Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Nazara Karşı Kurşun Nasıl Dökülür?

Nazara Karşı Kurşun Nasıl Dökülür?

343
0

Bilimsel açıdan bakıldığında kurşun kararlı elementler içinde en yüksek atom numarasına sahiptir. Yumuşak, ağır, zehirleyici, kolay şekil alan, dövülen bir maddedir. Üç bin yıllık geçmişi olduğu bilinir. Kurşun, sanayi dallarında birçok alanda farklı özelliklerinden dolayı kullanılır.Nazara karşı kurşun döktürmenin kökeninde, bu maddenin ayrıştırma özelliğinden dolayı negatif (olumsuz) enerjiyi dağıtarak pozitif (olumlu) enerjiyi güçlendirdiği inancı yatağı düşünülür. Şamanlardan günümüze kadar gelen bu âdet, insana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak uygulanan sihir kökenli bir ritüeldir. Şamanlar bu rituele, “Kur* Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdir. Halk dilinde ise nazarla, büyüden ileri gelen hastalıklarla ruh rahatsızlığının giderilmesi için bir şifa yöntemidir. Başka bir deyişle olumsuz etkilerden -cin, peri gibi- arınma metodudur. Kurşun, bu işte denenmiş ocaklı ve izinli ihtiyar kadınlar tarafından dökülür. Ocaklı demek, kurşun dökücünün daima bu isle uğraşmış bir aileye mensup olması, izinli ise bu aileden kendisinden önce kurşun dökücülük yapan kimseden kurşun dökmek için destur yani el almış olmasıdır. Ocaklı ve izinli olmayanlar kurşun dökücülük yapamayacakları gibi şayet yapanın ayakları üzerinde tasa dökülür. Nihayet hastanın yattığı odanın sağ köşesiyle oda veya sokak kapısının eşiği üzerine derede patlarsa o bölgede bir şeylerin ters olursa da bu kişilerin kurşun dökmesinden şifa beklenmez. Kurşun dökmenin kendine özgü bir yöntemi ve geleneği, bu hususta kullanılan bazı alet ve malzemeleri vardır; kurşun eritecek madeni çukur bir kepçe, su koymak için madeni geniş ve derince bir tas, hastanın başına örtülecek kalınca bir pestamal, 250-300 gram ağırlığında kurşun külçesi veya parçaları. Bu malzemeyi bir sepet, bir torbaya da çanta içinde kurşun dökecek kadın beraberinde getirir ve işini bitirdikten sonra bunları toplayıp geri götürür. Kurşun şu şekilde dökülür: Külçe veya parçalar hâlindeki kurşun, madeni çukur kepçeye, kepçe de ateş üzerine konur.Kurşun eridikten sonra hastanın başı ve vücudu peştamal veya çarşaf gibi kalınca bir kumaşla örtülür. Madeni tasa su konur, kurşuncu kadın içinde erimiş kurşun bulunan kepçeyi sağ eline, su tasını sol eline alır. Erimiş kurşun önce hastanın başı üzerinde su dolu tasa birdenbire dökülür. Kurşun dökülürken dökücünün besmele çekmesi, “Benim elim değil; Ayşe, Fatma Anamızın eli” demesi usuldendir. Bundan sonra kurşun kepçede tekrar eritilir, bu defa hastanın göbeği üstünde tastaki suya dökülür. Bu da bitince bir daha eritilmiş kurşun hasta 896 ne kurşun dökülmesi tekrar edilir. Kurşun suya dökülürken gittiğine, bir hastalık olduğuna inanılır. Aynı sudan hastanın alnına, bileklerine, avuçlarına ve ayaklarının altına sürülmesi de âdettir. Bazı kurşuncu kadınların kurşun döktükten sonra hastayı üç defa oda kapısından atlattıkları görülmüştür. En sonunda kurşun dökülen suya bir miktar ekmek doğranır. Bu ekmek dört yol ağzında köpeklere verildiği gibi tastaki su da cin ve perilere ikram için bir köşeye serpilir. Erimiş bir hâlde su tasına dökülen kurşun tasta ve su içinde sertleştikten sonra tekrar eritilmeden önce kurşuncu kadın tarafından incelenir. Kurşun külçesi fazla kirliyse nazarın veya büyünün şiddetine ya da cin ve perilerin çok gücendirilmiş olduğuna hükmedilir. Külçe üzerindeki kirlilikler, parlak ve temiz bir parçaya tesadüf edilirse hastanın yüreğinin temiz olduğuna ve hastalığın çabuk geçeceğine inanılır.Kurşun dökücü kadına hizmetine karşılık para verilmesi gerekir