Ana sayfa GÜNDEM Çitçinin 2,3 Milyon Zararı Var

Çitçinin 2,3 Milyon Zararı Var

554
0

Köseoğlu: “15 köyümüzde su yok”

Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, 2020 yılı ilk 6 ayına dair tarım bilançosunu açıkladı. Köseoğlu yaptığı basın açıklamasında, Polatlı’da 2 köyde 325 çiftçiye ait 20.000 dekar mahsulün dolu ve sel zararına uğradığını ve çiftçilerin 2,3 milyon lira zararı olduğunu belirtti. Sakarya Nehri ve Porsuk Çayının bilinçsiz ve aşırı sulama sebebiyle kuraklık sorunuyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Köseoğlu, ‘’ Çiftçimiz ürünlerinin kurumasını çaresizlik içinde seyrediyor. İnsanlarımız komşusuyla kavga etmeye başladı. Devletimiz suyun yönetimini eline almalı.’’ sözleriyle yetkililerin kuraklık sorununa çözüm bulmaları çağrısını yineledi.

Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, 2020 yılı ilk 6 ayına dair tarım bilançosunu açıkladı. Köseoğlu yaptığı basın açıklamasında; Polatlı’da 2 köyde 325 çiftçiye ait 20.000 dekar mahsulün dolu ve sel zararına uğradığını ve çiftçilerin 2,3 milyon lira zararı olduğunu belirtti. Nohut üreticisinin zarar gördüğünü ve ofis alım baremlerinin altında kaldığına değinen Başkan Köseoğlu, ‘’Nohutu ithal edemeyeceğimiz böyle bir yılda çiftçimizin şevkini ve üretim azmini kırmak önümüzdeki yıllarda üretimimizi düşürür.’’ açıklamasını yaptı.

Polatlı’da tarımsal üretiminde önemli yer Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı bilinçsiz ve aşırı sulama sebebiyle kuruyor. Kuraklık soruna ilişkin açıklama yapan Polatlı Ziraat Odası Başkanı, ‘’Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı 30 gündür akmıyor. 15 köyümüzde su yok, çiftçimizin bin bir zahmetle para harcayarak yetiştirdiği ürünler kurumaya yüz tuttu. Çiftçimiz ürünlerinin kurumasını çaresizlik içinde seyrediyor’’ diyerek mağdur çiftçilerin sorunlarını dile getirdi.

‘’Çiftçimizin 2,3 milyon lira zararı olduğunu tahmin etmekteyiz’’

Köseoğlu açıklamasında  şunları söyledi: ‘’Tarım ülkemiz için insanlık için çok önemli bir sektör olsa da çok sorunlu ve sıkıntılı bir sektör doğa koşullarının etkisi haşeratın ve hastalıkların çoğalması arzın talebin dengede tutulamaması gibi birçok sorunla çiftçilerimiz uğraşmak zorunda kalıyor. Her yıl Polatlımızda 100 bin ila 150 bin dekar alanda ürünlerimiz dolu, yangın ve sel zararına veya kuraklığa uğruyor çiftçimizin bir yıl boyunca para ve emek harcayarak yetiştirdiği ürünleri dakikalar içinde yok oluyor çoğunda sigorta yaptıramıyor. 2020 yılı da çok sorunlu geçti 2019 yılı eylül ekim çok kurak geçti iki ayın toplamı 4 mm yağış oldu kasım ayının son haftası biraz yağmur yağdı buğdaylar yılbaşından sonra çimlendi. 2020 yılı  mayıs ayında uzun yıllardır görülmeyen biz yaştakilerin hiç görmediği  don olayı yaşadık. Polatlımızda 27 köyümüzde 278 çiftçimizin 21635 dekar çerezlik kabak, dane mısır, kavun, kuru fasulye, şeker pancarı zarar gördü. Buğdayların geneli çiçeklenme dane tutma dönemi olduğundan don vurmuş. Polatlımızda 10 Haziranda başlayan aşırı yağış ve dolu 21 Hazirana kadar devam etmiş 11 ve 12 Haziranda yağan yağmur ve dolu nedeniyle 12 köyümüzde 325 çiftçimizin 20.000 dekar mahsulü dolu ve sel zararına uğramış. Çiftçimizin 2,3 milyon lira zararı olduğunu tahmin etmekteyiz. Çiftçimizin bin bir zahmetle para harcayarak ürettiği ürünler açık alanda doğa olaylarının olumsuz etkilerine maruz kalıyor korumanın da imkânı yok Allahımıza  sığınmaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.’’

