Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Hayal Kurmak

Hayal Kurmak

239
0

Bugün size insanların hayallerin kavuşabilmesi için önce hayal kurması gerektiğini anlatan bir hikaye  paylaşacağım .

Ergenlik döneminde neredeyse her genç, kendine güven problemi yaşar. Ben de kendime ve yetenek­lerime güvenmiyor, her şeyden şüphe duyuyordum. Sürekli insanların gözündeki değerimi sorguluyordum. Sınavlardan iyi bir not aldığımda ya da bir şey başardığımda bunun ta­mamen şans olduğuna inanıyordum. Arkadaşlarımın beni sevmemesinden ve dışlamasından çok korkuyordum.

Normalde bu güvensizlik dönemi belli bir yaştan sonra ge­çip gider. Ancak bu öz güvensizlik, benim kişiliğime oturup kalmıştı. O zamanlarda, beni sevdiğini sandığım bir adamla tanıştım. O, otoriter biri olduğu ve ben de fazlasıyla içine kapanık biri olduğum için kavgalarla dolu bir birliktelik olsa da ondan ayrılmadım ve evlenmeye karar verdik.

Babamın, düğünden bir gece önce bile, “Kızım, hâlâ geç kalmış sayılmazsın, o adamla evlenmek zorunda değilsin,” dediğini hâlâ hatırlıyorum. Ailem çok büyük bir hata yap­tığımın en başından beri farkındaydı ama gençlik ya, söylenilen hiçbir şeyi dinlemedim. Ama evlendikten hemen sonra ben de ne büyük bir hata yaptığımı fark ettim.

Eşimin psikolojik baskıları, bağırmaları ve fiziksel şidde­ti yıllarca sürdü. Yüzümde ve vücudumun pek çok yerinde morluklarla geziyordum. İşe gitmeden önce yüzümdeki izleri kapatmak için saatlerce uğraşıyordum. Birkaç kez hastane­ye kaldırıldığım bile oldu. Ancak tüm bunlara rağmen her seferinde evime, eşime dönüyordum. Çünkü bundan başka bir hayat görmemiştim ve ne yapacağımı bilmediğim için de kendime güvenemiyordum. Kendimi, tüm bunların geçece­ğine inandırmaya çalışıyordum.

Sonra, beni hayatta tutan minik kızım dünyaya geldi. Kızımız olunca başlarda her şey düzelmiş gibiydi ama ara­dan biraz zaman geçince hayatımız da eskisi gibi olmaya başlamıştı. Kızım beş yaşına geldiğindeyse her şey eskisi gi­biydi. O bile babasından şiddet görüyor, beni kötü hâlde görünce boynuma sarılıp, “Geçecek anne,” diyordu. Ama ben bir şey yapmazsam geçmeyecekti. Bunu çok iyi biliyor­dum. Kendimi ve özellikle kızımı kurtarmak için hayatımı değiştirmeliydim.

Bir gün, değişim fırsatı ayağıma geldi. Çalıştığım şirket­te düzenlenen birkaç kişisel gelişim seminerine katıldım. Bir tanesi, hayalleri gerçekleştirmek üzerineydi. Değil ha­yallerimi gerçekleştirmek, hayal kurmak bile imkânsızdı benim için. Ama sunucunun söyledikleri beni çok etkile­mişti. Bize, “Size istediğiniz hayatı yaşama fırsatı verilse ne hayal ederdiniz?” diye sorduğunda, tam orada hayatımın değişmeye başladığını hissettim. Çünkü artık hayal kurma­ya başlamıştım bir kere.

Kızımı alıp kendi başıma bir ev tuttuğumu hayal ettim. Kendim ve kızım için daha rahat bir hayat hayal ettim. Tıpkı karşımdaki sunucu gibi, uluslararası şirketlerde konferanslar veren bir konuşmacı olduğumu hayal ettim. Tıpkı karşım­daki sunucunun benim hayatımı değiştirdiği gibi, benim de karşımdaki insanların hayatlarını değiştirdiğimi hayal ettim. Kendimi, diğer insanlara ilham vermek için hayat hikâyemi yazarken hayal ettim.

Çok geçmeden eşime boşanma davası açıp kazandım ve kızımı da alıp ikimize yeni bir hayat kurdum. Ufak bir daire kiraladık. Maaşım ucu ucuna yetse de huzurumuz vardı ve mutluyduk. Arabam çok eski olsa da hayatımızda ilk kez gü­vendeydik ve özgürdük.

Şirketimin Pazarlama Departmanında, canla başla çalışı­yor, her konuşmamın daha etkili hâle gelmesi için elimden geleni yapıyordum. Ve bir gün telefonum çaldı. Üst düzey­den bir yöneticiydi ve şirketin yıllık konferansında konuşma yapıp yapamayacağımı soruyordu. Beklediğim fırsat buydu, o yüzden hemen kabul ettim.

Konuşmam için haftalarca gece gündüz demeden hazır­landım. Hangi cümleleri kuracağımı, mimiklerimi nasıl kul­lanacağımı, dinleyicilerle göz teması ve iletişim kurarken ne­lere dikkat edeceğimi, kısacası her şeyi gözden geçiriyordum.

Nihayet büyük gün gelip çatmıştı. Tuhaf bir şekilde, kon­ferans gününün hayatımın değişeceği ikinci gün olduğunu hissediyordum. Kendimden emin bir şekilde herkesin karşısına çıkmamda bu hissin de etkisi büyüktü.

Konuşmam herkes tarafından beğenilince görevimde yükselmeye başladım. En sonunda da ulusal pazarlama eği­timcisi oldum. Hayalimi gerçekleştirmiştim. Evet, bunu ba­şarmıştım çünkü hayal kurmaya başlamıştım.