Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Kadınlara nasıl hediye alınır?

Kadınlara nasıl hediye alınır?

370
0

Bugün sizlerle bir anne ve oğlunun bir anısını anlatan, pek çok anne oğla örnek olacak bir hikaye paylaşıyorum.

Bundan çok değil, yalnızca birkaç hafta kadar önce oğlumla yemek yiyorduk. Konu nasıl olduysa, birdenbire kadınlara geldi. Günün birinde oğlumla kadınlar hakkında derinlemesine bir konuşma yapmam gerektiğinin kırkındaydım ama farkında olmadan bu konuşmadan kaçıp duruyordum. Aslında her babanın oğluyla konuşması gereken şeylerdi bunlar, ancak uygun zaman olmadığını düşünerek ertelemek daha kolay oluyordu. Yemekte açılan sohbet üzerine, kadınlar hakkında bugün konuşmamız gereken konu netleşmişti: Kadınlara nasıl hediye alınır?

Bu soru, birçok erkeği dipsiz bir kuyuya sürüklemiştir. Erkeklerin bu konudaki başarısızlığına her nesilden örnekler verilebilir, örneğin, ilk olarak babamı örnek gösterebilirim. Bundan yıllar önce, bir Sevgililer Gününde anneme bağlılığını, sadakatini ve evet, içindeki aşkın ne kadar kuvvetli olduğunu göstermek için bir elektrikli battaniye aldı. Annemin, paketi açtığında yüzünde beliren ifadeyi asla unutamayacağımı söylemek istiyorum… Babam ise o ifadeye hiçbir anlam verememişti. Bu satırları okuyan ve bu anı mutlaka daha önce yaşamış olan birçok erkek beni kesinlikle anlayacaktır. Babamın zihninden geçenlere göre, bu hediye oldukça kullanışlı, son model bir hediyeydi. Annem daha fazla ne istiyor olabilirdi ki?

Aklıma gelen tek örnek babam değil elbette ki… Bir diğer talihsiz olay da kuzenim Markın başına geldi. Aslında buna talihsiz demek ne kadar doğru bilemiyorum. Mark, sevgili eşine doğum gününde elektrikli bir matkap almıştı. Paketi açtığında Lily’nin yüzünün aldığı şekli unutmak mümkün değil… Markın büyük bir hararetle kendini savunuşu da gözlerimin önünden gitmiyor. “Ne var canım bunda? Uzun zamandır ihtiyacımız olan bir şeydi…” deyip duruyordu. Neyse ki Lily hediye paketini açtığında matkap çalışabilir durumda değildi.

Bu iki örneğe ve aklıma gelen diğer tüm örneklere bakarak rahatça söyleyebilirim ki, erkeklerin hediye alırken düştüğü hata alacakları hediyenin bir işe yaraması gerektiğini düşünmeleri. İşe en büyük hata burada başlıyor! Bir kadına alınacak olan hediye asla ve asla işe yarasın diye alınmamalı hatta mümkünse alınacak şey hiçbir işe yaramamak…

Bunu daha iyi açıklamak gerekirse, iki hediye düşünüp aradaki farklara bakabiliriz. Düşüneceğimiz bu iki hediye temelde aynı işi yapıyor olsun…

Örneğin; ilk hediye, bu işi bilen kişilerin bir elektronik tasarım harikası olarak nitelendirdiği, kendi kendini şarj edebilme özelliğiyle gözleri dolduran, kesintisiz olarak sekiz saat kullanılabilen bir masa lambası olsun.

İkinci hediye ise, etrafı minik minik kalplerle yontulmuş, bırakın çevresini, kendisini bile zorla aydınlatan bir kokulu mum olsun.

Bu iki hediyenin kıyaslanması istense bir erkeğin cevabı çok nettir. Birinci hediye, İkincisinden kat kat daha kullanışlı ve üstün bir hediyedir. Aynı kıyaslama bir kadına sorulduğunda ise, ikinci hediyenin daha iyi olduğu cevabı alınır. Nedendir bilinmez kadınlar, ancak titrek bir ışık yayabilen, loş mum ışığı altında oturmaya bayılırlar. Nedenini bilen kimse var mıdır bilmiyorum, ben kesin olarak bilmiyorum…

Tüm bunları oğluma anlattığımda onun da gözleri endişeyle kocaman olmuştu. Ancak kaçabileceği bir yer olmadığının da farkına varmıştı. Bir kız arkadaşı olduğunda, o kız arkadaşı doğum gününde, yeni yılda ya da onlar için anlamı olan özel bir günde ona güzel ambalajlarda paketlenmiş, yanına bir kart iliştirilmiş bir paket uzatacaktı. Ve oğlum da artık, “Teşekkür ederim işte bu da senin için çok işe yarar bir hediye, buyur lazım olur…” dememesi gerektiğini biliyordu.

Oğluma bu durumun giderek daha da karmaşık bir hâl alacağını da anlattım. İleride, nişan hediyeleri, düğün öncesi ve düğün sonrası hediyeleri, bebek hediyeleri gibi durumlarla işler daha da karışacaktı. Bu tip kutlama günleri erkeklerin egemenliğinde olsaydı, bunların hiçbiri olmazdı ama kadınlar bu tip günleri hevesle bekler ve yönetirlerdi. Eşim bu konuda biraz daha değişik özelliklere sahip mesela… Geçen günlerde bir alışveriş merkezinde gezerken» hiçbir erkeğin adım atmadığı, çeşitli hediyelik eşyalarla dolu bir mağazaya adımını attı ve oranın büyüsünden dakikalarca kurtulamadı… İçine bir atom molekülünden daha fazlasının sığamayacağı bir kutu aldı ve yanına da üzerinde güzel bir söz yazan i bir kart iliştirdi. Bunu kimin için aldığı hakkında bir fikri bile yoktu. Güzeldi ve mutlaka birine verilebilirdi…

Milyonlarca kadın alışveriş merkezlerinde bu tip şeylerle uğraşırken, erkekler de evlerinde bir maçta yaşanan pozisyonları yüzlerce farklı açıdan izlemekle meşgul olur. Bu savaşta kazanan taraf olmadığını iki taraf da artık kabullenmiş durumda…

İşte oğluma tüm bunları anlatmış oldum. Üzerine konuşulacak daha çok şeyler olsa da, bunları konuşmaya bir yerinden başlamış olduk… Bir gün gelecek ve oğlum, “Bu elbise içinde şişman mı görünüyorum?” diyen bir kadına doğru cevap vermeyi de öğrenmiş olacak. Ve sakince gözlerini kapatıp ölü taklidi yapacak…