutiyetin îlânıyla başlar. Bu târihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm’de yayınlanır.1920 târihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisine seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı’nı yazdı. Meclis 12 Martta bu marşı kabul etti.1926 yılından îtibâren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Derslerden döndükce Kur’ân-ı kerîm tercümesiyle de meşgul oluyordu, fakat bu sırada siroza tutuldu. Önceleri hastalığının ehemmiyetini anlayamadı ve hava değişimiyle geçeceğini zannetti. Lübnan’a gitti. Ağustos 1936′da Antakya’ya geldi. Mısır’a hasta olarak döndü.Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. İstanbul’a geldi. Hastanede yattı, tedâvi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 târihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığındadır.Mehmed Âkif milletini ve dînini seven, insanlara karşı merhametli bir mizaca sâhip, şâir tabiatının heyecanlarıyla dalgalanan, edebî bakımdan kıymetli şiirlerin yazarı meşhur bir Türk şâiridir. İstiklâl Marşı şâiri olması bakımından da “Millî Şâir” ismini almıştır.Şairin en büyük eseri Safahat genel adı altında toplanan şiirleri şu 7 kitaptan oluşmuştur:

Safahat (1911), Süleymaniye Kürsüsünde (1912), Hakkın Sesleri (1913),Fatih Kürsüsünde (1914),5. Kitap: Hatıralar (1917),Asım (1924), Gölgeler (1933).

Yorum yok
 
Halk kütüphanesinde şiir söyleşisi
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Halime Öztürk   
Tuesday, 12 March 2013

 

 Polatlı Yunus Emre Halk Kütüphanesi tarafından düzenlenen Dil ve Şiir konulu söyleşinin konuğu Şair Ahmet Özer oldu.

Polatlı Yunus Emre Halk Kütüphanesi, dün Dil ve Şiir konulu söyleşi düzenledi. Söyleşinin konuğu Şair Ahmet Özer’di. Aynı zamanda dil bilimci olan şair şiir kitaplarını da imzaladı. Şair konuşmasında dil ve şirin dille olan ilişkisini anlattı.

 

Şair Özer Polatlı’nın konuğu oldu

SPOT: Polatlı Yunus Emre Halk Kütüphanesi dün Dil ve Şiir konulu söyleşi düzenledi. Söyleşinin konuğu Şair ve Dil Bilimci Ahmet Özer oldu.

Söyleşiye Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Öztürk ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Doğan katıldı. Polatlılı şiir severlerin de katıldığı söyleşide yine öğrenciler dolgu malzemesi olarak kullanıldı. Söyleşinin başında Polatlı Yunus Emre Halk Kütüphanesi Müdiresi Aysel Uruk şairin özgeçmişi ve eserleri hakkında bilgi verdi.

Dil Bilimci ve Şair Ahmet Özer, konuşmasında dilin toplumsal hayattaki ve bireysel hayattaki yeri üzerinde durdu.

Şair Ahmet Özer, konuşmasının başında Polatlı’nın bulunduğu coğrafyanın tarihteki önemini vurgulayarak başladı. Şair Özer, Polatlı coğrafyasının tarihteki yerini öğrenmek için sadece tarih kitabı okumak gerekmediğini, Polatlı coğrafyasının tarihi öneminin edebi eserlere de konu olduğunu açıkladı. Şair Polatlı coğrafyasını Ceyhun Atuf Kansu’nun sayesinde öğrendiğini söyledi. Kişinin yaşadığı coğrafyayı bilmesinin önemli olduğunu ileri süren şair, bu konuda öğretmenlere büyük görev düştüğünü belirtti ve salonda bulunan öğrencilerden yaşadıkları coğrafyayı iyi bilmelerini istedi.

Konuşmasında ilk olarak konuşma dili üzerinde duran Şair Ahmet Özer, Türkçede önemli bir yer tutan şair ve yazarların eserlerinden ve sözlerinden örnekler verdi. Gündelik hayatta kişilerin konuşma diline özen göstermediğini ifade eden şair, ne söylersek söyleyelim karşımızdakinin doğru anlayacağı yönünde yanlış bir kanının topluma hâkim olduğunu belirtti. Şair pek çok tartışmanın d buradan yani kişilerin birbirine yeteri düzeyde seslenememesi, kendini yeterince ifade edememesinden kaynaklandığını söyledi.

