Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Kış mevsiminin ruh halimize etkileri

Kış mevsiminin ruh halimize etkileri

163
0

Kış mevsimi doğayla birlikte insanları da etkiler. Ha­vaların soğuyarak grileşmesi, ruh hâlimizde olumsuz değişikliklere neden olur. Üstüne havanın erken kararması da eklenince uzun kış geceleri insanları âdeta kasvete sürük­ler. Hatta pek çok insan kış depresyonu yaşar. Peki, kışın insanlar neden mutsuz olur, hiç düşündünüz mü?

Mevsimlere bağlı gelişen duygusal rahatsızlık tanımı ilk defa 1984 yılında Ulusal Zihinsel Sağlık Enstitüsü’ndeki araştırmacılar tarafından ortaya konulmuştur. Fakat insan­lar adı konulmadan çok daha önce bu depresif etkiden ya­kınmaya başlamışlardı. Yıllar önce yaşamış yazarların  eserlerinde kış mevsimini ruhu çökerten, karanlığa sürükleyen ve tahammül edilmesi gereken bir dönem olarak betimlemelerinden bu kolaylıkla anlatır.

Biraz daha teknik açıdan bakarsak birçok araştırma bu mutsuzluğa fotoperiyod da denilen günlerin uzunluğundaki değişimlerin neden olduğunu göstermektedir. Bu mevsim­sel karamsarlık, dünyanın kuzey enlemlerinde gün ışığından mahrum kalan, geceleri uzun ve soğuk geçen bölgelerde daha yoğun hissedilmektedir yani insanlar üzerindeki etkisi en­lemlere göre farklılık gösterir. Örneğin, kuzey kutbuna daha yakin olan Danimarka, Finlandiya ve Norveç gibi ülkelerde kış depresyonuna sıklıkla rastlanmaktadır.

Peki, gün ışığının süresi nasıl bu denli etkili olabiliyor? Yapılan çalışmalar melatoninin mevsimlere bağlı depres­yonda önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Toplanan verilerde, salgılanması karanlıkta artan, ışıklı ortamlardaysa tamamen duran melatoninin, özellikle kışın kendini depresif ve mutsuz hisseden insanlarda normalden çok daha fazla salgılandığı ve bu depresif ruh hâlinin metabolizmadaki yüksek melatoninle ilişkili olabileceği görülmüştür.

 Melatonin her zaman karanlıkta sentezlenir Ve kana salgılanır. Karanlık periyoda ne zaman girilirse o zaman üretilmeye başar ve karanlık sürdükçe üretimi devam eder. Gün ışığı azaldıkça beyinde yüksek miktarda üretilmeye başlanır, uy­kuyu desteklemek için gece boyunca yüksek kalır. Gençlerde ve orta vaşlı yetişkinlerde üretilen melatonin miktarı 5-20 mik- rogram kadardır. Melatonin üretimi kışın artar yazın ise azalır. Kışın güneş ışığının azalması, gecelerin uzun gündüzlerin kısa olması melatoninin daha çok üretilmesine neden olur.

Yapılan araştırmalara göre gün içerisinde üst kiyazmatik çekirdek (SCN) adlı bölge melatoninin salgılanmasını en­gellemektedir. Gece başladığındaysa salgılanmaya başlanan melatonin, gecenin uzunluğu hakkında beyne sinyaller gön­dermeye başlar. Bu sinyaller gelişim, morfoloji, psikoloji, reprodüksiyon ve davranışlarla ilgili değişimleri gerçekleşti­ren beynin bölümleri tarafından yorumlanır. Duruma göre verdikleri tepki bazı canlıları daha fazla etkileyebilir, örneğin bazı hayvanlarda kış uykusuna neden olurken bazılarının tüm nefes alma aralıkları değişebilir, insanlarda ise kendini genel olarak bir depresyon ve mutsuzluk hâli olarak gösterirken farklı bünyelerde farklı şiddetlerde gözlemlenebilmektedir.

Her ne kadar hayvanların mdatonin seviyeleri güneş ışığıyla belirlense de biz imanlar yaşadığı  omlarda düzenli olarak yapay ışıklara maruz kalır. Bul mdatonin seviyelerimiz üzerinde belirgin bir etkiye neden olur. Sonuç olarak da fiziksel ve duygusal sağlığımız bundan oldukça etkilenir, örneğin, yine bir araştırmaya göre, güncel bir çalışmada bilgisayar ekranından yayılan ışığın melatonin salgısını ve dolayısıyla da uyku hâlini bastırdığı ayrıta uyku düzeni, dikkat yeteneği ve öğrenme performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bu tarz çalış­malar, geç saatlere kadar çalışan bilgisayar kullanıcılarının neden uykuya dalmakta zorlandıklarını da açıklamaktadır.

Kadınlarda daha sık görüldüğü saptanan kış depresyonun tedavisinde en önemli yöntem ışık terapisidir. Yurtdışında oldukça yaygın olmasına rağmen ülkemizde henüz pek uy­gulanan bir tedavi şekli değildir. Sabahın erken saatlerinde çok parlak bir ışık kaynağı karşısında yapılan bu terapiyle vücudun melatonin salgısı tetiklenir ve SCN bölgesindeki gece’ algısı durdurulur. Bu da vücudun normal düzenine daha çabuk dönmesini, kişinin kendini daha mutlu, enerji ve hayat dolu hissetmesini sağlar.