Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Özel Bir İletişim

Özel Bir İletişim

310
0

Sevgili okurlar, aile içi iletişim oldukça önemli. Çocukların gelişim dönemlerinde aileleri ile iletişim kurabilmeleri kendilerini ifade etmelerini geliştirmekte ve özgüven kazandırmakta. Her çocuk ve her aile özeldir elbette ve her ailenin de farklı bir iletişim yöntemi vardır. İşte size aile içi iletişime örnek olacak bir hikâye…

Bir çocukla konuşmak kolaydır ama sizi dinlemesi­ni sağlama konusunda aynı şeyi söylemek zordur. Benim çocuklarımın da onlara bir şey söylerken beni din­liyormuş gibi gözüküp aslında dinlemediklerini fark ettim. Bunun aramızda büyük bir sorun olacağını bildiğimden, ço­cuklarımla iletişim kurmanın bir yolunu bulmam gerektiği­nin de farkındaydım. Çocuklarım okumayı öğrenmeye başladığında gördükleri her şeyi okumaya çalıştıklarını gördüm. Bu da aklıma hari­ka bir fikir getirdi. Evin farklı yerlerine üzerlerine “Lütfen oyuncaklarını topla”, “Yemekten önce tatlı yeme”, “Ödevle­rini bitir” gibi şeyler yazılı notlar bırakmaya başladım. Ya da posta kutusuna, çocuklarım adına yazılmış gibi mektuplar bırakıp söylemek istediklerimi onlara bu şekilde ilettim.

Bir süre sonra bu notlara alıştıkları için sıkılmaya da baş­ladılar. Bunun üzerine yazdığım notlarda farklı kimlikler kullanmaya başladım. Temizlik Görevlisi, İmha Ekibi, Mutfak Şefi gibi kişiler yarattım. Odalardan biri çok dağınıksa odanın kapısına DİKKAT! ÇOK DAĞINIK. GİRİLMEZ? Yazıyordum. Eğer bir süre daha oda toplanmazsa İmha Ekibi, BU ODA 24 SAAT İÇİNDE TOPLANMAZSA İÇİN­DEKİ HER ŞEY İMHA EDİLECEKTİR notu bırakıyordu kapıya. Bu notların etkilerini anında görüyordum ve çocuk­larım kendilerine iletilen mesajı alıp uyguluyordu, örneğin Mutfak Şefi, yemek bulaşıklarını makineye koymayanlara tatlı servisi yapılmayacağını söyleyebiliyordu. Eğer ortada dağınık bırakılmış bir şeyler varsa Çöpçüden bir not bula­biliyorlardı.

Bazen yaptıkları iyi hareketleri, onlara eğlenceli yoldan söylüyordum. Mesela Temizlik Görevlisi bazen “Sanırım artık dişlerinizi fırçalamıyorsunuz çünkü eskiden banyo tezgâhı çok daha kirli olurdu,” ya da “Yataklarınız birkaç gündür toplu olduğuna göre bir otelde kalıyor olmalısınız?” gibi notlar bırakıyordu. Notların işe yaradığını gördükçe günden güne mutlu olu­yordum. Çocukların kursları ya da babanın iş seyahati için olsun, fark etmez, evden bir yere giden herkesin çantasına ya da bavuluna mutlaka bir not bırakıyordu herkes. Bir keresin­de eşim kaldığı otelde bavulunu boşaltırken çocuklarımızdan birinin yazı yazmayı öğrendiği bir dönemde yazdığı bir notla karşılaşmış ve yazarken yaptığı hatalara çok gülmüş. Ben de bazen, “Doktorlar, anne yapımı kekin çocuklara çok iyi gel­diğini söylüyor,” gibi eğlenceli notlar alıyordum.

Bir keresinde ufak oğlumla bir konuda ters düşüp kahvaltıda tartıştık ve okula kapıyı çarparak gitti. Ben de kendimi suçlayıp oldukça üzüldüm. Hem kafam, dağıtmak için hem de şeyler pişirmek için markete gitmeye karar verdim. Elimde listem, market reyonları, arasında gezerken listenin sonunda, yazan bir şey dikkatimi çekti. “Özür dilerim annecim.” Gözlerimden yaşlar süzülürken daha mut­lu bir şekilde alışverişimi sürdürdüm. Bu notlar gerçekten çok iyi geliyordu insana. Çocuklarımdan biri ya da eşim zor bir dönemden geç­tiğinde kıyafetlerinin ceplerine ya da ayakkabılarının içine mutlaka bir not bırakmış oluyordum. Aynı, şekilde onları bekleyen önemli ya da zorlu bir şey olduğunda da onları mo­tive edecek notlar bırakmayı ihmal etmiyordum.

Şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki bu not yazma fikrini bulmuşum diyorum. Çünkü ailemiz arasında se­vimli ve bize özel bir iletişim yöntemi olarak büyük bir yere sahipti notlar. Ayrıca bu notlar sayesinde çocukla­rımın kendilerini ifade etme konusunda geliştiklerini de düşünüyorum. İlk başlarda çok düz notlar yazmışlar ama zamanla kendilerini geliştirmişlerdi. Özellikle şimdilerde aldığım notlar, o eski çocuksu notlardan çok daha farklı. Bir tanesini kızım, düğününde giydiğim elbisenin askısına bırakmıştı. Elbisemi asmak için askıya uzandığımda beni çok duygulandıran bir notla karşılaştım. “Anneciğim ve babacığım, bu harika düğün için teşekkür ederim. Hayallerimi gerçek kıldığınız için de.’’ Yıllar geçti ve tüm çocuklarım evlendi. Onlar evden gidince not bırakma ritüelimizin de sona ereceğini düşüyordum ama öyle olmadı. Bizi ziyaret ettikten sonra evlerine döndüklerinde arkalarında bir sürü not bırakmış oluyorlardı. Biz de aynı şekilde ceplerine ya da çantalarına birkaç not bırakıyorduk. Sanırım bu geleneği ölene kadar sürdüreceğiz.