Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Kortizon Nedir?

Kortizon Nedir?

204
0

Bugün size böbrek üstü bezler tarafından üretilen yani vücudumuzda bulunan bir hormon olan kortizonun ne olduğunu anlatan bir yazı paylaşacağım.

Kortizon; böbrek üstü bezler tarafından üretilen yani vücudumuzda bulunan bir hormondur. Vücutta, yağ ve karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesini sağlar. Gün boyunca insan vücudunun salgıladığı kortizon mikta­rı farklıdır. Örneğin, istirahat hâlindeki normal bir insanın salgılamış olduğu kortizon miktarı günlük 15-40 mg. ara­sında değişir ancak şişman insanlarda kortizon üretimi %50 daha fazladır.

Gün içerisindeki vücudun salgılamış olduğu kortizon mik­tarı vücut ısısı, kan basıncı, gece ve gündüz olmasına bağlı ola­rak değişim gösterir. İnsan vücudu kortizonu en fazla sabah saatlerinde salgılar, sinir anında ise bu salgılama normalin on katına kadar çıkabilir.

Doğumun üçüncü haftasında başlayıp ölene kadar devam eden kortizon üretimi vücut tarafından az miktarda salgılandı­ğında veya hiç salgılanmadığında dışarıdan alınır.

Pek çok  tedavi çözümü olan kortizon miktarı doktor tarafından doğru bir şekilde  belirlenmelidir. Bu çok önemli bir konudur. Çünkü düşük miktarda kortizonun yetebileceği hastalıklarda yüksek dozda kortizon kullanımı önerilebilir. Bu nedenle kortizon kullanımı sırasında hasta doktor takipte olmalı yerinde ve belirli miktarda kullanımı sağlanmalıdır.

Kortizolün 1937’dc E. Kendall ve Wintersteiner tarafından  keşfedilmesi ve ilk kez 1938de T. Reichstein tarafından keşfedilmesi , 948’de Ph. S. Henchnin bu maddeyi romatizmal eklem olan bir hastayı tedavi ermek üzere ilk kez kullanmasına olanak sağlamış.  Korrizol, kortikosteroidler olarak bilinen (günlük konuşmada basitçe kortizon olarak söz edilen) bir hormon sınıfına dâhildir. Hormonlar vücudun me­saj taşıyıcılarıdır. Kelime kökeni Yunancadan gelir ve “harekete geçirmek” anlamını taşır hormonlar genellikle bir uyarıya ya­nıt olarak özel bezlerden serbestleşirler ve vücuttaki hedeflerine  içinde taşınırlar. Daha sonra hormonlar hedef organların­da çeşitli metabolik süreçleri kontrol altına alırlar. Kortikosteroidlerin güçlü ve hızlı etkisi, çeşitli hastalıkların tedavisinde hızlı bir ilerlemeye yol açmıştır ve üç kâşifine 1950’de Nobel Ödülü kazandırmıştır.

O zaman bile kortikosteroidleri istenen aktivitelerine is­tenmeyen yan etkilerin eşlik ettiği saptanmıştır. Zamanla kişi­ler, kortikosteroidleriıı kullanımının hedefe yönelik olmasına Çabalamış ve kullanımlarını sınırlandırarak yan etkilerden ola­bildiğince nasıl uzak kalınacağını öğrenmişlerdir.