Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Barkod Ne İşe Yarar?

Barkod Ne İşe Yarar?

221
0

Bugün size satın aldığımız eşyaların üzerinde bulunan barkodların ne işe yardığını anlatan bir yazı paylaşacağım.

Hepimiz günde en az bir kere ihtiyacımız olan herhangi bir ürünü almak için bakkala veya markete gideriz. Al­dığımız her ürünün üzerinde değişik kalınlıktaki çizgilerden oluşan bir etiket vardır. İhtiyacımız olan ürünleri aldıktan sonra parasını ödemek için kasaya geliriz. Kasiyer satın aldı­ğımız ürünlerin üzerindeki etiketleri tek tek bir el tarayıcı­sından geçirerek size ödemeniz gereken toplam tutarı söyler.

Hiç merak ettiniz mi bu etiketler ne işe yarıyor, etiketin üzerindeki rakamlar ve çizgiler ne anlama geliyor? İşte her ürü­nün arkasında bulunan, genelde dikdörtgen biçiminde olan, birbirine paralel çizilmiş inceli kalınlı çizgilerden ve bu çizgile­rin arasındaki boşluklardan meydana gelen ve siyah çubukların  oluşturduğu bu sembole barkod denir. Barkodlar bilgisayara otomatik veri girişi hızlı bir şekilde sağlanır.

marketler için işlemlerini hızlandırmaları ve stoklarını , daha iyi kontrol edebilmeler, amacıyla hazırlanmıştı ancak sistem o kadar  başarılı oldu ki sürat, her tipte satılan eşyaya konulmaya başlanıldı.

Bir barkodda iki kısım vardır:

Makinenin okuduğu dikey çizgiler kısmı,

İnsanların okuyabildiği 12 adet rakam. İlk altı rakam eşyanın tanım numarası olup üreticiler yıllık bir ücret karşılığında bu kodları uluslararası bir konseyden alabi­lirler.

İkinci gruptaki ilk beş rakam malzeme numarasıdır. Aynı kod birden fazla çeşitteki ürün için kullanılamaz, yani üreti­cinin sattığı her değişik üründe, her değişik paketlemede hat­ta paketlerin koli olarak tekrar paketlenmelerinde hep değişik malzeme numarası verilir. Böylece markette ne kadar mal sa­tıldığı, depoda ne kadar kaldığı hep kontrol altında tutulur. Örneğin; teneke kolayla şişe kolanın kod numaraları farklıdır hatta kutu kolanın bir kolide 6’lık, 12’lik veya 24 adet bulun­ması durumunda bile farklı kod verilir.

Sağdaki en son rakam ise kontrol numarasıdır. Bu numara bütün taranan dikey çizgilerle hafızaya alınan bilgilerin, bir çeşit sağlamasını yapar. Görüldüğü gibi barkodun üzerinde ma­lın fiyatıyla ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Kasiyer barkodu taradığında sinyal sistem içinde bir merkez gider, buradaki bilgisayar barkod numaralarına göre girilmiş ve her zaman değiştirilebilir fiyat bilgisini derhâl kasaya gönder. Bu merkez sayesinde mağazadaki malların fiyatları her

zaman değiştirebilir.

Çeşitli kalınlıktaki dikey kalın ve ince çizgilerle aralarındaki boşluklar, çeşitli kombinasyonlarda dizilerek her biri bit * mı temsil eder, yani altlarındaki rakamın bilgisayar tarafı okunmasını sağlarlar.

Çok değişik barkod çeşitleri vardır; UPC, EAN, EAN-ijj EAN-8, Code 39, Code 93, Code 128 gibi. En UPC ve EAN’dir. UPC numaralama sistemi Kanada ve Amerika’da, EAN-13 numaralama sistemi ise Avrupa Yt Türkiye’de kullanılır.

Ülkemizde de kullanılan EAN-13 sistemi UPC sisteminden türetilmiş bir barkod sistemidir. UPC sistemi sadece Amerika ve Kanada da kullanıldığından uluslararası pazarlarda kullanıl­maya müsait değildir.

EAN İngilizce “European Article Number” kelimelerinin kısaltılmışıdır. EAN sistemi bakkaliye ürünleri başta olmak üzere perakende satılan ürünlerin numaralandırmasında kullanılır. Ayrıca Kitap (ISBN) ve periyodiklerin (ISSN) nu­maralandırılmasında da kullanılmaya başlanmıştır.