Türkçe zengin bir dil

Türkçenin sondan eklemeli olması nedeniyle zengin bir dil olduğunu belirten Şair Özer, Türkçenin aynı zamanda ölü diller mezarlığının da olduğunu söyledi.

Şair dil üzerine yaptığı konuşmada anadilin tanımını da yaptı. Şair Ahmet Özer, anadilin bireyin annesinden öğrendiği dil değil içine doğduğu toplumda yaygın olarak kullanılan dil olduğunu söyledi. Özer, Konfüçyüs ve Shiller gibi dünyaca ünlü düşünürlerin dil ile ilgili sözlerine de konuşmasında yer verdi.

Özer, bir dilin incelenmesi sonrası o dilin kullanan toplumun hangi toplumlarla tarihte etkileşime girdiğinin belirlenebildiğini de sözlerinde yer verdi.

Özer, gerçek bir şairin sözcüklere farklı anlamlar yükleme yeteneği olan kişiler olduğunu ifade etti. Özer, siyasallaşan insanların kendilerini ifade etmek için sanatı kestirme bir yol olarak kullandığını da sözlerine ekledi.

Ahmet Özer kimdir?

19 Ocak 1946 yılında Trabzon'da doğdu.

Trabzon Lisesini bitirdi (1964). İzmit'te bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü bitirdi (1967). Anadolu Üniversitesinde lisans eğitimi gördü. 29 yıl çeşitli okullarda Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Trabzon'da yayımlanan Kıyı, Ankara'da yayımlanan Bilkent 4 Mevsim dergilerinin sanat yönetmenliğini yaptı. Şiir dışında çocuk kitapları, gezi notları, incele-me-araştırma, röportaj dallarında kitaplar yayımladı. İlk şiiri 1966'da yayımlanan Özer, Yansıma, Güney, Yaba, Edebiyat 81, Milliyet Sanat, Su, Düşün, Abece, Çerçeve, Doğrultu, Somut, Sesimiz, Hakimiyet Sanat, Dönemeç, Türkiye Yazıları, Varlık, Kıyı, Karşı Edebiyat dergilerinde şiirlerini yayımlamayı sürdürdü. Ayrı Beraberlikler ile 1981 Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülünü ve 1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Mansiyonunu, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün dosyası ile 1993 Yunus Nadi Yayımlanmamış Şiir Kitabı Ödülünü, Aşkın Taçyaprağı ile 1998 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü aldı.

Eserleri

Şiir: Ayrı Beraberlikler (1981), Günle Doku-nan (1984), Gecenin Kanayan Yerinden (1987), Söyle Yüzüm Tanığımsın (1990), Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün (1993), Aşkın Taçyaprağı (1998), Sözümüz Vardı (2001)

Çocuk Kitabı: Çocuklar Varken (1995)

Araştırma: Onlarla Yaşadım (1995), Yıldızlar Ge-ceyle Gelir (1996)

Diğerleri: Atlastan Bir Yeryüzü (Gezi, 1996), Sordum Söylediler (Söyleşi, 1996), Sar-kaç (1998), Denizin Öptüğü Kent (1999), Sesimi Rüzgâra Verdim (1999).

Çinli filozof Konfüçyüs’e sorarlar: “Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?”

Konfüçyüs cevap vermiş: “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü, dil bozulursa kelimeler düşünceleri anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılmaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

Yorum yok
 
Alparslan, “Marşımız adeta bir dua gibidir”
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Sevim IŞIK   
Tuesday, 12 March 2013

