Ana sayfa HAYDAR BİRCAN İsrail korkuyor

İsrail korkuyor

261
0

Kaldırılsın Müslümanlar çekilsin ada ile hiçbir ilgileri kalmasın. Böylece Kıbrıs’ı bütünüyle elimize geçirelim. Oradaki Dikelya’yı bir Amerikan üssü yapalım, bu üs vasıtasıyla İsrail’in emniyetini koruyalım! Çünkü İsrail, her ne kadar kurulmuş ise de bir buçuk milyarlık İslam aleminin ortasında bulunduğu için, hep korkulu rüyayla yalıyor. Bir gün bunlar birleşir, beni denize dökerlerse diye korkuyor. Bunun tedbirini almayı her şey den önemli sayıyor. Ondan dolayı da Kıbrıs adasına çok büyük önem veriyor.

Son 30 yıldan beri, ille de “Kıbrıs, Kıbrıs, Kıbrıs…” demelerinin temelinde yatan sebep budur. Kıbrıs Karpaz Yarımadasıyla elini Türkiye’nin bağrına uzatmış Türkiye’nin koynunda bulunan bir adadır. Bu ada maazallah yabacıların elinden olacak olursa, buradan Anadolu’ya sıçramak buradaki hava üslerinden Anadolu’nun her yerine süratle ulaşma çok kolaylıkla mümkün olur. Hatta, buradaki orta menzilli füze rampalarıyla Anadolu’nun çeşitli yerlerini tahrip etmek mümkündür. Kıbrıs, Akdeniz’in ortasında yüzen büyük bir uçak gemisine benziyor. Bunu ele geçiren Akdeniz’e hakim olur. Bundan dolayıdır ki Türkiye için hayati önemi vardır. Kıbrıs’ta en ufak bir taviz verilmeye kalkışıldığı takdirde bu çorap söküğü gibi gelir. Önce Kıbrıs’ın elden gitmesini doğurur. Arkasından Ege gelir, arkasından Doğu Anadolu gelir. Arkasından Ermenistan gelir, Bizans gelir…

Kıbrıs, Türkiye’nin bütünlüğünün bir sigortasıdır. Kıbrıs demek, Türkiye demektir. Kıbrıs, Ortadoğu’nun barışı, İslam aleminin huzuru ve Türkiye’nin korunması için büyük öneme sahiptir.

Biz Kıbrıs Barış Harekatı’nı bütün bunları dikkate alarak yaptık. Hem katliamı durdurduk, hem de Anadolu’muza bakan tarafın Türklerin elinde bulunması suretiyle, Türkiye’nin güvenliğini sağladık.

Kıbrıs Barış Harekatı, Osmanlı’nın toprak kaybetmeye başladığı Karlofça Antlaşması’ndan bu yana, son 300 yılda kazanılan en stratejik zaferdir. Bugün Batı’nın baskısıyla Kıbrıs’ta taviz vermeyi düşünenler, bu tarihi gerçekleri göz ardı edemez. Kıbrıs Barış  Harekatı kararı nasıl alındı? Türk Ordusunun Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez yurt dışına çıktığı bu harekat nasıl gerçekleşti? 1974 Barış Harekatı kararını nasıl aldığımıza ilişkin detayların bilinmesinde fayda görüyorum.

Ecevit İngiltere’te gidecek. İngilizlerin ne diyeceği belli değil. Biz, hükümetin MSP kanadı olarak Ecevit Afyon’dayken Genel İdare Kurulu toplantımızı yapmıştık. Halk Partisi’nin önemli bir kısmı “Bu macera olur. Sakın böyle bir şey yapmasın. Bu bütün dünyaya savaş açmak demektir.” diyordu. Bu yüzden ne Bakanlar Kurulu ne Milli Güvenlik Kurulu olarak kesin bir karara varılmıştı. Bununla beraber olayın gecikmemesi gerektiği için havaalanında askerlere, “yükleyin ve bu harekatı başlatın!” dedim.

Biz. MSP olarak Bülent Ecevit’in İngiltere’ye gitmesini başlangıçta uygun bulmuyorduk. Bize zaman kaybettiricekti, oyalanacaktık, İngilizlerle yapılacak bir harekat Ada’nın dolaylı yoldan yine yunanlılara verilmesi demekti. Türkiye, Kıbrıs’ta garantör devletti. Garantör devlet olarak müdahele hakkımız vardı.

Başbakan Ecevit’i, Londra’ya uğurladıktan sonra kuvvet komutanları ile havaalanında görüştük. Sampson Ada’da ihtilal yapmış ama herkes onu hemen kabul etmemiş. Makarios taraftarlarıyla Sampson arasında çeşitli yerlerde silahlı mücadele oluyor. İşte biz bu kargaşadan yararlanmaya önem veriyorduk. Kuvvet komutanları dedi ki; “Bize kesin emir verilmesi lazım. Çünkü bizim askerimiz iki defa bir nevi düş kırıklığına uğramıştır. Bize “Gemileri yükleyin!” dediler. Bizde yükledik. Arkasından ABD Başkanı Johnson’un mektubu üzerine “Hayır, geri dönün!” dediler. Biz askeri İskenderun’a geri indirdik ve böylece bir geri manevra görüntüsüne büründü yaptığımız iş. Sonra ikinci kez Sayın Demirel zamanında yine “gemileri yükleyin!” dendi. Yükledik. Ancak ikinci kez de askerimizi Kıbrıs yerine geri dönüp kendi topraklarımıza çıkardık. Bugün siz bize yükleyin ve yola çıkın derseniz ve ondan sonrada yoldan geriye çevirirseniz, biz artık bu askeri hiçbir zaman hakiki harekatın yapılacağına inandıramayız. Bunu önemini dikkate alarak talimatınızı verin. “ o an kendilerine şu suali sordum:”Şimdi şu anda farz edin ki biz hükümet olarak bu emri size verdik. En erken ne zaman Girne’ye çıkartma yapacaksınız?”

Dediler ki: “Bizim birtakım birliklerimiz, İskenderun’da, komando birliğimizde Niğde’de. Her türlü silahlarıyla beraber gemilerin hepsini yüklemek ve hareket edip Ada’ya gitmek en erken cumartesi günü sabahleyin olabilir.”

Sayın Ecevit, Londra’dan döndüğü zaman gemiler yüklenmişti. Ertesi gün sabahleyin limandan ayrılacakları noktadaydık. Daha önceki iki çıkarmada olduğu gibi geri dönüş olmaması için, komutanlarla beraber Ecevit’i ikna noktasında hazırlık yapmıştık. O bize Londra’daki görüşmelerini anlattı. (devamı gelecek)

SAADET PARTİSİ İLÇE BAŞKAN YARDIMCISI VE YÖNETİM KURULU ÜYESİ HAYDAR BİRCAN