Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Sıkıntıları Ağaca Emanet Ediyorum

Sıkıntıları Ağaca Emanet Ediyorum

440
0

Sevgili okurlar, gün içinde hepimiz türlü türlü olumsuzluklar yaşıyoruz. Hatta yeri geliyor baya öfkeleniyor bu öfkemizi yanımızdakilere, eşimize çocuklarımıza yansıtıyoruz. Oysaki her şeyden bir haber yanımızda olmaktan başka suçu olmayan sevdiklerimiz bizim bu öfkemiz ile başa çıkmak zorunda kalıyor. İşte bu tüm olumsuzlukları yok edebileceğimiz; öfkemizi ve mutsuzluğumuzu sevdiklerimizden uzak tutabilecek bir hikâye anlatacağım. İşte iş yerindeki öfkemizi ve sıkıntıları kapıda bırakabilecek mükemmel hikaye…

Yazlık evimizde ufak tefek tadilatlar yaptırmamız gerekiyordu. Bunun için becerikli birini bulmalıydım. Çevremdeki insanların verdiği tavsiyeler sayesinde Tim ile tanıştım. Tim, kırklı yaşlarında, iyi yürekli, işinde oldukça yetenekli biriydi. Kendisiyle telefonda iletişime geçmiş ve hafta başında yazlık evde buluşmak üzere sözleşmiştik. Ben erken saatte orada olmama rağmen Timden ses yoktu. Anlaştığımız saatin üzerinden yarım saat geçtiğinde bahçeye doğru yürüdüm ve telefonumu cebimden çıkardım. Tam onu aramak üzereyken eve doğru yaklaşan aracı gördüm. Tim arabadan indiğinde yüzünde öfkeli ancak mahcup bir ifade vardı. İşteki ilk günü zorlu başlamıştı. Yolda patlayan lastiği ona zor anlar yaratmıştı ve o da bir tabiye adayıp b^ya gelmişti. Sohbet edip bir bardak kahve içtikten sonra Tim artık işe başlaması gerektiğini söyleyip ayaklandı.

Ancak aksilikler onun pekini bırakmıyordu. Önce cebinden çıkardığı küçük radyosu çalışmayı, reddetti. Ardından matkabı bozuldu. Tüm bu aksiliklere rağmen çalışmaya öğle yemeği dışında ara vermedi. Akşam saati geldiğinde onu evine bırakabileceğini söylediğimde çok memnun oldu. Tarif ettiği adrese yaklaşmaya başladığımda, ailesiyle tanışmam için beni evlerine davet etti Oldukça kötü bir gün geçiren bu adamın teklifini reddedemedim ve arabadan inip evine doğru yürümeye başladık Tim, evinin önündeki bahçede duraksayınca ben de ne olduğunu anlamak için arkama döndüm. Geriye baktığımda Tim’in bahçe kapısının girişindeki meşe ağacının dallarına dokunduğunu ve derin bir nefes aldığını gördüm. Ona baktığımı fark edince yüzüne bir gülücük yerleştirdi ve benimle birlikte yürümeye devam etti. Kapı açıldığında neşeyle çocuklarına sarıldı ve beni eşiyle tanıştırdı. Keyifli bir akşam geçirdik. Tim’in çocukları benimle çok iyi anlaşmıştı. Saat ilerleyince kalkmak adına izinlerini istedim. Tim de beni yolcu etmek için kapıya çıkmıştı. Bahçe kapısının yanındaki meşe ağacını işaret ederek, “Akşam içeri girmeden önce orada derin bir soluk aldığını ve dallarına dokunduğunu gördüm. Bir anlamı var mı senin için?” diye sordum. “O benim sıkıntılarımın durağı. Gün içinde ister isteme* “çok olumsuzluk yaşıyorum. Ama emin olduğum bir şey var ki o da bu sıkıntıların ne eşime ne de çocuklarıma ait olduğu… Bunun için her akşam eve girmeden önce derin nefes alıyor ve sıkıntılarımı o ağaca emanet ediyorum. Sabahları tekrar baktığımda sıkıntılarımın çoğunun gittiğini fark ediyorum, öfkeyle geçecek her dakikamı aslında mutluluğumdan çaldığımın farkındayım. Bu yüzden kendime böyle bir yol buldum.”

Tim’in verdiği bu cevap beni derinden etkilemişti. Bütün gün yaşadıklarını evdekilere yansıtmamak için olan çabası takdire şayandı. Yazlık evimizin tadilatı sırasında ondan birçok şey öğrendim ancak en çarpıcı olanı buydu. Ve ben de sıkıntılarımı kapının önündeki erik ağacına emanet etmeye başladım.