‘’22 bin dekar alanda çerezlik kabak, dane mısır, kavun, kuru fasulye ve şeker pancarı zarar gördü’’

‘’2019 -2020 yılı buğday üretim yılı Eylül, Ekim ve Kasım ayının son günlerine kadar kurak geçti. Buğday ve arpalarımız Ocak ayından sonra çıktı. Buğdayın sapa kalkma ve gelişme dönemi olan Nisan ayı da kurak geçti ve nisan ayının son haftasına kadar 4 mm civarında yağmur yağdı. Nisan ayının son günlerinde 23 mm yağmur yağdı ama buğdaylar bir duraklama yaşadı. Mayıs ayında da uzun yıllar ortalamasının altında bir yağış aldığı tüm bu olumsuzluklara rağmen ümidini yitirmeyen çiftçimiz çalışmaya devam etti. Uzun yıllardır görülmeyen 23 Mayısta don olayı yaşadık 22 bin dekar alanda çerezlik kabak, dane mısır, kavun, kuru fasulye ve şeker pancarı zarar gördü. Çiçeklenme döneminde olan buğdaylar da dondan zarar gördü ve başakların büyük bir bölümünde boş. 06 Haziran 2020 tarihinden 09 Haziran tarihlerinde 35 dereceleri bulan aşırı sıcaklara maruz kaldı mahsullerimiz.’’

‘’Çiftçimizin şevkini ve üretim azmini kırmak önümüzdeki yıllarda üretimimizi düşürür’’

‘’Nohut eken çiftçilerimizin nohutları da çok zarar gördü. İç Anadolulun en düşük rakımına sahip olan Polatlı’mız aşırı sıcaklardan daha çok etkilendi. Nohutların olgunlaşmadan kurumasına ve danelerin küçük olmasına neden oldu. Ofisin alım baremlerinin altında kaldığından ofis almıyor,  ülkemizi ithalattan kurtaran çiftçimizin nohut ekiminden vazgeçmemesi için ofisin baremler de iyileştirme yaparak çiftçimizin nohutlarını alması tarımın geleceği için önemlidir. İthal nohut yedi liraları buluyor çiftçimizin elinde olmayan sebeplerden verimin ve kalitenin düşmesi çiftçimizin ihmali ve kusuru değildir. Nohutu ithal edemeyeceğimiz böyle bir yılda çiftçimizin şevkini ve üretim azmini kırmak önümüzdeki yıllarda üretimimizi düşürür.’’

‘’Polatlı çiftçisinin bankalara 1 milyondan fazla borcu var’’

‘’11 Haziranda başlayan yağmurlar 21 Haziran’a kadar devam etti ve beraberinde dolu da yağdı. Yaklaşık 40 bin dekar alanda dolu ve sel zararı var. 23 Mayıs’ta yaşanan don olayından etkilenen 2019-2020 üretim yılında yukarıda bahsettiğim gibi birden fazla olumsuz olayı yaşayan çiftçimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları ertelenmeli, geçmiş borçları da uzun vadede yapılandırılmalı. Polatlı çiftçisinin Ziraat Bankası, Tarım Kredi, özel bankalar ve piyasaya bir milyondan fazla borcu var. Eğer borçlar ertelenmez uzun vadeye yayılmaz ise birçok çiftçimiz tarımdan ve hayvancılıktan kopar. Buğdaylarda büyük oranda verim kaybı yaşandı, bilhassa nehir kenarlarındaki sulu tarlalarda %60 lara varan verim kaybı var. Polatlı’nın hububattaki verim kaybı borsaya gelen buğdaydan da görebiliriz. 4 TemmuZ’da borsada işlem gören buğday 8000 bin tonlara çıktı on gün içinde 5000 tonlara düştü şimdi ise 1.500 tonlar civarında.’’

‘’15 köyümüzde su yok’’

Köseoğlu, ‘’Diğer taraftan Sakarya Nehri ve porsuk çayı 30 gündür akmıyor. 15 köyümüzde su yok, çiftçimizin bin bir zahmetle para harcayarak yetiştirdiği ürünler kurumaya yüz tuttu. Çiftçimiz ürünlerinin kurumasını çaresizlik içinde seyrediyor. İnsanlarımız komşusuyla kavga etmeye başladı. Devletimiz suyun yönetimini eline almalı. Girişimlerimiz sonucu  münavebeli bir şekilde sulama programı yapılsa da kimsenin duymaması yaptırımın olmayışı suyun gelmemesine neden olmuştur. Bundan sonra gelse de soğanları kurtarmaz.’’ Dedi.