Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Geçmişten geleceğe mesaj

Geçmişten geleceğe mesaj

269
0

Bugün size ha­yatın ufak ama güzel ayrıntılarını görebilmek için bazen bir adım geri çekilmek ve farklı bir yerden bakmak gerektiğini anlatan bir hikaye paylaşacağım.

Kocam bir pilot olduğu için günün ve yılın büyük , kısmını  evden uzakta geçiriyor. Çocuklar da gün­düz okulda olduğu için evde genellikle yalnızım. Eşimin işi yüzünden asla şikâyetçi değilim çünkü bu sayede evde otura­biliyor ve çocukluğumdan beri hayalini kurduğum şeyi yapıp yazabiliyorum. Yazdığım romantik kitaplar, okuyucular tarafından gerçekten çok beğeniliyor. İnsanlar, yazdığım ki­tapları okudukça hayatımın her anının romantizmle dolu olduğunu düşünüyor olmalı. Evet, hemen hemen her anım romantizm dolu ama bu, kitaplarım sayesinde. Tüm günü­mü mutlu sona ulaşan çiftlere ve onların yaptığı romantik hareketlere adıyorum.

On iki yıldır evli olduğum kocamın romantik biri olduğu söylenemez. Kendisi, görüp görebileceğiniz en sevimli ve dü­şünceli insanlardan biridir ama iş romantizme gelince durum biraz farklılaşıyor. Chris durduk yere bana çiçek alan ya da beni romantik akşam yemeklerine çıkaran biri asla olmadı.

Özel günlerde kutlama kart  iliştirilmiş bir buket çiçek alsam da ben bunun oldukça sıradanlaştığını düşünüyorum. Özel günlerde çiçek almayan kaç kadın kalmıştır ki?

Fakat bu sabah bir şey oldu. Çocukları okula gönderip kahvaltı masasını topladıktan sonra yazdığım kitaba devam etmek için bilgisayarımı açtım. Evli bir çiftin hikayesiydi ve yeni fikirlere ihtiyacım vardı. Bu çift, uzun yıllar boyunca birlikte olmalarına rağmen ilişkilerindeki hareketliliği ve ro­mantizmi biraz bile olsun kaybetmemişti. Benim hayatım neden böyle değil, diye düşünürken, biri zihnimin kapaklarını açmış da tüm anılar birden hücum etmiş gibi hissetmeye başladım. Chris bir keresinde uzun süreli ve yatılı bir uçuştan sonra en sevdiğim Belçika çikolatalarından almış ve hiçbir yerde bulamadığım bir kitabın, ikinci el ve çok özel bir baskı­sını bulup getirmişti. Chris’in evde olmadığı bir hafta sonu, o zaman çok daha küçük olan çocuklarım, yaramazlıklarıyla beni çıldırtmış ve fazlasıyla yormuştu. Chris döndükten sonra beni perişan bir hâlde görünce ne olduğunu sormuştu. Ben de her şeyi anlattıktan sonra yıkanması gereken çama­şırlar olduğu için banyoya gitmiştim. Çamaşır makinesini çalıştırdıktan sonra çocukları uyutmak için odalarına gitti­ğimde, Chris’in onları çoktan uyuttuğunu fark ettim. Ben de yatmak için yatak odasına gittiğimde Chris’in odanın çeşitli yerlerine mumlar koyduğunu gördüm. Çok yorulduğumu bildiği için bana masaj yapacağını söyledi. Sanırım o akşam çocukları uyutması ve bana masaj yapması, yani yükümü ha­fifletmek için o an elinden ne geliyorsa yapması da romantizmden sayılırdı, değil mi? İş bu kadarla da kalmamıştı. Er­tesi sabah benden önce kalkıp alarmımı kapatmış, çocukları okula hazırlayıp göndermişti. Bense birkaç saat sonra harika bir kahvaltı için uyandırılmıştım.

Tüm bunları düşünürken, ekranımda çıkan mail bildirimi dikkatimi dağıttı. Chris, ileriki bir tarihte, istediğiniz kişiye mail gönderen programlardan birini kullanarak, bana geç­mişten geleceğe bir mail bırakmış. Beni ne kadar sevdiğin­den ve uçuşun bir an önce bitmesi için sabırsızlandığından bahsetmiş. Bu sabaha kadar onun romantik biri olmadığını düşündüğüm için derin bir üzüntü duydum. O her zaman için romantik biriymiş ama ben bunları görememişim. Ha­yatın ufak ama güzel ayrıntılarını görebilmek için bazen bir adım geri çekilip, resmin tamamına bakmak gerekiyormuş. Sonunda yazarımız da kitaplarındaki romantizmi yakalamış ve kendi hikâyesini yazmıştı işte!