Ana sayfa Köşe Yazarlarımız ANKARA ABİDİNPAŞA KÖŞKÜ

ANKARA ABİDİNPAŞA KÖŞKÜ

298
0

(ANKARA ZABİT NAMZETLERİ TALİMGÂHI)

Birinci dünya savaşı 1918’de sona ermiş yenik sayılan Osmanlı devleti savaşın bedelini ağır ödemişti. Savaş sonrası imzalanan anlaşmalar tarihi boyunca özgür yaşamış bir milletin kendi vatanında başka milletlerin egemenliği altına girmesi anlamına geliyordu. İşte bu zor günlerde Türk milleti Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlık için ulusal bir direniş başlatmıştır.Bu direnişin merkezi ise; 27 Aralık 1919 tarihinden itibaren Ankara olmuştur.

16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edildikten sonra Ankara kurtuluşu bekleyen vatanın tek kurtarıcısı konumuna gelmiştir. Ankara’nın hayat damarlarından biri de İstanbul’dur. Anadolu’daki mücadeleye destek için İstanbul’u terk edenler arasında okulları işgale uğramış Askeri Okullarda bulunmaktaydı. İstanbul’dan ayrılırken de depolardan yanlarına silah ve mühimmatta almışlardı.  Kimisi karayolunu kimisi de deniz yolunu kullanarak İstanbul’dan ayrıldılar. Ankara’ya ulaşanlar kuleli ikinci ve üçüncü sınıf ve Harp Okulu öğrencileri dağınıkta olsa misafir edilmişlerdir. Mustafa Kemal 24 Haziran 1920 günü mevcutları yüz kişiye ulaşmış bu genç öğrencileri ziyaret eder ve bir talimgah kurulmasını emreder.

Bu girişim düzenli ordunun kurulması için çok önemliydi. Milli Mücadelede düzenli bir ordu için subay kadrosuna ihtiyaç vardı. Ankara Cebeci semtinde Abidinpaşa Köşkü ve çevresinde bir talimgah oluşturarak subay okulu kuruldu. Bu okulun ilk öğrencileri İstanbul’dan kaçıp gelen bu öğrencilerle eğitim durumları uygun görülen diğer gençlerdi. Okul subay, hesap memuru, çeşitli sanatkar kollarında olmak üzere ihtiyaç duyulan insan kaynağını karşılıyordu.

Ankara’da büyük fedakarlıkla kurulmuş olan Zabit Namzetleri Talimgahı ve çevresinde kurulan barakalarda oluşan büyük bir eğitim merkezine dönüştürülmüştü. Bu eğitim merkezinde sıra masa olmadığı için yerde oturarak teorik dersler yapılıyordu.Milli Mücadele boyunca Zabit Namzetleri yetiştirdiği gibi  erlerinde eğitim aldığı önemli bir merkez haline gelmiştir.  Bu gençler çok kısa bir eğitim sürecinden sonra cepheye gönderiliyor, cephede eğitimlerine devam edilmeleri isteniyordu. Zabit Namzetleri Talimgâhından mezun olan subaylar ikinci İnönü muharebelerinden itibaren ordumuzda takım ve bölük komutanı olarak görev almaya başlamışlar ve cephelerde büyük yararlılıklar göstermişlerdir.

 Sakarya Savaşında Yunan Ordusunun Ankara hedefine ulaşmamasında bu genç fedakar zabitlerin etkisi büyüktür. Bu genç subaylar kendilerinden sonra gelen zabit namzetlerine ve askerlerine öğrendiklerini savaş içinde öğretmiş ve en önde bulunarak onlara örnek olmuşlardır. Bu nedenle Sakarya Savaşında subay zayiatımız fazla olmuştur ve bu savaş bir subay savaşı olarak anılmıştır.

Milli mücadelenin bu zor günlerinde Ankara’da üç yıl boyunca ordunun subay ihtiyacını karşılayan bu okulu bilenimiz çok azdır. Bu okulu önemli kılan bir diğer olay ise; 1 Temmuz 1920 günü, Mustafa Kemal Paşa ile birlikte, Fevzi Çakmak, Refet Bele ve Kazım İnanç Paşalarla bazı milletvekillerinin katıldığı açılış töreninde Mustafa Kemal’in o genç zabitlere verdiği sözdür.