Ak Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan İstiklal Marşı'nın kabul edilişi ve Mehmet Akif Ersoy’u anma gününün  92. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Ak Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan; “Milletleri millet yapan en önemli değerler, birlik, beraberlik, dil, inanç, vatan, namus, şeref, bayrak, ideal, tarih gibi insani hasletlerdir. Büyük devlet ve millet olmanın göstergelerinden biri de tarihte yaşanan olayları ve insanlarımızı hayırla yâd etmektir. Tarih, sadece mazi değil, aynı zamanda yaşadığımız süreçtir. Dolayısıyla ortak hafızalarımızı tazeleyerek, ibret ve örnekler alarak geleceğimizi en ideal şekilde oluşturma gayretinde olmalıyız.Millet olarak her yönden kendimizi ilerletme yolunda azmettiğimiz birlik ve kardeşliğimizi pekiştirmeye çabaladığımız bu süreçte, İstiklâl Marşı ve Mehmet Âkif’i anmak ve anlamak önemli bir imkân olarak görülmelidir.”dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un sadece kalemiyle değil, kalbiyle yazan bir şair olduğunu belirten Alparslan, “Devlet olma yolunda ilerlediğimiz günlerde, milli marş ihtiyacı ortaya çıktığında, devletin ileri gelenleri bunu ancak Akif’in yazabileceğine inanmışlardı. Çünkü o, kalemiyle yazmaktan ziyade, gönlüyle, kalbiyle yazan bir şairdir. Şair olmanın çok çok ötesinde bir mütefekkir, bir münevver, bir gönül insanıdır.12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de oy çokluğuyla, büyük coşku ve alkışlar içinde defalarca okunarak kabul edilen İstiklâl Marşı, tarihten silinmek istenen bir milletin hangi değerlere sarılarak Kurtuluş Savaşı’nı kazandığının belgesidir. Aynı zamanda bu değerlerle bugünün ve yarının nasıl yaşanması gerektiğinin mesaj ve ilkeleriyle doludur. Kurtuluş Savaşı’nı ve o günkü ıstırapları bize iyi anlatan, halkın yüreğini dirilten, inanç ve azim veren tarihi bir belge niteliğindedir.”şeklinde konuştu.

“Bu marş sadece edebi bir metin değildir.” diyen Alparslan, “Bütün milletlerin marşlarının yanında müstesna bir eserdir. Çok az konuyu ittifaka yakın ekseriyetle kabul eden 1. Meclis için İstiklâl Marşı, hem bir anlam, hem bir ruh, hem de halen devam eden bir tarihin yazılmasıydı.Ölüm-kalım çizgisindeki mücadelede, umutla umutsuzluk arasındaki milletimize, ümit, cesaret ve şuur kazandıran bir haykırış ifadesidir, adeta bir dua gibidir.”dedi.

İstiklâl Marşı’nın  zulme, adaletsizliğe, sömürgeciliğe adeta bir meydan okuma olduğunu belirten Alparslan, “Cumhuriyeti kuran iradenin mahiyetinin anlaşılmasında da bu marş çok önemli bir imkândır. Milletimizin daima ihtiyacı olan milli birlik ve kardeşlik için de, ortak bir ideali ifade eden bir mutabakat belgesidir. Bizi biz yapan değerleri şiirsel bir bütünlük içinde yansıtarak, vatan, hürriyet ve istiklâlin olmazsa olmazlarımız olduğuna işaret eder.Her an dudaklarımızdan dökülen İstiklal Marşı, esasen bir milletin serencamı, bir ülkenin top yekün felsefesidir. Akif'in tüm şiirleri ve fikirleri bizi biz eden, bize ışık tutan, bizim yolumuzu aydınlatan birer meşaledir.”dedi.

Alparslan açıklamasının sonunda ise şunları söyledi, “Bu anlamlı günün, birlik ve kardeşliğimizi kuvvetlendirmeye, ülkemizi ilerletme ve aydınlatma yolunda daha çok mesafe kat edilmesine, milletimizin tüm dünya insanlarına örnek ve ülkemizin lider ülke olarak 2023’e en iyi şekilde hazırlanmasına vesile olmasını temenni ediyorum.”

Yorum yok
 
<< Başa Dön < Önceki 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 5396 - 5400 Toplam: 20133
Ana Menü
Tarihçe
Yazarlarımız
Personelimiz
İletişim
Anket
Sizce Polatlı'nın en büyük sorunu hangisidir ?
 
Zaman
En Yeniler
Popüler Haberler
Son Yorumlar
Vekil Gök;...
Hasan Cema...
Kapelman'd...
Karaoğlu: ...
Karaoğlu; ...
Köşe Yazarlarımız
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
Powered by polatliistiklal.com
°²¸£Ïà²áÍâóװ±¸°²¸£Ïà²á´óÈ«ÍâóÔ˶¯Ğ¬ÆÎÌïóÒ×ÍøÖ·´ú·¢»õÆÎÌïÍâó֮¼ÒÆÎÌï°²¸£¼ÒÔ°ÆÎÌïÍâóÃÅ»§ÆÎÌïЬҵ