Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Dolma kalemi kim buldu?

Dolma kalemi kim buldu?

199
0

Bugün size İçine mürekkep doldurulan bir depo, altın ya da paslanmaz çelikten yapılmış bir uç (yazma ucu) ve mürekkebi uca ileten hava delikleri ile akıntı kanalları sisteminden oluşan yazmak için kullanılan bir araç olan dolma ka­lemin kimin bulduğunu anlatan ve dolma kalem hakkında bilgilendiren bir yazı paylaşacağım.

Dolma kalemler müzelerde sergilense artık yeridir. Bir za­manların bu zarif yazı aracı maalesef tükenmez kalem­lerin saltanatıyla nostaljik nesneler sınıfına girdi. Yazı yazar­ken pratik olmasa da onunla yazılmış yazıların zarafeti de bir başka olur. Sanırım sırf bu nedenle hâlâ bazı dolma kalem tutkunları var.

İçine mürekkep doldurulan bir depo, altın ya da paslanmaz çelikten yapılmış bir uç (yazma ucu) ve mürekkebi uca ileten hava delikleri ile akıntı kanalları sisteminden oluşan dolma ka­lemin mürekkep besleme sisteminde, kılcal etki ve yüzey geri­limi gibi doğal olaylardan yararlanılır.

Batı’da patenti 150 yılı aşkın bir süre önce alınan ilk dolma kalemler, kılcal etkiden yararlanmıyordu. Yalnızca mürekkep akışını sağlamak için sık sık çalıştırılması gereken bir piston düzeni bulunuyordu. Bu tarz dolma kalemi hayatımıza sokan ilk kişi Fransız Jules Fagart’tır.

Günümüzün dolma kalemlerindeki kanallar  ve hava deliklerinde besleme mekanizma denir.Bunlar ilk olarak ABD’de L.E Waterman tarafından 1880’ler de başarıyla uygulanmıştır.  ABD’de

Watermanm dolma kalemleri çok beğenilmiş ve milyonlarca satılmıştır.   

Dolma kalem içindeki akıtma kanalı, en uygun boyutta olmalıdır. Kanal çok küçük olursa mürekkep akmaz; çok bü­yük o ursa fazla akarak kâğıdı lekeler. Kılcal etki, bir boru içindeki sıvının yüzey gerilimi sonucu ortaya çıkar. Sıvı, bo­runun çeperlerine yapışır ve besleme sisteminin dibinden bir bölümü alınmadıkça akmaz. Dolma kalemde sıvı, mürekkep­tir ve yazma yoluyla besleme sisteminin altından bir bölü­mü alınır. Mürekkep, ucunda dikey bir yarık bulunan kalem ucuna doğru akar. Mürekkebin yüzey gerilimi, bu yarığa yö­nelmesine ama uçtan akıp gitmemesine neden olur. Yazma sırasında ucun hafifçe kâğıda bastırılmasıyla yarık genişler ve mürekkep akar.

Yüzey gerilimi; sıvıyı, düşen bir yağmur damlası gibi küresel biçim almaya yönelten bir özelliktir. Sıvı molekülleri birbiri­ni çeker. Bu yüzden sıvı damlası, tıpkı lastik bir kaba benzer. Bir iğnenin suyun üstünde yüzmesi, bu özelliğe bağlıdır. İğne, gerçekte taşırdığı sudan daha ağırdır ama yüzey gerilimini yok edecek kadar ağır değildir.

Dolma kalemlere mürekkep çeşitli biçimlerde doldurulur. Baz. depolar lastikten ya da ona benzer yumuşak bir madde­den yapılır. Bu tür depolar sıkıştırılıp mürekkebe daldırılır. Kol gevşetilir ve depo, doğal biçimine dönerken mürekkebi emer Baz, dolma kalemlerdeyse bir pistonlu emme düzeni yada şnorkel  bulunur. Kartuşlu dolma kalemler değiştirilebilen kartuş mürekkep deposudur. Dolma kalemin arka ucu açılır, içine kartuş yerleştirilir. Dolma kalem vidalanarak kapatıldığında kartuşun ucundaki mekanizma açılır.

Mürekkep depolarının çoğunda, gerekli basıncı sağlamak için mürekkebin arkasındaki bölmede hava delikleri bulunur. Kullananın isteğine göre aynı dolma kaleme değişik genişlik­te, çeşitli uçlar takılabilir. Dolma kalemlerin, vidalı ya da geç­meli olarak kapatılan kapakları vardır. Bunlar, kalem kullanıl­madığında mürekkebin kurumasını önler ve cepte taşınırken giysileri korur.