Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Bin Bir Gece masalları’nın yazarı kimdir?

Bin Bir Gece masalları’nın yazarı kimdir?

95
0

Sinema ve müzik dünyasına da ilham kaynağı olan Binbir Gece Masalları nın yazarı kim, hiç merak ettiniz mi?

Ali Baba ve Kırk Haramiler, Denizci Sinbad, Alaaddinin Si- J JLhirli Lambası… Binbir Gece Masallarında yer alan büyülü diyarlara ait bu masalları duymayan kalmamıştır. Okuyanların ellerinden düşüremediği bu başyapıtın iki önemli kahrama­nı, başvezirin kızı Şehrazat ve ülkeyi yöneten Şah Şehriyar Şehriyar zalim bir hükümdardır. Her gün bir genç kızla evle­nip ertesi sabah onu öldürmektedir. Zeki bir kız olan Şehrazat, buna bir çare düşünür. Şehriyar ile evlenir ve her gece ona bir masal anlatır…

8. yüzyılda Arap Abbasi Halifesi Harun Reşid zamanında Bağdat önemli bir kozmopolit şehirdi; İran, Çin, Hindistan, Afrika ve Avrupa’dan gelen tüccarlarla dolup taşardı. Bu dönemde, şehrin kültürel yapısı da gelişmiş; Arap kültürü özellikle  diğer Doğu kültürleriyle harmanlanmıştı. Bin bir gece Masalları ndaki hikâyeler işte hu dönemde halk hikâyeleri ortak ortaya çıkmıştır. Sözle aktarılan bu hikâyeler sonunda^ hir eserde derlenmiştir. Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Far (Iran) kitabı olan Hazar Afsâna (Bin Efsane) oluşturmuştur 9 yüzyıl dolaylarında hikâyeleri derleyen ve Arapçaya çevirenin masalcı Ebu Abdullah Muhammed El-Gahşigar olduğu söyle­nir. Eserdeki hikâyelerin çerçevesini oluşturan Şehrazat öykü­sünün esere 14. yüzyıl dolaylarında katıldığı düşünülür. Eser Fransızcaya 1704’te çevrilmiş, ilk modern Arapça derlemesi ise 1835te Kahire’de yapılmıştır. Fransızcaya 1704’te çevrilmişse de eserin ve içerdiği hikâyelerin bir kısmının daha önceden batı ya geldiği düşünülür.

Birıbir (îece Masalları, Arap Edebiyatı’nın en güzel eserle­rindendir. Gerek eskiliği, gerek anonim oluşu, bu masalların hızla yayılmasına yol açmıştır; hatta çok sonraları Binbir Gün­düz Masalları adında başka bir seri de ortaya çıkmıştır. Hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen masallar arasında Ali Baba ve Kırk Haramiler ve Alaaddin’in Sihirli Lambası da yer alır.

Hikâyeye göre; Fars kralı Şah Şehriyar Hindistan ile Çin arasındaki bir adada hüküm sürer (eserin daha sonraki biçim­lerinde bunun yerine Şehriyar’ın Hindistan ve Çin’de egemen­lik sürdüğü yazar). Şehriyar karısının kendisini aldattığını öğ­renir ve öfkelenir, tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar. Önce karısını öldürtür, sonra da vezirine her gece kendisine yeni bir hanım bulmasını emreder. Her gece yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi hanımıyla geçirdikten sonra tan vakti hanımını idam ettirir. Bir süre bu böyle devam eder. Vezirin akıllı kızı Şehrazat bu kötü gidişata son vermek için bir plan yapar ve Şehriyar’ın bir sonraki eşi olmaya aday olur.

Evlendikleri geceden başlayarak kardeşi Dünyazad’ın hikâye dinlemeden uyuyamadığını söyler ve her geee Dünyazad’m da yardımıyla çok güzel ve heyecanlı hikâyeler anlatmaya başlar; ama tam şafak vakti geldiğinde hikâyenin en heyecanlı yerinde hikâyeyi anlatmayı keser. Hikâyenin sonunu merak eden Şeh- riyar, Şehrazat’ın hikâyeye ertesi gece devam edebilmesi için idamını erteler. Şehrazat her gece bir önceki masalın devamını anlatıp yeni bir hikâyeye başlar ve yine tam tan vakti hikâyenin en heyecanlı yerinde anlatmayı bırakır. Kitabın sonuna kadar yer alan hikâyeler, Şehrazat’ın Şehriyar’a anlattığı hikâyelerdir. Sona gelindiğinde Şehrazat üç erkek çocuk doğurmuştur ve ev­liliklerinin üstünden uzun bir süre geçmiştir. Kralın kadınlara olan öfkesi ve kötü düşünceleri dinmiş, Şehrazat’ın sadakatine inanmıştır.

Eserin Avrupa dillerindeki ilk baskısı, Fransızcadır ve An- toine Galland tarafından çevrilmiştir (1704-1717). Bu çeviri, eserin daha önce derlenmiş bir Arapça nüshasından yapılmış­tır. On iki ciltten oluşan bu ilk çeviri, Les Mille Et Une Nuits, Contes Arabes Traduits En Français, büyük ihtimalle çevirinin yapıldığı Arapça nüshada bulunmayan fakat çevirmen tarafın­dan bilinen bazı Arapça hikâyeleri de içeriyordu.

