Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Aşkın ateşi

Aşkın ateşi

281
0

Bugün size aşkın fedakârlık olduğu ve bazen umudunuz yitirmeden yola devam etmeniz gerektiğini anlatan bir hikâye paylaşacağım.

Bir ateş yakmaya çalıştığınızı düşünün, ilk olarak ağaç dallarını, kozalakları ya da çıraları özenle seçersiniz. Malzemelerinizi topladıktan sonra onları dikkatle dizer, ardın­dan da bir kibrit ya da çakmak yardımıyla yakarsınız. Ateşini­zin alev hâlini alması için başından ayrılmaz ve onu yellersiniz. Baktınız ki aleviniz artık sönmeyecek duruma gelmiş, arkanıza yaslanıp ateşin sıcaklığının ve görsel olarak güzelliğinin tadını çıkartmaya başlayabilirsiniz. Artık ateşin başında durmanıza da gerek yoktur çünkü yeterince malzeme koymuşsunuzdur.

Bir süre sonra ateşin zayıflamaya ve sizi eskisi kadar ısıtmamaya başladığını fark edersiniz. Bu, ateşinizle tekrardan ilgilenmeniz gerektiği anlamına gelir. Vakit kaybetmeden ateşinizin başına gidip yeni dallar ekleyerek ya da yanan par­çaların yerini değiştirerek ateşinizi yeniden canlandırırsınız. Alevlerin tekrar yükselmeye başladığını görüp rahatlarsınız.

Ateşinizin zayıfladığını fark etmezseniz ne olur peki? Ya da onu ihmal etseniz? Ateşiniz sönmüş gibi gözükse de küllerin içinde ufak kıvılcımlar olduğunu görebilirsiniz. İşte kıvılcımlar, ne kadar ufak olurlarsa olsunlar, hâlâ daha umut olduğunun habercisidirler. O kıvılcımlar, üzerlerine atacağı­nız yeni dalları aleve döndürecek güce sahiptirler.

Aşk da böyledir işte iki insan arasında hiçbir şey yokken ufak çabalar sonucu bir ateş doğar. Ateşin alev hâlini alması için sürekli emek sarf eder, ateşin sönmemesi için elinizden geleni yaparsınız. Başlarda bu ateş alev hâl indeyken iki tarafı da ısıtır, güzelliğiyle başlarını döndürür. Her şey mükemmeldir. Böyle­sine harika bir aşkı tattığınız için kendinizi şanslı hissedersiniz.

Ancak bir süre sonra alevlerin gücünü kaybetmeye baş­ladığını fark edersiniz. Sevgilinizle aranızdaki o enerjinin günden güne tükendiğini hissedersiniz. Alevler, eskisi kadar ısıtmıyordur artık sizi. Aranızdaki tutkunun bitmesiyle, aş­kın da bittiğini düşünmeye başlarsınız. Yolun sonuna doğru gittiğinizi düşünmekten alıkoyamazsınız kendinizi.

Bu dönem, ilişkilerin en kritik dönemlerinden biridir. Pek çok ilişki hatta evlilik, ateşin zayıfladığı bu süreçte sona er­mektedir. Ancak bu insanların kaçı ateşi yeniden canlandır­mak için ufak da olsa bir adım atmıştır?

Ateş sönmüş gibi gözükse de o ufak kıvılcımlara her zaman bir şans verin. Aşkın ateşine saygı gösterin. Nasıl en başta o ateşi yakmak için uğraştıysanız ve o sizi bir süre boyunca ısıtıp mutlu ettiyse; ateş zayıfladığında da aynı çabayı yeniden gös­terin. Ama bu sefer malzemeleriniz ağaç dalları, kozalaklar ya da çıralar değil; sevgi, şefkat, fedakârlık ve saygı olacaktır. Ve bu sefer bu ateş, sizi bir ömür boyu ısıtmaya yetecektir.