Ana sayfa HAYDAR BİRCAN ISPARTA UÇAK KAZASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

ISPARTA UÇAK KAZASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

319
0

Bundan tam 13 sene once fakat belki unutulmuştur fakat bizler unutmadık. Çünkü unutturacak bir kaza değil. O uçak İstanbul-Isparta seferini yapan tarifeli yolcu uçağı ısparta yakınlarında tam olarak tespit edilemeyen bhir sebeple dağa çakılmış ve 50 yolcu ve 7 mürettebattan kurtulan olmamıştı. Bu uçağın düşmediği, düşürüldüğü neredeyse kesinlik kazanmıştır. Çünkü uçak yolcuları arasında bulunan Türkiye’de toryum madeni ile ilgili çok önemli bir proje üzerinde çalışmakta olan Boğaziçi Üniversitesi’nden Prf. Dk. Engin Arık ile Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat İle Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan’da hayatını kaybetti. Bu kıymetli ilim insanları, Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayacağı gibi, büyük bir servet olarak zenginlik kaynağımız toryum madeni üzerinde çalışıyorlardı. Rahmetle andığımız bu ilim insanlarımızın unutulacak birileri değil acaba adalet reformunda böyle kazayla ölen bilim adamlarımız varmı yoksa unutuldumu eğer bunların fiil olayların tam manasıyla açıklanmadı işte. İnsanın bazı aklına bunların bir suikastmi oldu diye insanın aklına gelmektedir. İşte böyle olaylar bir netice kazanmadıkça işte böyleleri yoksa bir kurban gittikleri anlaşılıyor. Yine üzüntü ile ifade edelimki bu kaza süsü verilmiş dosyaları  zaman aşımı sebebiyle kapatılmış, çok kıymetli insanlarımız ve projeleri terk edilmiştir. Bu elim olaydan sonra çalıştıkları dosyalarda yön değiştirilerek adeta rafa kaldırılmıştır. Aslında bilinmezliğe terk edilen sadece bu insanlarımız değildir. 2000’li yılların başından itibaren gerek ASELSEN’de gerek diğer bilim araştırma birimlerimizde çok önemli projeler üzerinde çalışan pek çok ilim insanımız intihar veya değişik kaza süsleri verilerek şehit edilmişlerdir. Hatırlayabildiklerimizin isimlerini yazalım. Ümit Kök, Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal, Evrim Yançeken daha birçok bilim ve araştırmaları hatırlayamadığımız başkaları ne kadar üzücü ve mahcubiyet kaynadığır ki her biri birbirinden önemli projelerde çalışıp mesafe almış bulunan bu ilim insanlarımızın nasıl olupta bu tür cinayetlere kurban edildiği ve sebepleri halen tam olarak aydınlatılmayan dosya kapatılmış veya sürüncemeye bırakılarak unutulmuşluğa terk edilmiştir. Türkiyenin ilim keşif ve icat alanında neden halen olması gereken yerlerden çok gerilerde olduğunun bir göstergeside bu değilmidir. Devletimiz bildiğimiz veya bilemediğimiz imkanları tam seferber ederek bu tür projelerde çalışsam ilim insanlarımızı neden koruyamadı? Hala da umursamazlık devam etmiyor mu? Son bilinen bu tür cinayetler 2017 ve 2018 yıllarında olduğuna gore gerekli etkin korumanın ve bu insanlarımızın hangi yöntemler kullanılarak intihara veya ölümcül kazaya sürüklendiği belirlenerek fail veya failleri geçmişe ve geleceğe yönelik birçok işlet-deviretmodelleri veya başka şekillerde trilyonlar önceliği olmayanhafriyatlara betonlara ve harcanırken gözümüz gibi korumamız teknik ve ilmi ekiplerimizi koruyup onlara her imkanı sunmuş olsaydık şımdi acaba nerelerde olurduk? Diğer taraftan Türkiye’yi dünya zengini yapabilecek bor, toryum, fosfat gibi kıymetli madenlerimizden ve hidrojen yataklarından teknolojik ürünler ve yeni enerji türleri elde etmek için acaba ne gibi çabalarımız var? Geçen yıl Kütahya Emet’e gittiğimizde kardeşlerimiz anlattılar. Bor madenini işleyecek tesisler ve onlasrı geliştirmek için Milli Görüş Lideri Erbakan Hocamızın yaptıklarının üzerinde hemen hemen hiçbir ilave edilmemiş. Tıpkı Bolvadin Alkoloid Tesisleri’nin Geliştirilip Türkiye’de yeni kaynaklarını meydana getirecek oluşturulmadığı gibi.  Bu durum bize bu servetlerimizinde ipotek edilip edileceği endişelerini vermektedir.Bu endişelerimiz yazdığımız gerçekler gözönüne alınarak hiç de düşünceler cinsinden sayılmamalıdır. Başta Erbakan Hocamız olmak üzere bu ülkenin kalkınması için teknolojik çalışma yaparken hayatlarını feda etmiş olan bütün bilim teknik ve araştırma görevlilerine ve yardımcılarına Allah’tan rahmet diliyoruz. Böylece bundan sonrası için gerekli tedbirlerin alınması, aynı zamanda kederli ailelerin teselli bulması temennilerimizi tekrarlıyoruz. Ayrıca yerüstü, yeraltı, su altı ve uzaydaki milli servetlerimizin korunup kollanması ve gereğince işte böyle kıymetli madenlerimizin olupta işletmeye mümkün olarak türkiye gibi bir ülke bu sahgip olduğu neden faize yöneliyor. İşte elbette bunda birşeyler vardır.

SAADET PARTİSİNİN YAPTIĞI YAZILI BASIN AÇIKLAMASI YAPAN BAŞKAN YARDIMCISI HAYDAR BİRCAN