Yaklaşık 850 yılında ortaya çıkan Arapça derleme, AlfLayla (Bin Gece) ise büyük ihtimalle, daha önce yazılmış olan Ha­zar Afsâna (Bin Efsane) isimli Fars eserinin özetlenmiş bir tercümesiydi. Eserin günümüzdeki ismi olan Alf Layla wa-Layla (Binbir Gece) ise Orta Çağ’da ortaya çıkmıştır. Bu isim büyük ihtimalle sonsuzluk ötesi sayı düşüncesini sembolize ediyordu; çünkü o zamanlar Arap matematik çevrelerinde 1000 sayısı kavram olarak sonsuzluğu sembolize ederdi. Belki de buradan yola çıkarak eserdeki tüm hikâyeleri okuyan kişinin delireceğine dair bir efsane ortaya çıkmıştır.

Eser, geleneksel Fars, Arap ve Hint hikâyelerinin bir derlemesi olarak görülür; fakat eserde bulunan ünlü hikâyelerden Alaaddinin Lambası ve Ali Baba ve Kırk Haramiler, eserin Avrupa baskısına Antoine Galland tarafından eklen­miştir. Galland bu hikâyeleri Halepli, Marunî bir masalcıdan duyduğunu yazmıştır.

İngilizceye çevirisi Sir Richard Burton tarafından The Ara- bian Nights olarak yapılmıştır. Kendinden evvelkilerden farklı olarak bu çeviri, özgün malzemeyi sansürlememiştir. İngiltere tarihinin muhafazakâr Victoria döneminde yayımlanmasına rağmen bu çeviri, kaynağında bulunan erotik incelikleri ve cinsel tasvirleri içerir. Bu çevirinin yanı sıra daha yakın zaman­larda Fransız doktor J. C. Mardrus’un da bir çevirisi vardır.

Mevcut çevirilerin en doğru ve güzeli; Fransa’daki Bibliotheque Nationale’de bulunan 14. yüzyıldan kalma bir Suriye el yazmasından Hüssain Haddavvy’nin yaptığı Arapça derlemedir.

Binbir Gece Masallarının televizyon ve sinemaya pek çok uyarlaması yapılmıştır. Bunların asıl öykülere olan bağlılığı çok değişkendir. Fritz Lang’in 1921 yapımı Der Müde Tod,, 1924 Hollyvvood yapımı (Douglas Fairbanks’ın başrolünde’ oldu­ğu) The Thief of Baghdad ve onun 1940’daki İngiliz ikinci yap,- mı; Binbir Gece Masalları ndan etkilenmişlerdir.

Hollywood’un Binbir Gece Masallarına dayandırılmış ilk konulu filmi 1942 yapımı Arabian Nights’dır. Başrollerde Şeh razat rolünde Maria Montez, Ali Ben Ali rolünde Sabu D ~ tagır ve Harun Reşid rolünde Jon Hail vardır. Filmin konusu” nun Binbir Gece Masalları ile neredeyse hiç ilgisi yoktur Fi]n ~ de Şehrazat, Halife Harun Reşid’i devirip kardeşiyle evlenmek isteyen bir dansözdür. Şehrazat’ın ilk suikast girişimi başarısız lığa uğrar ve esir olarak satılmasının ardından pek çok macera gelişir. Maria Montez ve Jon Hail 1944 yapımı Ali Baba ve Kırk Haramilerde de rol almışlardır.

Binbir Gece Masallarının en başarılı sinema uyarlama­sı 1992 Walt Disney yapımı çizgi film Alaaddin sayılabilir. Filmde Scott Weinger ve Robin Williams seslendirme yapmış­tır. Bu filmi devam bölümleri ve televizyon serileri izlemiştir.

Sinbad’ın yolculukları, televizyon ve sinemaya birkaç kere uyarlanmıştır. Bunlardan en sonuncusu, seslendirmesini Brad Pitt ve Catherine Zeta-Jones’un yaptığı 2003 yapımı animas­yon Sinbad: Legend ofthe Seven Seas’dir. 1958 yapımı The Se­ven t h Voyage of Sinbad en meşhur Sinbad filmi sayılabilir.

İngilizce olmayan uyarlamalar arasında çeşitli Hint (Boll- ywood) yapımları, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini’nin 1974 yapımı II fiore delle mille e una nottesi, ve 1990 yapımı Fransız Les 1001 nuits sayılabilir.

Televizyon ve sinema uyarlamaları arasında aslına en sadık kalmış olanı, 2000 yılında Amerikan ABC ve İngiliz BBC ka­nallarında gösterilen Arabian Nights dizisi sayılır. Emmy ödü­lünü alan bu iki bölümlük dizide Şehrazat rolünde Mili Avital, Şehriyar rolünde Dougray Scott oynamıştır.

Binbir Gece Masalları müzisyenlere de ilham kaynağı ol­muştur. Rus bestekâr Nikolai Rimsky-Korsakov, 1888’de Şeh­razat adlı eserini tamamlamıştır. Parça dört masaldan esinlen­miştir: Deniz ve Sinbad’ın Gemisi., Kalender Prens, Genç Prens ve Prenses ve Bağdat’ta Şenlik.