EAN-13 sistemi 13 haneden oluşur. İlk üç rakam, ülke veya simge kodunu, takip eden dört rakam firma kodunu, de­vamındaki beş rakam ürün kodunu ve son rakam ise kontrol kodunu temsil eder. Bu kod diğer rakamların hatalı okun­masını engellemek için belli bir formülle hesaplanan kontrol sayısıdır. Barkodun tedarik zincirindeki herhangi bir tarayıcı tarafından okunabilmesini garantilemek çok önemlidir Pera­kendeciler uyumlu olmayan barkodlar için yüksek  cezalar verir. Kontrol sayısıyla yapılan hesaplama işlemi  şöyledir:

Diyelim ki numaralar 8693043021044 olsun (1. sayı _ o 2. Sayı = 6, 3. Sayı = 9 şeklinde). Burada tek ve çift sıralı rakamlar kendi içinde toplanır. Çift rakamlar grubunun topla

örnek:

Tek sıralar toplamı: 8+9+0+3+2+0= 22 Çift sıralar toplamı: 6+3+4+0+l+4= lg Çift rakamlar grubunun son hanesi 18×3- 54 54+22= 76

Elde edilen toplamın birler hanesi 6’yı 10’d 6= «unu elde ettiğimizde kontrol numara^^i

* Çizgi ve boşluklara gelince; siyah çizgiler 1 sayısını, boşluk­lar ise 0 sayısını temsil ederler. En ince siyah çizgi bir birimken (1), en kalın siyah çizgi dört birime (1111) denk gelir. Aynı şekilde en ince boşluk bir birimken (0), en kalın boşluk dört birim (0000) demektir. Çizgi ve boşluklar değişen kalınlıklarda olurlar ve farklı kombinasyonlarda basılırlar. Tarayıcılar kodları okumak için farklı teknolojiler kullanır. En genel iki teknoloji lazer ve kameradır. Tarayıcılar, birçok süpermarket kasasında olduğu gibi sabit veya envanter takibinde kullanıldığı şekilde  cihazlar olabilir.

Barkod birçok ve farklı uygulamada gözle görülür bir başarı kazanmıştır. İlk başarılı barkodlardan olan ve Dr. David Allaıs tarafından geliştirilen Code 39, lojistik ve savunma sanayi uy­gulamalarında geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Code 39 Kni barkodlara göre daha az karmaşık olması sayesinde bugün ^ kullanımdadır. Code 128 ve Interleaved 2 bazı geniş pa­zarda başarı kazanmış diğer kodlardır. B^od sistemi, 1940’ların sonunda Drexel Teknoloji

Enstitüsü ne gelen bir market zinciri sahibinin ada ürün bilgilerini otomatik kaydedecek bir sistem geliştir^ 2 istemesiyle ortaya çıktı. Enstitünün kayıtsız kaldl> I talep, burada eğitim gören lisansüstü öğrencisi Amerikal, Btt nard Silver’in ilgisini çekti ve doktora öğrencisi olan arka  Norman Woodland’a bundan söz etti. Böylece konu üzeri^ birlikte çalışmaya başladılar.

Akıllarına ilk, kızılötesi ışığın altında parlayacak ve Hore. san mürekkeple oluşturulacak desenleri kullanmak geldi ama bunun çok kullanışsız ve yüksek maliyetli olduğu ortaya çıktı. Ardından Norman Woodland, Mors kodu ilkesiyle çalışan ve tarayıcıya okutulabilecek bir etiket düşündü. Mors kodun­dan tek farkı, noktalar yerine inceli kalınlı çizgiler kullanılması olacaktı.

Barkodun henüz oluşum aşamasında ortaya atılan bu görüş modern barkod fikrine çok yakındı ama Woodland ve Silver bu durumda çizgileri tarayıcıya okutmanın çok güç olacağı düşüncesiyle fikri daha da geliştirdiler; 1949’da hedef tahtasındakine benzer iç içe geçmiş halkalar şeklinde bir veri kodu için patent başvurusu yaptılar. Böylece tarayıcının barkoda paralel tutulması zorunluluğu ortadan kalkacaktı.