Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ İçimizdeki Işığı Ortaya Çıkarmak

İçimizdeki Işığı Ortaya Çıkarmak

311
0

Sevgili okurlar, kimi zaman önemsemediğimiz farkına bile varmadığımız şeyler olur.Öyle bir zaman gelir ki o hiç fark edemediğimiz şeyler ufak donuşlarla, verilen emekle büyük bir değer kazanır. Haydi gelin hayatlarımızdaki fazlalıkları ve kötü yanları, kesip atacağımız, içimizdeki meleği ve ışığı ortaya çıkarmağımız bu hikayeye bir göz atalım…

Heykeltıraşın biri, yapacağı, yeni heykel için işlenecek bir mermer arıyordu. Geniş bahçeli bir mermercinin önünden geçerken bir köşeye atılmış, diğerlerinden ayrı duran bir mermer parçası gördü. Merakına yenilip mer­mercinin yanına gitti.”Merhaba.” “Merhaba, hoş geldiniz.” “Şu köşedeki mermer parçasının fiyatını öğrenebilir miyim? Mermerci, “Bedava,” dedi. “Eğer işinize yarayacağını dü­şünüyorsanız hemen alıp gidebilirsiniz.”Heykeltıraş, bu cevap üzerine şaşkın şaşkın önce mermerparçasına, sonra mermerciye baktı, sonra neden bedavaya veriyorsunuz ki? Kocaman bir mermer bu, epey para eder,” dedi.

Mermerci bıkkın bir ses tonuyla, şekli bozuk kimse bu parçayı almak istemiyor. Uzun zamandır bahçemde yer kaplamaktan başka işe yaradığı yok. Biri alsa da sam diye bekliyorum,” dedi. Bunun üzerine heykeltıraş, bu mermer parçasını almak istediğini söyleyince mermerci pek bir mutlu oldu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra, heykeltıraş aynı mermercinin yolunu tuttu. Ancak bu sefer elinde bir kutu vardı. Mermerci, yeni bir müşteri geldiği için sevinerek adamın yanına geldi. Heykeltıraş, “Size bir şey getirdim,” diyerek ku­tuyu mermerciye uzattı. Mermerci kutuyu açar açmaz içindeki inanılmaz güzellik­teki heykeli gördü. “Bu ne kadar güzel bir şey böyle!” dedi. “Bu sanat eseri için çok büyük paralar istersiniz, değil mi?” “Evet ama ben istemeyeceğim.” “Peki bunu bana neden getirdiniz öyleyse? Hem ben sade­ce mermer satıyorum.””Bu sizin için bir hediye, beyefendi.””Hediye mi? Bana mı? İyi de neden?” “Çünkü bu heykelin taşı size ait de ondan.””öyle mi?” Belki hatırlarsınız, bundan aylar önce gelip köşede tek başına duran bir mermer parçasının fiyatını sormuştum. Siz de şekli bozuk olduğu için bedavaya vereceğinizi söylemiştiniz.’’ ‘’Aa, evet, hatırladım. Siz o heykeltıraşsınız. Taşı size vermiştim.’’ ‘’İşte bu heykeli o kimsenin beğenmediği ve değer vermediği taştan yaptım.’’Mermerci, aylar önce söylediklerini hatırlayıp karşısında duran sanat eserini görünce utancından kıpkırmızı oldu. “Ben… Ben gerçekten o çirkin taştan böylesine güzel bir heykelin çıkmış olmasına inanamıyorum. “Michelangelo da diğer heykeltıraşların beğenmediği büyük bir mermer parçasını alıp dünyanın en iyi heykellerinden biri olan Hz. Davud heykelini yapmıştı. Kendisine, bu muhteşem heykelleri nasıl yaptığını soranlara verdiği cevap ise şuydu: “Ben her bir mermer parçasının içinde bir melek, bir ışık olduğuna inanırım. Ve onu ortaya çıkarıp özgür bırakana kadar mermeri oyup kesmeye devam ederim.”

Sizce de kimi zaman beğenmediğimiz, şikâyet ettiğimi, hayatlarımız da mermercinin bir kenara anığı mermer parçasına benzemiyor mu? Bizim de yapmamız gereken, hayatlarımızdaki fazlalıkları ve kötü yanları, kesip atmak, içimizdeki meleği ve ışığı ortaya çıkarmak değil mi?