Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Sonbahar ve kırmızı yapraklar

Sonbahar ve kırmızı yapraklar

241
0

Sonbahar mevsimi geldi. Ağaçların yaprakları önce sararacak. Ardından sarı yapraklar kırmızıya dönüşecek ve birer birer yerlere dökülecek. Peki bu süreç tam olarak nasıl işliyor, yapraklar neden renk değiştiriyor? Cevabı yazımızda!

Bitkiler kökleri aracılığıyla topraktan su, havadan kar­bondioksit gazını alarak güneş ışığının yardımıyla oksijen ve glikoza çevirirler. Bilindiği gibi oksijen havada bu­lunan ve canlıların nefes almasını sağlayan bir gazdır. Glikoz bir çeşit şekerdir ve bitkilere enerji veren bir besin kaynağıdır. Bitkiler bu sayede büyürler. Bitkilerin karbondioksit ve suyu, güneş ışığıyla oksijen ve glikoza dönüştürmelerine fotosentez adı verilir. Bunun anlamı, ışıkla birleştirmek demektir. Klo­rofil, bitkiye (yapraklara) yeşil rengi veren bir kimyasaldır ve fotosentezin oluşumunu sağlar.

Yaz mevsiminin sonunda sonbaharın gelişiyle günler kı­salır. Günlerin kısalmasıyla ağaçlar kış mevsimine hazırlanmaları gerektiğini bilirler. Kış boyunca fotosentez i su ve güneş ışığı olmaz. Ağaçlar bu nedenle kendilerini dinlenmeye çeker ve yaz boyunca depoladıkları berini yaşamlarını sürdürürler. Besin yapan fabrikalarını kapatırlar. Böylece önce yapraklara yeşil rengi veren klorofil kaybolur ve hepimizin sonbaharda seyretmekten keyif aldığımız içlerindeki sarı ve turuncu renkler ortaya çıkar. Hatta bazı ağaçların yaprakları (akçaağaç gibi) sonbaharda canlı koyu kırmızıya ya da mor renklere dönüşür. Bu, fotosentez durduktan sonra glikozun yapraklarda sıkışıp kalmasıyla il­gilidir. Böylece soğuk sonbahar akşamları yapraklar glikozu kırmızı ya da kahverengine (meşe ağacı gibi) çevirirler.

Yılın büyük bir zaman diliminde yeşil yapraklar güneş ışı­ğını bitkiler için besin kaynağına çevirme konusunda görev­lilerdir. Sonbahar geldiğindeyse ağaçlar bu yeşil pigmenderi ve besinleri parçalayarak ihtiyaçlarını karşılarlar. Ağaçların yapraklarının renkleri değiştikçe ve döküldükçe, besinler ağaç köklerine düşer ve ilkbaharda tekrar kullanılmak üzere depolanır. Profesörün aklındaki düşünce ise bazı ağaçların bunu yapraklardaki besini güneş ışığından da korunmak için yapıyor olabileceğiydi ve hu ilişkiyi bulabilmek için kırmı­zı pigment üreten bir ağaç türüyle kırmızı pigment üretme özelliği olmayan bir ağaç türü üzerine bir araştırma yürüttü.

Kırmızı pigmente sahip olmayan ağaçların yapraklarının sonbahar güneşiyle daha fazla yıprandıklarını ve yaprakla­rında bulunan besinleri yeniden kullanma oranının kırmızı pigmente sahip olan ağaçlara göre daha az olduğu sonucuna ulaştı. Ayrıca kırmızı pigmentlerin başka bir işlevi üzerine, ağcı böceklerden koruma gibi bir işleve sahip olup olmadığı üzerine de araştırmalar yaptı.

Sonuç olarak yaprak fizyolojisti olan Wisconsin Üniversitesi’nden profesör Bili Hoch bize tekrardan doğada aslında her şeyin bir sebebi vardır’ sloganını hatırlatarak ağaç­ların besinleri kış boyunca köklerinde koruması için yaprak­ların bir tür güneş kalkanı olarak kırmızıya dönüp döküldüğü üzerine araştırmalar yapmıştır. Yaptığı araştırmalar. kırmızı pigmentin kışın besinlerinin korunması üzerine önemli rol oynadığını ve o olmadan bitkilerin besinlerini depolama ve kullanma konusunda kırmızı pigmente sahip olan ağaç va­raklarına göre daha az verimli olduklarını göstermiştir. Tabu bir de bunun yanında bu dökülen yaprakların bir nevi böcek- savar görevi gördüğüne dair bulguları da unutmamak gerekir.