Ana sayfa GÜNDEM KARAKAYA KÖYÜNDE 100.YIL SEVGİ ORMANI

KARAKAYA KÖYÜNDE 100.YIL SEVGİ ORMANI

378
0

SAKARYA SAVAŞI ZAFERİNİN 100. YIL DÖNÜMDE KARAKAYA KÖYÜNE SEVGİ ORMANI

Sakarya Savaşı Zaferinin 100. Yıl dönümünün de gelecek nesillere yeşil bir çevre bırakmak adına Karakaya köyüne 100.Yıl Sevgi Ormanı Tesis edildi.

Karakaya köyü sakinlerinden Emekli Kurmay Albay Yusuf Ziya Toker Karakaya köyüne 100.Yıl Sevgi Ormanı Tesis edilmesine ilişkin basın açıklamasında bulundu. Toker açıklamasında şunları söyledi: “Sakarya Savaşı Zaferinin 100. Yıl dönümünü anmak, Atalarımızdan aldığımız bu vatan topraklarını yeşil bir şekilde çocuklarımıza emanet bırakmak ve temiz bir çevre sağlamak, amacıyla Karakaya 100.Yıl Sevgi Ormanı tesis edilmiştir. 26 Ağustos 1921 tarihinde Başkomutan M.Kemal ATATÜRK “Hattı Müdafaa yoktur Sathı Müdafaa vardır o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı kanla sulanmadıkça terk edilemez” emrinin uygulandığı topraklar olan ÇAL DAĞI’ nın tam karşısı ağaçlandırılmıştır. 100. Yılında KAHRAMANLARIMIZIN ruhları şad olsun”.

“329 KİŞİ ADINA FİDAN DİKİLMİŞTİR”

Karakaya köylüleri imece usulüyle 81 dönümlük araziyi tel örgü ile çevirmişler, su deposu inşa etmişler, oturma alanları yapmışlar ve dağın tepesine bayrak direği dikerek ay yıldızlı bayrağı dalgalandırmışlardır. Ankara, Eskişehir ve Polatlı’dan köylülerin katkılarıyla temin ettikleri yaklaşık 3000 adet değişik türdeki fidanı şehitlere ve atalarına adamışlardır. Faaliyetlerini Sosyal medyalardan duyurulması ile birlikte dünyanın dört tarafına yayılmış köydeşlerimizden ve çeşmesinden suyunu içenler ilgi duymaya ve yardım yağdırmaya başlanmış ve toplam 329 Kişi adına fidan dikilmiştir. Bu sadece bir fidan dikme olayı değildir. Köylülerin birlik beraberlik içinde bir birileri ile yardımlaşarak sevgi ve saygı çerçevesinde 140 yıllık tarihinde imece usulü ile ne kadar kuvvetli olduğunu göstermektir.

Tüm köydeşlerimizin katılımıyla 3 Nisan da yapılması planlanan Ağaç Dikme Bayramı ve Töreni sokağa çıkma yasağı nedeniyle iptal edilmiştir. Ağaçlandırma yaptığımız tepeden 30.kilometre yarıçaplı bir daire çizersek tüm muharebe bölgesini içeri almaktadır.

Alagöz Karargahında bulunan Halide Edip Adıvar Türkün Ateşle İmtihanında Çal Dağı Muharebelerini Şu Şekilde Anlatmaktadır: “ “Bir hafta olmadan çal tepesi düştü. Korkunç bir sükut. Mustafa Kemal Paşa aşağı yukarı dolaşıyor ve geri çekilme emri verip vermemekte tereddüt ediyordu. Bir zabit odaya girerek : Fevzi Paşa sizi telefonda arıyor efendim dedi.

Gece yarısından sonra saat tam 02.00. Bana orası o gece bir tiyatro sahnesi gibi gelir. Mustafa Kemal Paşa karşı ki odada telefon ediyor, bende kapıya dayanmış dinliyorum. Sofa ayakta duran zabitlerle doluydu. Herkes bekliyordu.

Mustafa Kemal konuşuyor siz misiniz Paşa Hazretleri ?

NE? VAZİYET LEHİMİZE Mİ DEDİNİZ? DOĞRU ANLADIM MI? Haymana hemen hemen işgal edilmiştir.

NE Yunanlılar kuvvetlerin sonuna gelmiş ricat mı edecekler?

Orada duranların yüzleri ışıldıyordu. Hemen plan yapmaya başladı.

M.K.Paşanın gözleri o gece DANTE nin cehenneminde yananların gözleri gibi acı içindeydi.

Dinleniniz paşam yatınız dedim.

Hayır hadi bir kahve daha içelim diyerek ALİ Çavuşa seslendi.

EĞER BAZEN TESADÜFİ BİR HAREKET BİR MİLLETİN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİYORSA, İŞTE FEVZİ PAŞANIN TELEFONU BÖYLE BİR TESADÜF OLDU.”

 Türk fırkası 1500, karşısında 3 yunan fırkası her biri 3000 er kişiydi. Yunanlılar güçlerinin üçte birini kaybetmişlerdi. Bir Yunanlı esir bana şöyle dedi “Bize her tepeye hücumda arkasında ANKARA var diyorlardı 16 gün geçti ANKARA görünmedi.”

“AĞAÇ DİKTİĞİMİZ COĞRAFYA O COĞRAFYADIR”

Eğer o gece Yunanlılar kazansaydı. Ankara’daki Hükümet merkezinin Sivas veya Kayseri ye taşınma emri verilecek ve savaşın sonra nasıl devam edeceği meçhuldür. Yani şu anda ağaç diktiğimiz coğrafya o coğrafyadır” dedi.

HBR: ŞEVVAL AKGÖZ