Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Neden zippo çakmak hiç sönmez?

Neden zippo çakmak hiç sönmez?

73
0

Rüzgârdan etkilenmeyen en eski ve bilinen çakmak markası Zip- po çakmaklardır. Peki, bu çakmak nasıl olur da hiç sönmez?

Bir Zippo çakmağı elimize aldığımızda temelde iki parçadan oluştuğunu görürüz. Bunlar çakmağın iç ve dış kısımlarıdır. İç kısma baktığınızda benzin tutucu pamuk, fitil ve çakmak taşını görürsünüz. Pamuk benzini içinde emip burada tutar. Fitil ise pamuğun içine kıvrılarak yerleştirilmiştir ve bir ucu dışarıda çakmak taşının yanındadır. Çakmak taşından çıkan kıvılcımlar bu fitilin ucunu tutuştururlar. Dış kısım ise adı üstünde iç kıs­mı barındıran ve koruyan muhafazadır. Çakmağa görüntüsü­nü kazandıran dış kısmıdır. Bu kısım metalden oluşur. Gümüş ve altın kaplama olarak bazı modelleri de vardır.

Çakmağın bulunuş hikâyesi de oldukça ilginçtir. Hikâyenin başında George, son derece tembel bir öğrencidir. Sene sonun­da karnenin vahametini gören babası, “Senin adam olacağın yok, bari bir zanaat öğren” deyip oğlanı kendi atölyelerinde olarak başlatır. George burada torna, tesviye, eğe, perdah, gibi metal sanatlarını yavaş yavaş öğrenir. Babasının vefatını   izleyen yıllarda  iştahı açılan piyasaların büyüsüne kapılan George, atölye dâhil ne var ne yoksa hepsini yükselen petrol işine yatırır ve buhranın ilk dalgasıyla tüm sermaye aşırı yük­selerek buhar olup elden gider. Yaşadığı hayal kırıklığı o denli büyüktür ki fırsatını bulsa Teksas’ın tüm kuyularını kundakla­yabileceğim hisseder ama sonraları daha makul bir yol seçmesi gerektiğini düşünerek sakinleşir ve o dönem pek revaçta olan Avusturya çakmaklarını (ülkemizde bilinen adıyla muhtar çak­maklarını) ithal edip satarak ailesini geçindirmeye çalışır.

Söylentiye göre, bir hanımın sigarasını yakmaya uğraşan; ama hafif esinti yüzünden bir türlü başarılı olamayan petrol işçisinin perişan hâlini görünce George’un aklına Avusturya çakmağını rüzgârlıkla donatma fikri gelir. Metal işine verdiği yıllar sayesinde fitilin çevresini gözenekli bir levhayla çevrele­mesi beş dakikasını almaz ve ilk tasarımı daha da mükemmel hâle getirmek için çalışır. Kutusunu, kapağını, menteşesini, fi­tilini, taşını, çarkını son hâline getirip nihayet 1933’te çakma­ğının adını Zippo koyar. Bu adı seçerken dönemin en havalı icatlarından biri olan fermuardan (zipper) esinlendiği bilinir.

İlk yıllarda tek tük satan çakmak, İkinci Dünya Savaşı sı­rasında Amerikan askerlerinin gözdesi olur. Tam bitti derken Kore Savaşı çıkar, ardından Vietnam gelir. Cephenin sıkıntı­larını çakmağın üzerine kazıyan dertli askerler, mektupların ucunu Zippo’yla tutuşturmayı ihmal etmez. Özellikle Vietnam Savaşı’na şahit olan emektarlar şimdi müzayedelerin en ateşli gözdeleri hâline gelmiştir.  Zippo, üretildiği günden beri iç aksamı üzerinde değişiklik yapılmamış nadir teknik numunelerden biridir.