Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Eskrim sporu nasıl yapılır?

Eskrim sporu nasıl yapılır?

137
0

Bugün size Eskrim sözcüğünün kökeni, bu sporun hangi çağda ortaya çıktığını nasıl oynandığını anlatan bir yazı paylaşacağım.

Eskrim sözcüğünün kökeni, Germen dilinde korunmak-savunmak anlamında kullanılan kermerı ya da scheirmen sözcüğünden gelmektedir. Kılıçla yapılan bu spo­run temelini, kılıçla dövüş sanatı oluşturur. Eskrimin bir spor dalı olarak gelişmesi, Orta Çağ’da kılıçla yapılan düellolarla yakından ilişkilidir. Satranç gibi birkaç hamle sonrasının dü­şünüldüğü eskrimde bu düşünme süreci çok kısa zamanda gerçekleşmesi gerektiğinden zamanında karar verme, dikkat, sürat ve dayanma gücü gibi kişisel refleks ve yetenekleri geliş­tiren yararlı bir spordur.

Kılıç kullanma ve bunun öğretimi milattan öncelere da­yanmaktadır. M.Ö. 2000’de Çin’de kılıç öğretimi yapıldığı bilinmektedir. Homeros Ilyadasında, M.Ö. 1000 yıllarında Eski Yunanlıların bayram ve şenliklerde kılıçla gösteriler yaptıklarını anlatmaktadır. Bu şenlikler sonraki Yunan devirlerinde de başlıca ustalık gösterileri olarak devam etmiştir Romada ise gençlerin Mars Meydanında toplanarak Vectis adı verilen bir tür kılıçla çalışmalar yapmalarının yanı sıra yine bu devirde askerlere kılıç kullanma hünerinin öğretil­mesinin bir program içine alınması ve bunun bir ödev olarak gladyatörleri çalıştıran hocalara verilmesi kabul görmüştür. Romalılar eskrim sanatına Armatura, başarılı silah kullanan askerlere de Doctore-Armarum adını vererek bu askerlerin gıdayla diğer gereksinimlerini daha fazla karşılamışlardır. M.S. 4. yüzyılda yaşamış Askerlik Sanatı kitabının yazarı Vegece’nin anlattığına göre, bu dönemde eskrim hocaları as­kerlerden kesme hareketinden çok, saplama ve delme hare­ketlerini öğrenmelerini istemişlerdi.

Orta Cağ’da şövalyeler için kılıç başlıca savaş silahı oldu. Fransızlar şövalyelerini kılıç ve diğer saldırı silahlarıyla dona­tarak 1066 yılında ilk Turnuvayı düzenlediler. Epe silahı 14′. Yüzyılda savaşçıların kullandıkları zırhları parçalamak ama­cıyla yapıldı. Uzun ve ağır olduğu için iki elle kullanılan epe, zırhları hem parçalamak hem de kesmek suretiyle savaşçıyı saf dışı bırakırdı.

Eskrim tekniği ilk önce İspanya’da başladı, öğretim için okullar açıldı fakat İtalya’da gelişti. İki elle kullanılan epe 16. yüzyılda bırakılarak yerine İspanyolların yaptıkları Rapiere denilen bir tür epe kullanılmaya başlandı ve o dönemlerde çok yaygın olan düello için en uygun silah olarak kabul edil­di. Daha sonra İtalyan hocalar Marozzo ve Agrippa eskrim kurallarının esaslarını koydular ve öncülüğünü yaptılar. Ma­rozzo 1536da, Agrippa ise 1533 yılında eskrimin ana pozisyonunu anlatan birer eser yazdılar. Bu hocaların oluş­turduğu okulu devam ettiren Fabri ve Giganti Avrupa’nın değişik ülkelerinde bu kuralları yayarak İtalyan hocalarının üstünlüğünü kabul ettiler.

