Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Kurt adam efsanesi hakkında merak ettiklerimiz

Kurt adam efsanesi hakkında merak ettiklerimiz

134
0

Özellikle fantastik türdeki sinema filmlerinde rastladığımız kurt adamlar ve onların efsanesi hakkında ki merak ettiklerinizi sizler için hazırladık.

Hollyvvood yapımcıların sıkça kullandıkları fantastik varlıklardan biri de hiç kuşkusuz kurt adamdır. Bir kurt ya da başka bir kurt adam tarafından ısırılan kahramanı­mız, gecc yarısı dolunay bütün kasabayı aydınlatırken aşama aşama kurt adama dönüşerek kurbanlarının peşine düşer. Gün ağardığındaysa çırılçıplak yatağı dışındaki herhangi bir yerde kendine gelir ve gece işlediği vahşetten tamamen habersizdir…

İzleyenlerin tüylerini ürperten bu yaratık, akıllara böyle bir varlığın gerçekten yaşayıp yaşamadığı sorusunu getirse de bilimsel bilgiler, insan formunun bu kadar kısa zamanda bir başka biçime dönüşmesinin kesinlikle olanaksız olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumda kurt adamların tamamen bir efsane olduğunu söyleyebiliriz.

Kurt adamların varlığına dünyanın her tarafında inamıştır ve değişik adlarla anılmışlardır. Ayrıca bu coğra(yalar da yaşayan insan topluluklarında sadece kurt adamlık değil, çeşitli insan-hayvan karışımı yaratıklara da rastlanmaktadır. İskandinavların ayı adamları, Kızılderililerin bizon adamları, Afrikalıların sırtlan ya da leopar adamları, Asya’nın kaplan adamları, Türklerin  bunlara örnektir.

Kurt adam efsanesinin kaynağı, Eski Yunanlılar ve Karadeniz’in kuzey kıyılarına yerleşmiş Iskitler’e dayandırıl­maktadır. Bu toplumlar, bölge yerlileri Neurianları büyücü olarak kabul ediyorlardı ve her yıl birkaç gün için kurda dö­nüştüklerine inanıyorlardı. Tarihin babası olarak kabul edilen Yunanlı Herodot ise dilediklerinde kurda, dilediklerinde in­sana kolayca dönüşebilen bir insan türünden söz etmektedir.

Biçim değiştirerek kurda dönüşmek olayından, Roma edebiyatında bir büyü işi olarak söz edilir. M.S. birinci yüz­yılda eser vermiş Vergilius, bu söylenceden söz eden ilk Latin ozanıdır. Bunu Propertius, Servius ve Petronius izlemiştir. Petronius, M.S. 54-68 yılları arasında Neron dönemi Ro- ma’sının saray eğlence müdürüydü. Satyricos adlı kitabında hiciv, macera ve fantezi dolu bir kurt adam öyküsü de vardır.

Eski Yunan ve Roma geleneğinde bir insanın kurda dö­nüşmesi, bir ceza olarak simgelenmektedir. Böyle bir olayı M.S. 64-113 yıllarında yaşamış olan Plinius şöyle anlatmak-

[1] Eski Türk destanlarımla sözü edilen. Türklerin sürekli savaşa tutuştuk lan, o zamanki Türklerin kuzeybatısında yaşayan köpek başlı insana benzer yaratıklardır.

tadır: “Tanrılara insan kurban etme törenlerinden birinde kur­ban gölün kıyısından alındı ancak kurban kaçarak karşı kıyıya yüzdü. Karaya çıktığında kurda dönüşmüştü. Bundan sonraki dokuz yıl boyunca yatımda bir grup insanla kırlarda dolaştı. Eğer bu süre içinde insan etine yaklaşmazsa yeniden insan ola­caktı. Nitekim kurtuldu ama hayatının dokuz yılını kurt ola­rak yaşadı. “

Günahı yüzünden ceza olarak kurt adama dönüşen bi­rinin öyküsünü de Ovidius anlatmaktadır. Metamorphoses (Değişimler) adlı uzun şiirinde, yaradılıştan Sezar’a dek olan dönemdeki mucizevi değişimlerden söz etmektedir. Romalı ozan Ovidius, Arkadya’nın mitsel kralı Lyeaon’un öyküsünü de anlatmaktadır: “Tanrılar tanrısı Olimposlu Jüpiter Lycaon’ti denemek için kılık değiştirip onun sarayına yemeğe gider. Lyca­on da onun Tanrı olup olmadığım anlamak için insan etinden yemek ikram eder. Jüpiter bunu anlayınca ceza olarak Lycaonu kurda çevirir. O da bu kimlikle sonsuza dek kalır ve çevreye kor­ku salar. “M.Ö. 4. yüzyıl civarında Eflatun ve M.S. 2. yüzyıl­da Pausanias da hemen hemen aynı türden değişim öyküleri anlatarak aynı noktada buluşmaktadır.

ı On beşinci ve 16. yüzyıllarda kurt adama dönüşme inan­cı, tüm Avrupa’da büyücülük ve cadılıkla aynı kefeye konul­muştur. Özellikle Fransa ve Almanya’da kurt adam olduğun­dan şüphe edilen biri, acımadan yakılır ya da asılırdı. Nite­kim kurt adam avı dinsel duygular adına yapılırdı. Büyücü ve ‘kurt adam mahkemeleri’ bugün bile anlatılmaktadır.

Örneğin,100 yıldan daha fazla bir süre, 1520-1630 y,||arin da Fransa’nın yaklaşık 30.000 kurt adam olayıyla sars^g, bilinmektedir. Bunlardan biri,l573’te gerçekleşmiştir; Gül* Garnicr adında bir ‘kurt adam’ köye zarar vermek ve küçük çocukları yemekle’ suçlanmıştır. Suçunu itiraf edince de ka­zığa geçirilerek yakılmıştır.

Yirminci yüzyılda da kurt adam vakaları yaşanmıştır. Örne­ğin, 1. Dünya Savaşından önce üç kurt adamın ele geçirildiği öne sürülmüştür. 1975’tc ise ingiliz gazeteleri, Staffordshire’da yaşayan 17 yaşındaki bir gencin olağanüstü haberleriyle dolup taşmıştır. Delikanlı, kurt adama dönüştüğüne inanmaktadır. Bu zihinsel acılarına kalbine sapladığı bir bıçakla son vermiş­tir. Delikanlının yakınlarından biri şöyle demiştir: “Ölmeden çok kısa bir süre önce bana telefon etti. Yüzünün ve ellerinin renk değiştirdiğini ve giderek kurt adama dönüştüğünü söy­ledi. Az sonra sesi giderek homurtuya dönüştü.”

En nihayetinde kurt adamlar tarih boyunca her coğrafyada ortaya pörtlemiş ve insanlığa korku salmış yaratıklardır. İlk ve Orta Çağlarda birer efsane olarak anılsalar da daha sonrasında bilimin gelişmesiyle varlıklarına daha tıbbi açıklamalar getiril­miş ve bunun, kişinin kendisini hayvan sanması şeklinde bir şizofrenik vaka olduğu sonucuna varılmıştır. Günümüzde bu vaka tıp literatüründe ‘kurt adam hastalığı’ (likantropi) olarak adlandırılmaktadır. Bu hastalığa sahip kişi, kendini kurt ya da başka bir hayvan sanmaktadır. İnsan eti de yediklerinden bir tür yamyamlık olarak da kabul edilmektedir.