Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Et yemeyen insanlar: vejetaryenler

Et yemeyen insanlar: vejetaryenler

221
0

Hayvan eti yemeyen kişilere etyemez yani vejetaryen denir. Peki vejetaryenler neden hiç et yemez?

İlk kez 1842’de kullanılmaya başlayan bu sözcüğün kökeni, Latince’de sağlam, canlı, yaşam dolu anlamına gelen vege- tustnr. Etyemezlik de dense bu kelime vejetaryenliğin ancak küçük bir bölümüne işaret ettiğinden yanlış anlamalara ne­den olmaktadır.

Vejetaryenlik temelde dinsel, ahlaki ve beslenmeye ilişkin nedenlere dayanır. Etyemezlerin çoğu, hayvansal madde­lerden yapılan kürk, deri mont gibi giyim eşyalarını ya da hayvanlarda denendiğini bildikleri temizlik ve güzellik ürün­lerini de kullanmazlar. Bazı insanlar hayvanları yemek için beslemenin ve öldürmenin yanlış olduğunu düşünürler bundan dolayı et yemezler. Öte yandan, etsiz beslenirdi daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır. Çoğu Budizm, Hinduizm, Caynacılık ve Hıristiyanlığın bazı mezheplerine bağlı olan kimseler ise canlılara zarar vererek elde edilen besinin yenmemesi gerektiğine inanırlar. Bazıları da vejetaryenliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar. Çiftlik hayvanları için ayrılan alandan daha az alanda yeterli sebze yetiştirmenin mümkün olduğunu, insanların yiyecek ihtiyacını sebzeyle karşılamanın daha kolay bir yol olduğunu savunurlar. Bazı insanlarınsa mideleri et ve türevlerini kaldırmayabilir.

Değişik vejetaryenlik anlayışları vardır. Bunlara göre; lacto vejetaryenler, her türlü et ve et ürünleriyle birlikte yumurta tüketmeyi de reddeder. Süt ve süt ürünlerini tüketirler. Ovo- lacto vejetaryenler ise her türlü et ve et ürünlerini tüketmeyi reddetmekle birlikte, yumurta ve süt ürünlerini tüketirler. Budistler ve benzeri gruplar, hayvan ürünleriyle birlikte so­ğan ve sarımsak türlerini de tüketmekten kaçınırlar. Vejetar­yenlik yönünde daha ileri bir adımı atan veganlardır. Bal da dâhil olmak üzere her türlü hayvansal ürünü tüketmeyi red­detmekle kalmayan veganlar, hayvanların kullanımını imkân dâhilinde reddederler.

Hindistan’da 399 milyonu bulan vejetaryen nüfus, dünya­nın geriye kalan ülkelerinde yaşayan vejetaryenlerin toplam sayısından fazladır. Halkın çoğunluğu lakto vejeteryandır.

süt ürünleri yaygın olarak tüketilir. 1992’de yapılan bir araş­tırmaya göre, ABD’de 12,4 milyon kişi kendini vejetaryen olarak adlandırmaktaydı; bunların % 68’inin kadın olduğu iddia edilmiştir.

Vejetaryenlerin temel gıdaları tahıl ve kurubaklagillerdir. Soya fasulye bu beslenme tarzında ilk akla gelendir. Bu seb­zeyle pişirilen yemekler çok çeşitli olmamasına rağmen pey­niri (tofu) yapılır. Soya fasulyesi ve suyla yapılan tofu, besin değeri yüksek olduğu için vejetaryen beslenmede sıklıkla kullanılır. Ayrıca vejetaryen beslenmeye uygun, çok lezzetli yemekler pişirmek mümkündür.

Vejetaryenliği tercih eden insanların bazı avantajları ol­duğu da bilinmektedir. Vejetaryenler, daha az kronik hasta­lığa yakalanmaktadırlar. Bitkisel gıdalardan daha az ve daha düşük oranda toplam yağ ve doymuş yağ sağlarlar. Kan ba­sınçları ve kolesterolleri dengededir. Kolon, akciğer ve göğüs kanseri gibi kanser vakaları ve diyabet hastalığı çok az oranda görülmektedir.