Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ EN UZUN SÜRE AÇ KALABİLEN KUŞ

EN UZUN SÜRE AÇ KALABİLEN KUŞ

130
0

Her canlının açlığa bir dayanma süresi vardır. Örneğin, ortalama olarak yeni doğmuş bir bebek üç gün, yetişkin bir insan beş-altı hafta, köpek beş hafta, tavşan iki hafta, sıçan üç gün tam açlığa dayanabilir. Doğada açlığa daha uzun süre­ler dayanabilen hayvanlar da yok değil. Burgonya denilen bir salyangoz türü altı-yedi ay aç kalabilir. Bazı akreplerle birlikte timsahların da fazla vücut ısısına ihtiyaç duymadıklarından bir yıl gibi uzun süre hiç zorlanmadan açlığa dayanabildikleri tes­pit edilmiştir. Hatta timsahlar iki yıl boyunca hiç kıpırdama­dan avlarını bekleyebilirler.

Kuşlar dünyasının en uzun süreli aç kalabilme rekoru ise İmparator penguenlere aittir. Özellikle erkekleri ortalama 134 gün aç kalabilir. Baba imparator pengueni, dişinin bıraktığı yumurtaya uzun İmparator pengueni bir deniz kuşu olup sadece denizde av­lanır. Balıklar, mürekkep balıkları ve kril adı verilen planktonik canlılarla beslenir. İmparator penguenler gruplar hâlinde avlanırlar. Bu gruplar direkt olarak balık sürülerine dalar, oraya bu­raya çok hızlı hareket ederek gagalarına gelen neyse onu kapar­lar. Küçük avları hemen suyun içinde yerken daha büyük avları parçalamak için su yüzeyine çıkarlar. Av esnasında imparator penguenler büyük mesafeleri kat ederler. Bu esnada 36 km/saate kadar hıza, 535 metre kadar derinliğe ulaşırlar. Acil durumlarda yirmi dakikaya kadar su altında kalabilirler. Su ne kadar berraksa o kadar derine dalarlar. Görerek avlanırlar, yani duyarak avlarını hissetmezler, onları yakalamak için görmek zorundadırlar.

İmparator penguenleri ilk kez üç ile altı yaşları aralığında üremeye başlar. Kuluçka yerine doğru, donmuş deniz üzerinde karaya, 200 kilometreye kadar yürürler. Bu yer, Antarktika ya­zında buzun erimediği bir çevre olmalıdır. Nisanda çiftleşme zamanı başlarken Mayıs-Haziran (Antarktika kışı) kuluçkaya başlarlar. Diğer penguen türleri gibi yuva kuramazlar çünkü çevrelerinde kardan ve buzdan başka hiçbir şey bulunmamak­tadır. Ancak yumurtalarını soğuğa dayanamayıp donacağı için buzun üzerine de bırakamazlar. Bu nedenle imparator penguenler, yumurtalarını ayaklarının üzerinde taşırlar.

İmparator penguenler yumurtalarını bir an bile ayaklarının üzerinden indiremezler. Bu nedenle hareket kabiliyetleri yok gibidir. Sadece ayaklarını sürükleyerek birkaç metre ilerleyebi­lirler. Küçük kuyruklarını üçüncü ayak gibi kullanır ve topuk­larının üzerinde durarak dinlenirler, bu esnada ayak parmak­larını yukarı doğru dikerler ki değerli yumurtaları buza değip donmasın. Penguenin tüyleriyle örttüğü ayakları dışarıdan 80 derece daha sıcaktır ve bu sayede yumurtası dondurucu soğu­ğu kesinlikle hissetmez.

Yavrular yaklaşık 64 günlük kuluçkadan sonra, temmuz ortalarından itibaren yumurtalardan çıkarlar ve yetişkin hâle gelmek için ocak (Güney Yarımkürenin yazı) ayına kadar za­manları vardır. Kafaları siyahtır; boz renkte narin ayva tüylere ve gözlerinin çevresinde beyaz bir halkaya sahiptirler. İlk baş­ta yukarıda belirttiğimiz gibi erkekler yavrularını sütümsü bir maddeyle beslerler. İşte tam bu kritik günlerde dişiler görünür. Dişiler döndüklerinde seslenmeye başlarlar ve erkekler de onlara  karşılık verir. Eşler birbirlerini çiftleşme sırasında seslerinden tanırlar.