Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Jokeyler nasıl beslenir?

Jokeyler nasıl beslenir?

229
0

Jokey, at yarışında yarış atlarına binen kişidir. Peki bu kişilerin jokey olmalarındaki kriterler nelerdir? Nasıl beslenirler? Tüm soruların yanıtı yazımızda!

İnsanlar kendi aralarındaki rekabeti özel olarak yetiştir­dikleri hayvanlar aracılığıyla da sürdürmüşlerdir. Kimi horoz, deve ve boğa gibi hayvanları güreştirerek kimiyse tazı, devekuşu, tavşan ve at gibi hayvanları koşturarak birbirleriyle yarıştırmışlardır. Bunlardan özellikle at yarışları, en yaygın olanıdır ve dünyada bilinen en eski, en saygın sporlardan biri olarak kabul edilir.

Hititler, Asurlular, Romalılar ve Mısırlıların at yarışları düzenlediği bilinmektedir. Homeros’un M.Ö. 9. ya da 8. yüzyılda yazdığı bilinen İlyadasında bile atlı araba yarışla­rından söz edilmektedir. Kuzey Afrikalı, Çinli, Pers ve Arap biniciler de yarışlar düzenlemişlerdir. İlk düzenli yarışlar, 17. yüzyılda İngiltere Kralı II. Charles döneminde yapılmıştır.

1665’te Kuzey Amerika’da ilk resmi at yarışı düzenlenmiştir. Bugünkü uluslar arası biçimi  19. Yüzyıl ortalarında oluşmuştur.

Kayıtlara göre Türkiye’de ilk at yarışı Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in Bursa’yı alışından sonra yapılmıştır. 17. Yüzyılda  Edirne’de ve İstanbul’daki Yıldız Köşkü bahçesinde at yarışları düzenlenmiştir. On dokuzuncu yüzyılda Makrıköy’de (bugünkü Bakırköy) Veli Efendinin toprakla­rında (bugünkü Veliefcndi Hipodromu) ve Kâğıthane’de at yarışları yapılmıştır. Cumhuriyet dönemindeki düzenli yarışların ilkiyse 1924’te gerçekleştirilmiştir. Ancak at yarışlarının düzenlenmesi, at neslinin ıslahı ve yetiştiricilik konusunda çalışmalar yürüten Türkiye Jokey Kulübü’nün kurulması 1950’yi bulmuştur. Günümüzde Türkiye Jokey Kulübü bün­yesinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana. Bursa ve Şanlıurfa gibi kentlerde yapılan yarışların yanı sıra yine aynı kurumun bünyesinde Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kupası düzenlenmektedir.

En ünlü koşu unvanına sahip Gazi Koşusu ise 1927’dcn beri ülkemizde aralıksız olarak yapılmaktadır. Bu koşunun düzenlenme emrini ise Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara’da- ki at yarışlarını kendi himayesinde yaptıran Mustafa Kemal vermiştir. Atatürk’le ismet İnönü’nün birlikte izlediği bu yana Ali Muhiddin Hacıbekir’in sahibi olduğu Neriman adlı kısrak kazanmıştır.

Jokeylerin değişik durumlara göre karar verebilme yete­nekleri de vardır. Becerileri ve soğukkanlı olmaları varışı büyük ölçüde etkiler. Jokeyler her atın farklı bir koşma biçimi olduğunu bilirler. Bazı atlar önde dörtnala gitmekten hoşlanır ve so­nuna kadar böyle koşarlar. Bazıları ise öne geçer geçmez ya­vaşladığından jokeyler bu tür atları bitiş çizgisine yakın bir mesafede atağa geçirirler. Bir jokey tempoyu iyi denet leye- bilmeli, atın önünü açık tutmalı ve öbür atların arasından sıyrılıp öne çıkabilmek için hızlı davranmalıdır. Eğer başka bir atı sıkıştırmak, önüne geçerek onu engellemek gibi ku­raldışı davranışta bulunursa bindiği at kuraldışı bulunduğu atın gerisine atılır.

Görüldüğü gibi jokeylerin at ne kadar iyi olursa olsun koşuyu kazanmada önemli bir katkıları vardır. Bu nedenle de aldıkları ücret yüksektir; kazandıkları yarış başına moru adı verilen % 10’luk bir kâr payı alırlar. Ama maalesef her isteyen jokey olamaz. Binicinin ağırlığı atın koşma hızını etkilediği için özellikle hafif olanlar tercih edilir.

Tabii seçilmekle de iş bitmez; jokeyler mesleklerini sürdürebilmek için biç kilo almamalıdırlar. Bu da beslenmelerine önem vermeleri gerektiği anlamına gelir. Temel gıdalarını sebze ve meyveler oluşturur. Karbonhidratlı gıdalar, festfoodlar, abur cuburlar ve asilli, şekerli içecekler kesinlikle yasaktır. Doğuştan çelimsiz olanlar daha avantajlıdır. Ayrıca disiplinli bir hayat yaşamala­rı gerekir, yatış kalkış ve öğün saatleri aksamamalıdır.

Genel standartlara göre jokeyler 35-45 kilo ağırlığında ve 1,30-1,55 cm. boy aralığında olmalıdır. Jokeylik şan­sını yakalayabilmek için atılan ilk adım aparanti olmaktır. Fransızca’da çırak anlamına gelen apranti, yarış dilinde jokey yamağı demektir. On sekizden 60 yaşa kadar yapılabilen jo­keycilik için aprantilerin 150 yarış kazanmaları gerekir. Kilo aldığı için mesleği bırakanlarsa genelde jokey antrenörlüğü yaparlar. Kısa boylarına ve zayıf vücutlarına rağmen koca­man atların üzerinde ellerinde kırbaçlarıyla hâkimiyet kur­mayı başaran jokeyler, cüsse/performans ilişkisi açısından gerçekten büyük bir takdiri hak etmektedirler.