Fabri 17. yüzyılda o zamana dek yapılmayan ayakla ham­le, boşaltma, karşı-boşaltma, ikileme, siper alma, karşılık verme ve zaman vuruşu tekniklerini getirerek eskrimin ge­lişmesinde büyük rol oynadı. Bu arada Fransa’da çok sayıda soylunun düelloda can vermesi üzerine tehlikesiz, ucu keskin olmayan dört köşeli ve hafif bir silah yapıldı. 1653 yılında eskrim hocası Besnard tarafından öğretim metodu yayınla­nan bu silaha, batmaması için ucuna kanca şeklinde bir düğ­me konmasından yola çıkılarak Fleuretyani Flöre adı verildi.

Günümüzde eskrim yukarıda tarihsel sürecini anlattığı­mız uç silahla yapılmaktadır; epe, flöre, kılıç. Bu üç eskrim biçiminin sayı sistemleri aynıdır ama karşılaşmalarda farklı yönleri vardır. Eskrim özel giysiler içinde yapılır. Tel kafesten bir maske, koruyucu bir yelek, sağlam keten ya da branda bezinden bir ceket ve yumuşak eldivenler giyilir. Bu giysiler eskrimciyi yaralanmalardan korur. Eskrim karşılaşmaları, ge­nişliği 1,5 m. ve uzunluğu 14 m. olan bir pistte yapılır.

Flöre olarak adlandırılan silah, 1,1 metre uzunluğunda, ucunda küçük bir düğme ve çan biçiminde bir koruyucusu bulunan ince bir silahtır. En çok 500 gr. ağırlığında olabi­lir. Eskrimi öğrenmede de flöre kullanılabilir. Flöre silahının ucundaki yaylı noktanın rakibin gövdesine bastırılmasıyla sayı kazanılır. Her iki oyuncu da aynı anda bu vuruşu yaparsa sayıyı atak üstünlüğü olan kazanır. Vuruşlar yalnızca gövdeye yapılır, kol ve bacaklara ya da başa değen vuruşlar kuraldışı sayılır Karşılaşmalarda eskrimci kısa, hızlı adımlarla ileri-geri hareket eder. Hücum durumundaysa kol, gövde ve bacak­larının hamle denen açılımıyla rakibini dürter. Savunmada ise rakibin hücumunu savuşturarak vuruş hakkı kazanmaya çalışır. Doğrudan yapılan hamleler rakibi tarafından kolayca savuşturulacağı için eskrimcinin aldatıcı hareketlerle rakibini şaşırtacak hareketler yapması gerekir. Epe, flöreden daha keskin ve ağır bir silahtır. Epede dür­tüşler yalnızca silahın ucuyla yapılır ve giyside iz bırakmaz. Karşılaşma genel düello kurallarıyla yapılır ve özel sınırlama­lar yoktur. Rakibin herhangi bir yerine yapılan dürtüş puan olarak değer kazanır. Aynı anda yapılan vuruşlar iki tarafa da sayı kazandırır. Kılıç ise hem dürtme hem de kesme silahı olarak kullanılır. Düz ve yassı olan kılıcın yarı yuvarlak bir koruyucusu vardır. Rakibin belden yukarısına kılıcın ucuyla ya da kenarlarıyla yapılan vuruşlar sayı kazandırır.

Eskrim karşılaşmaları artık Uluslararası Eskrim Federasyonunun (FIE) yönetiminde yapılmaktadır.

1896’dan bu yana Olimpiyat Oyunlarında da yer alan spor dallarından biridir. Türkiye’de eskrimin gelişmesi, 1903’te askerî okullarda ders olarak okutulmasıyla başladı. 1923’te Türkiye Eskrim Federasyonu kuruldu. Türk eskrim­ciler özellikle Balkan Şampiyonalarımda dereceler elde ettiler. 1993 yılında eskrimin daha çekici hâle gelmesi ve seyircileri sıkmaması için Uluslararası Eskrim Federasyonu tarafından, maç süreleri ve puanlamada bir dizi kural değişikliği yapıldı. Bugün spor akademileri dışında, tiyatro eğitimi veren pek çok sanat okulunda da ders olarak öğretilmektedir.