Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Hafıza ve Unutkanlık

Hafıza ve Unutkanlık

191
0

“Evden çıkmadan önce ütünün fişini çektim mi?” “Az evvel gördüm, şimdi anahtar nereye kayboldu?” “Hay Allah, adı neydi?”… Gün boyunca unuttuğumuz bir şeyleri hatırlamak için bir dolu zaman harcarız. Peki, bu zamanı harcarken neden unuttuğunuzu hiç merak ettiniz mi?

Aslında bu konuya farklı bir perspektiften “Hafızamızı Ge­liştirmek için Neler Yapmamız Gerekir?” başlığı altında yer vermiştim ama unutkan biri olduğumdan farklı bir soru tar­zıyla konuyu tekrar ele almam gerektiğini düşündüm.

Öncelikle, “Ben unutkanım” deyip kendimizi etiketlemeye­lim ya da bu durumu bir hastalığın belirtisi olarak görmeyelim. Unutmayalım ki çoğunlukla ileri yaşlarda görülen bu sorunla artık stresli ve yoğun iş yaşamı sebebiyle gençler de karşılaşabi­liyor. Bu durumda unutkanlığın pek çok nedeni olabilir:

Demir eksikliği: Demir, beyin fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar. Yetersiz beslenme veya âdet dönemlerinin yoğun geçmesi gibi nedenler hatırlama faktörlerini et­kileyerek kansızlığımız olmasa bile unutkanlığa neden olabilir, Yaklaşık 150 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, demir ek­sikliği olanların olmayanlara oranla sorulan soruları tekrar sor­ma ihtimalinin iki kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Dört ay boyunca demir desteği alan çoğu kadının, ilk testte başarılı olan gruptan daha iyi hatırlama yeteneğine sahip olduğu gö­rülmüştür. Eğer demir eksikliğinden şüpheleniyorsak doktoru­muzdan demir eksikliğimizin olup olmadığını belirleyen ferritin seviyemizin kontrol edilmesini isteyelim çünkü sıradan bir kan testi kansızlığı tespit etmek için yeterli değildir.

Bellek, yani bilginin beyinde tutulması ve saklanması, bilim insanlarının en çok üzerinde durduğu ve araştırmaların yapıldığı konulardan biridir. Bu konuda üç varsayım bulunur. Bunlardan ilki; uzun süreli bellek ve kısa süreli bellektir. Beyin, her an ulaşması gereken bilgileri kısa süreli bellekte tutup geri­sini uzun süreli belleğe atar. İkinci varsayım; beyinde seslerin, görüntülerin, sayıların ayrı ayrı depoları olduğu ve bilgilerin burada toplandıktan sonra yorumlandığıdır. Üçüncüsü ise 1997’de yapılan çalışmalarda ortaya çıkan bir sonuçtur. Bey­nin elektrokimyasal gücünün tümünün belleği oluşturduğu varsayılır. Bu anlayışa göre beyinde belirli bir disiplin içinde dolaşan bu bio, elektro, kimyasal gücün tümü beyni çalıştırır ve belleği canlı tutar.

Hafıza kayıplarına gelecek olursak; çoğunlukla kazalar, ateşli hastalıklar ve rahatsızlıklarla meydana gelir. Tabii bir di­ğer önemli nokta da yaşla birlikte oluşan hafıza kayıpları yani “bunama “denilen hastalıktır. Beynin olgunlaşma ve gerileme süreci vardır. Gerileme sürecine girilmesiyle hafıza kaybının görülmesi de son derece doğal olarak karşılanır ancak günü­müzde karmaşık ilişkilerde bulunan insan, bilgileri beyinde bilinçli olarak depolayamıyor ve sonuçta problemler doğuyor.

Kısacası; beynin bilinçli ve özenli kullanılmaması hâlinde genç yaşta bile hafıza kayıpları olabilir.

Hafızamızı güçlendirmek için öncelikle beslenmemize dik­kat edelim. Selenyumlu -özellikle bol bol balık- ve potasyumlu yiyecekler yani E vitamini ve glikozlu yiyecekler yiyelim.

Beynimize zaman ayıralım. Her gün beş dakika çevreyle ilişkimizi kesip beynimize zaman ayıralım; özellikle iş ve özel hayatımızla ilgili kararlar verirken. Gözlerimizi kapatalım, de­rin bir nefes alalım, bu nefesi ciğerlerimizde tutarak bir ateş topu hâline geldiğini düşünelim, sonra bu ateş topunun bey­nimize doğru yola çıktığını düşünelim ve son olarak alacağımız karara yoğunlaşalım. Her gün ayıracağımız beş dakikanın iki dakikasında hafıza ve dikkat oyunları oynayalım. Bu oyunlar sırasında okurken, çakşırken mutlaka burundan soluk alalım.

Gazetelerin ekonomi sayfalarındaki rakam, liste ve istatis­tikleri dikkatle inceleyelim ve pazar eklerindeki zekâ oyun­larım çözelim. Okuduğumuz ve beğendiğimiz haber, yazı ve araştırmaları gözlerimizi kapatarak zihnimizde canlandırmaya çalışalım ve düşünceleri sıralayalım. Ayrıca ajanda tutma alış­kanlığını daha da özenli hâle getirelim.