Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz Facebook-Whatsapp: CIA’ya Bilgileri Gönüllü olarak mı Veriyoruz?

Facebook-Whatsapp: CIA’ya Bilgileri Gönüllü olarak mı Veriyoruz?

166
0

Bilgisayar yazlım ve donanımını kendine iş edinen bir arkadaşım var… Facebook’un yeni yayılmaya başladığı zamanlardı, on yıldan fazla oluyor, “Facebook CIA’nın kontrolünde” demişti. Kendisi Facebook hesabı açmadı.

Fakat aynı arkadaşın, çok az kullanmakla beraber, Whtsapp hesabı var. Whatsapp kimin? Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’in.

“Şeker çocuk” anlamına gelen Zuckerberg’in CIA ile ilişkisi var mı?

Bunun hiçbir önemi yok! CIA, istediği zaman ondan ve şirketinden bilgileri alır.

Kaldı ki zaten, biz kendimiz; kendimize, ailemize ait bilgileri hatta “sırları” gönüllü olarak dünyayla paylaşıyoruz… Bilgi ve sırları kendimiz veriyoruz.

Sabah kahvaltıda neredeyiz, ne yedik? Öğlen nerede, kimlerle birlikte olacağız? Hafta sonu nerede kimlerle, hangi etkinliklere katılacağız? Üzgün mü, neşeli mi, mutlu mu hissediyoruz?

Çocuklarımız, torunlarımız, arkadaşlarımız; hepsi, fotoğrafları, videolarıyla herkese, her ülkeye açık değil mi?

Hepsini canlı canlı bildirmiyor muyuz?

Bunların bir mahzuru var mı? Veya saklayacak bişeyimiz var mı?

Sakınca görmüyorsak paylaşabiliriz. Sakıncalıysa, niye paylaşıyorsunuz?

Sen, bütün sırlarını dünyaya açık bir biçimde paylaş, sonra, bilgilerimi kullanıyorlar diye sızlan!

Hiç adil ve insaflı değil!

Whatsapp, şimdi, bizden bilgilerimizi kullanmak için izin istiyormuş!

Bunlar ticarette, sağlık, belki siyaset alanında… Vs. kullanılabilecekmiş!

Aman efendim, estafurullah! Ne demek? Bilgiler bizim değil sizin! Lafı mı olur?

Sanki şimdiye kadar hiç kullanmadınız!

Bazı arkadaşlar, “ben Facebook kullanmıyorum, İnstagram kullanıyorum” diyor. Sanki bir fark varmış, sanki daha güvenliymiş gibi… Bir kere, o da “Şeker Çocuğun”… Öte yandan, yeni moda eğilim olan İnstagram’daki paylaşımların çok daha ayrıntılı ve daha sık yapıldığını gördüm. Yani daha fazla bilgi ve sır ortada…

BEDAVA’NIN BEDELİ VAR

Benim gibi, çocukluğunda, telefonu bile ancak haftada bir gün gittiği sinemadaki filmlerde gören bir kuşak için, “dijital iletişim” inanılmaz! Akıl almaz! Müthiş! Olağanüstü! Mucize ötesi bişey!

Neredeyse bedavaya evin içindeki kullanıcıdan, Almanya, Fransa, ABD, Çin…Vs. dünyanın her yeriyle anında, son derece net, görüntülü görüşebiliyorsunuz!

Yahu, bu kadar harikulade bir hizmet bedavaya olur mu?

Elbette onun da müthiş, inanılmaz, akıl almaz, olağanüstü bir bedeli olacak!

Bedeli: Bilgileriniz, sırlarınız!

Misal sağlık sırlarınız:

Dün akşam (11 Ocak), BloombergHT’de örnek verildi. Biz öldükten yıllar sonra, çocuklarımıza, “senin anne-babanda şu rahatsızlıklar  vardı. Genetik olarak size de geçmiştir. İşte bu da ilacı”, diyebilecekler.

İşinize gelirse!

Gelmezse!

Fişi çekmeniz lâzım!

Veya daha akıllı olmalı… Sırlarımızı gönüllü olarak ortalıklara saçmamalıyız!