Ana sayfa KONUK YAZAR BABAM’A

BABAM’A

310
0

Şekerrenk bir sabahın iki dirhem bir çekirdek ışıkları vuruyordu bozkırın soğuk kümelerine.. Gök kubbeden inen huzur mefhumlarının izdüşümü yansıyordu kainatın mucize zerrelerine.. Zaman kendi içinde kaynarken sırra kavuşmanın telaşı dehşetengiz yankılara karışıyordu bir Ekim gününde.. Öyle güzel bir var oluş müjdesiydi ki bu, göğün yedi kat tepesi maviliklere boyandı neşvesiyle.. Öyle kadim bir sevginin doğuşuydu ki bu, şuh yıldızlarla bezendi yeryüzü anın büyüsüyle..Öyle tılsımlı bir vakitti ki yeniden ayyuka çıkmıştı tedavülden kalkan sevgi masalları.. Ay altı âlemin karanlığına bir çerağ yakmıştı gelişin, bu dünyaya zarif teşrif edişin.. Sen gelmiştin Babacım! Yanık bir saba rüzgarının ömrümüze değen bütün efkarını silmiştin..

Varlığımız dünyaya bakış attığından beri yeryüzünün bütün sevinçlerini bize hediye ettin, yüreğinde bin lisan ile konuştuğun çocukluğumuzun her nahif anısını sevginle perçinledin.. Var olmuş tüm sözcükleri sabrınla harmanlayarak nakşettin, dünyaya zincirlediğimiz ilk adımları kollarında filizlendirdin.. İlk bisiklete binerken hissettiğim keskin ürkekliği şefkat rezervlerinle yok ettin, ilk bedenimde açılan yarayı sedef bulutlarınlasardın.. Papirüs kâğıtlarına dokunacak incelikte sevdin, her cümlenle bizi.. Yanaklarımızda peyda olan şiddetli yağışlara güneşi içine alan parmak izlerini bıraktın, gökkuşağı renginde bir karnaval sabahına uyandırdın..Abidevî sevginin rengi yerçekimsiz anılarımızı azametli duygularla taçlandırmıştı, hani o ilk araba kullanmayı öğretirken kelimesiz ve hecesiz konuşan kadife yüreğinin yansımaları.. Kıyamayışının her hali bitimsiz bir ezgi doğuruyordu zihnimde, bir doğu musikisinin esrarı kaplıyordu efsunlu sevginin gölgesinde..

Kaderin basık düşüncelerinin soluk görüntüleri tuvalimize renksiz fırçalar dokunduracaktı en nihayetinde, ama çürüme sürecine girmiş bu ölü dünyaları savuran, varlığın olacaktı her seferinde.. Kan rengi sloganıyla bahtımızı çepelleyecekti bazen görece kutsal bu kurgu ağı, bütün mücadele kaynaklarımız içeriden kilitlenen sahnenin dokusunda kaybolacaktı..William Holman Hun’ın Kâinatın Işığı adlı tablosuna resmettiği gibi..Sonra gece göğünde Sirius yıldızının kadim uğuru göz kırpacaktı bize, giyotinlerden canımızı kurtaran semavi dua hep sen olacaktın büyülü sevginle..Senin sesin bergüzardı sırça kalbime eşsiz duyumsamalar yaşatan, sesin ikbaldi çocukluk masumiyetimi çehreme yansıtan.. Senin gülüşün çıplak bir ayazı giydirirdi merhametiyle, sunturlu soğukları eritirdi bitimsiz sevgi hüzmeleriyle.. Senin sevgin Babacım, gök kubbeye ağıt yakan kara bulutları sürgüne gönderecek yücelikteydi.. Sevgin Babacım, kaknem bir hayatın solgun benzine nefes verirdi.. Öyle hipnoz ediciydi ki, mezara teşne ruhlara bile can üflerdi..Bu ne güzel bir sevgiydi, böyle sevilmek ne kıymetliydi.. Böyle sevmeyi nereden öğrenmişti, ne de güzel öğretmişti..

Karlı bir çam ormanında nefes almanın bahtiyarlığı sarardı ruhumu her sarıldığında, hırçın kalbimin dalgaları daha sakin vururdu kıyı şeridine, mahur gözlerinin resitalinde.. Sanki bir nilüfer çiçeğiydim de suda bitip suda yitmiştim..Öyle durgun, öyle huzur verici, öyle dinlendirici..Öyle mutluluk verirdi ki, sonsuza dek bu anı yaşayan kısır bir döngüye girebilirdim ahenkli arp notaları eşliğinde, parlak kanatlı meleklerle..Bilgeliğin sonsuz hürriyeti yaşardı öğütlerinin her katresinde, yaşam ağına bağlardı gösterdiğin her yol berrak ve aydınlık sesinle.. İçimdeki kâhinin önsezileri hep yanılmayı seçerdi kristal cam küremde, varlığının kutsal gücüne koşulsuz bağlılığımın etkisiydi belki de.. Çünkü senin varlığın boşluğun deli uğultusunu bile tanımlayacak bir güç imgesiydi gönül hanemde..

14 milyarlık evrenin herhangi bir zaman diliminde nasıl güzel bir denk gelişti bu öyle..Hakikat yolculuğunda bu nasıl mucizevi bir dokunuştu öyle.. Hiçliğin doğasında seyyahlık eden töz, nasıl böyle bir yaradılışa evrilmişti.. Ve bu cenneti aralayan sevgi topraklarında yeşermek bana neden verilmişti.. İyi ki verilmişti yoksa ben sevilmeyi nasıl bilecektim, sevgiyi neyle tanımlayacaktım, böyle kusursuz sevmeyi nereden öğrenecektim.. İyi ki doğmuştu bu bilge adam, iyi ki doğmuştu yüreğinde sadece salt sevgi barındıran adam.. İyi ki benim babam olmuştu, zamansız sevgi bahçelerinde varlığıyla varlığımı kucaklamıştı..İyi ki benim babamdı, uçsuz bucaksız sevgi saltanatıyla yüreğimi sarmıştı.. İyi ki benim babamdı, başka bir kahraman beni tanımlayamazdı, mahzende gizli kalan kimliğimi açığa çıkaramazdı.. İyi ki şu bir lahzalık dünyada beni buldun, İyi ki milyarca ihtimalden birini bende doğurdun, İyi ki doğdun.. İyi ki doğdun Babacım! Seni çok seviyorum..