Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Posta güvercinleri yönlerini nasıl bulur?

Posta güvercinleri yönlerini nasıl bulur?

216
0

Posta Güvercini diye bir tür tanımlaması yapmak olduk­ça güçtür çünkü çok eski dönemlerden itibaren çeşitli güvercin ırkları dünyada posta güvercini olarak kullanıl­mış ve adlandırılmıştır. Peki, posta güvercini olarak adlandırılan bu hayvanlar yönlerini nasıl bulur? Detaylar yazımızda!

Posta güvercinlerinin dünya üzerindeki geçmişiyle ilgili ilk kayıtlar, M.Ö. 1200 yıllarına kadar gitmektedir. Bu yıllarda Mısırda güvercinlerden haberleşme amacıyla yararlanıldığı bilinmektedir. Yani günümüzden yaklaşık 3200 yıl kadar önce güvercinlerin ilk ataları yetiştirilmekteydi. Daha sonraki fonemlerde haberleşme amaçlı yetiştiricilik farklı ülkelere de yayılmıştır. M.Ö. 300 yıllarında Çin’de güvercinlerle ülkeyi kapsayan bir haberleşme ağı kurulmuştur, savaş sırasındaki haberleşmelerde güvercinler önemli bir oynamışlardır. Cengiz Hanın seferleri sırasında haberleşme amaçlı posta güvercin kullandığı bilinmektedir.

Bağdat halifelerinin de güvercinlere çok değer verdiği bir gerçektir. Suriye’nin güçlü hükümdarı Nureddin (1174) Mısır’da yıllarca çok iyi işleyen bir güvercin posta şebekesi kurmuş olmasıyla ünlüdür. Bu amaçla kullandığı gü­vercinlerin ayak ve gagalarını kendi şifreleriyle işaretlemiştir. Kullandığı güvercinler Irak’tan getirilen boyunları renkli ve 1 benekli beyaz güvercinlerdi.

Eski Yunan ve Roma’da da savaşlar sırasında güvercin kullanımı yaygındır. İslam öncesi Orta Asya’da bulunan Türk , devletleriyle Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı­larda da güvercinler hem haberleşme hem de güzellikleri için yetiştirilmişlerdir. Hatta Anadolu’da yapılan kalelerin bazıla­rında posta güvercinleriyle haberleşme amaçlı güvercinlikler inşa edilmiştir. Son büyük savaşlar olan I. ve II. dünya savaş­larında da güvercinlerden haberleşme amaçlı yararlanılmıştır. Özellikle telsiz ve telefon görüşmelerinin yapılamadığı anlar­da posta güvercinleri çok işe yaramışlardır. Savaş sonrası hiz­metlerinden ötürü madalya verilmiş posta güvercinleri bile bulunmaktadır.

Genel olarak güvercinlerin ve özellikle de çok uzun mesa­feleri kat eden posta güvercinlerinin yönlerini nasıl bulduk. Dünyadaki manyetik alan, yerkürenin çekirdeğinde eri­miş hâlde bulunan ve hareketli olan demirden kaynaklan­maktadır. Bu manyetik alan, yerkürenin içinden, okyanus­lardan ve atmosferden geçerek bir kutuptan diğerine ulaşan oval biçimli akış çizgileri şeklindedir. Bu aynı bir mıknatısın kutupları arasına demir tozları serpiştirdiğinde oluşan çiz­gilere benzemektedir. Yeryüzündeki manyetik akım çizgileri, jeomanyetik ekvatorda yatay durumdayken kuzeye ve güne­ye doğru gidildikçe daha dik açılarla kesişir konuma gelir. Alanın şiddeti kutuplara yaklaşıldıkça artar. Ekvatorda ise daha zayıftır.

1947 yılında geliştirilen bu varsayım uzun yıllar gene| kabul görmüştür. Ancak son dönemde bu konuda yeni bir varsayım daha ortaya atılmıştır. Bu varsayıma göre güvercin­ler, koku duyguları sayesinde hedeflerine ulaşabilmektedirler Koku varsayımı ilk kez 1972 yılında F. Papi tarafından ileri sürülmüş ve 1980 yılında Almanya’da Hans Wallraff tarafın­dan hafifçe değiştirilerek son hâlini almıştır. Bu varsayıma göre her coğrafi bölgenin uçucu maddelerden oluşan kendi­ne özgü bir kokusu vardır. Yapılan araştırmalar, güvercinle­rin yön bulmasına yarayan kokuların havada aeresol hâlinde değil, molekül hâlinde bulunduklarını ortaya çıkartmıştır.

Posta güvercinlerinin bu koku moleküllerini tek tek tanı­dıkları düşünülmektedir. Yavruyken bile farklı yönden esen rüzgârların farklı kokular taşıdığını daha uçmaya başlama­dan öğrendikleri ve yaşadıkları bölgenin bir koku haritasını

Bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılmasıdır.

Bu konuda birçok deney yapılmakta ve varsayım destek­lenmeye çalışılmaktadır. Özellikle koku alma duyuları geçici olarak köreltilen güvercinlerin tanımadıkları bir bölgeden geri dönemedikleri gözlenmiştir. Ancak bölgeyi önceden tanıyorlarsa geri gelebilmektedirler. Bugün koku varsayımı genel olarak kabul edilen bir görüş durumundadır. Ancak di­ğer yön bulma yetileriyle birlikte ve duruma göre kullanıldı­ğı düşünülmektedir. Bu konudaki çalışmalar ve araştırmalar devam etmektedir.