“Çocuklarım, bu talimgâha henüz Harbiye diyemiyoruz… Çünkü çok eksiğimiz var… Ama ben sizlere, hakkınız olan adınızla hitap edeceğim… Harbiyeliler!…

…İşgal altındaki okullarınızdan, evlerinizden kaçtınız…….Birkaç gün sonra da çok sert bir savaşa katılacak, gerekirse canınızı feda edeceksiniz… Biliniz ki gelecek nesiller bu fedakarlıklar sayesinde, medeni alemde, eşit haklara sahip, bağımsız bir milletin, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür çocukları olarak yaşayacaklardır… Size söz veriyorum!”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk verdiği sözü tutacaktı fakat bu törende bulunan genç Harbiyelilerin çoğunluğu bunu göremeyecektir. Yıllardır muharebe meydanlarında bulunan komutanlar ve Mustafa Kemal bunu biliyordu. Bu nedenle kısa sürede bu gençlerin iyi eğitim almalarını istiyordu. Çünkü;  hem kendi hem de emir komuta ettikleri askerlerin hayatları buna bağlıydı. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, okuldaki eğitimi ve yürütülen faaliyetleri yakından takip etmiştir. Okulu defalarca ziyaret etmiş ve 01 Kasım 1920 günü ilk mezuniyet törenine de bu duygularla katılarak bir konuşma yapmıştır. Tören esnasında okulun şeref defterine şunları yazmıştır.

“ Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti, ya istiklâl ya ölüm ahdiyle yetişen ilk istiklâl zâbitanının ordu ve milletimize takdim ve tevdî olunduğunu görmekle bahtiyarım.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu gençleri cepheye gönderirken bazıları ile son görüşmesi olduğunu düşünerek hüzün ve mutluluğu bir arada yaşadığını düşünüyorum. 19 Mayıs’ta “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolası ile açmış olduğu mücadele bayrağı altında toplanmayı seçen bu gençleri seviyordu. Çünkü bu gençler milletin kara günler yaşadığı bu dönemde ailelerini okullarını terk edip o zor şartlarda kaçarak kafileler halinde Ankara’ya sığınmışlardı. Şimdi de hayatlarını vatanı için hiçe sayarak en ön safta savaşacaklardı. Kurtuluş savaşı boyunca birçok şehit veren Zabit Namzetleri Talimgah mezunları son şehitleri ise 1952 yılında Kore’de Albay Nuri Pamir olmuştur.  

Talimgâhta okuyanlar aynı zamanda Ankara’daki resmî törenlerde görev alarak kurulan yeni ordunun geldiği seviyeyi dosta düşmana gösteriyorlardı. Ankara’nın gözbebeği olan bu talimgah 01 Nisan 1923’te Harp Okuluna dönüştürüldü.

Halen Ankara’da kuruluş binası mevcut olan Abidinpaşa Köşkü’nde Ankara Kulübü Derneği bu okulun anılarının yaşatmaktadır. Hak ettiği değeri göremeyen bu okulun hem kuruluş hem de ilk mezunlarının verilişinin 100. Yılı olan 2020 yılda yine sahip çıkan Ankara Kulübü Derneği olmuştur.

Harbiye ruhu dediğimiz o vatan sevgisi bu okullarda yeşerip filizlenmiştir. Benimde mezun olduğum ve görev yaptığım Ankara’daki Harp Okulundan kaç Harbiyeli cebecideki tepede dalgalanan bayrağın bulunduğu yerde 1920-1923 yıllarında bir Subay Okulu olduğunu biliyor?  Harp Okulu’nun bir devamı olan bu talimgahtan mezun olan Mehmet Cemal, Hamit, Nuri, Hazım, Mehmet Recep gibi onlarca yüzlerce kahramanın yine Ankara’nın topraklarında Sakarya Savaşında şehit olduklarını biliyor?

Devletin kesintiye uğradığı dönemde Zabit Namzetleri Talimgâhının Harp Okulunun bir devamı olduğu ve Kurtuluş Savaşında çok sayıda şehit vermiş bu okulun genç nesillere tanıtılması ve değerlerinin anılması gerekmektedir.

Kaynaklar: 

1. Suat AKGÜL, “Ankara Zabit Namzetleri Talimgâhı’nın İlk Mezuniyet Töreni ve Atatürk’ünKonuşması” Genelkurmay Başkanlığı, ATATÜRK Haftası Armağanı 10 Kasım 2011, s.77.

2. Ali GÜLER, “Milli Mücadele’de Kara Harp Okulu: Fotoğraflarla Ankara Abidinpaşa Köşkü

3. Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi