Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Hayat Güzeldir

Hayat Güzeldir

164
0

Hayallerimize sıkı sıkıya tutunmanın önemini anlatan bir hikaye paylaşacağım.

Üniversite hayatımın ilk günüydü. Dil bilgisi  dersinden çıktığımda kendimi yeni bir hayata atılmanın  verdiği keyifle oldukça iyi hissediyordum.

Kafeteryaya girdiğimde alışık olmadığım kalabalığı şaşkın gözlerlerle izliyordum.Tam bu sırada yumuşacık bir el omzuma dokundu.arkamı  döndüğümde minnacık yaşlı bir hanımın ayakta arkamda olduğunu  gördüm. Yüzünde, her göreni gülümsemeye yetecek parlak  bir gülümseme yaygındı.

Merhaba güzellik, benim adım Linda. 82 yaşındayım, bu okuldayım ve seni yeni görüyorum. Tanışalım mı  dedi.

Birden karşılaştığım yabancının bu sevimli kalktı beni güldürmüştü. “Tabii ki!” deyip ona sarıldım.

Esprilere açık biri olduğu belliydi. “Bu genç yaşımda bu­ralarda ne işiniz var?” diye sormaktan çekinmedim.

Buraya varlıklı bir eş bulma ümidiyle geldim. Bir yandan da okulu bitiririm diye düşünüyorum. Tabi burayı bitirdikten sonra ilk hedefim bulacağım o zengin çocuk sahibi olmak. Sonrasında da emekli olup gezip tozmayı   planlıyorum.

İkimiz de bir süre nefes nefese kalana kadar güldük. Sonrasında , “Gerçekten soruyorum bu kez,” diyerek sorumu yeniledim . O yaşında nasıl olup da böyle bir serüvene atıldığını merak ediyordum.

“Hayatımın gençlik zamanlarında okumaya maddi durumumuz hiç olmadı. Aileme destek olmak için  erken yaşta çalışmaya başlamak durumunda kalmıştı o dönemin gerektirdiği gibi erken yaşlarımda da evlendim  tabii ki. Her zaman üniversitede okumak istemiştim şimdiye kısmet oldu. Hayallerimi gerçekleştirmem zaman şimdiymiş!”

Bunları büyük bir keyifle anlatıyordu ve burada olmaktan çok mutlu olduğu belliydi.

Bir sonraki dersimizin birlikte olduğunu anlayınca, bera­berce amfiye doğru gittik. Dersten çıkınca da kafeteryada otu­rup sıcak çikolatamızı yudumladık. Kısacık bir zamanda dost olmuştuk. O dönem boyunca, ortak derslerimizin dışında okul çıkışlarında da görüştük. Linda ile saatlerce sohbet etmek gerçekten çok keyifliydi. Sohbet hiçbir zaman tıkanıp kalmı­yor, insanın konuştukça konuşası geliyordu. Linda benim için âdeta canlı bir zaman makinesiydi. O bana geçmişe dair öy­külerini, hayal kırıklıklarını, en çok mutlu olduğu zamanlan anlatırken ben büyülenmiş bir şekilde onu dinliyordum.

Linda bir süre sonra bütün okulun  tanıyıp sevdiği biri hâline geldi. Hangi derse, hangi kafeye gitse sevecenlikle karşılanıyor ve baş üstünde tutuluyordu . İki dirhem bir çekirdek hazırlanıp derslere girmekten keyif alıyordu. Öğrencilerin ona gösterdiği ilgi de onu  çok mutlu ediyordu. Hâlinden memnundu ve hayatın tadını çıkartıyordu.

Dönem sona erdiğinde, Linda’dan törende bir konuşma  yapması istendi. O gün, o kürsüye çıktığımı görmek ve onu dinlemek eminim ki bütün öğrencilerin yüzüne sıcak bir gü­lümseme yerleştirmişti.

“Merhabalar çocuklar. Nasılsınız? Konuşmam bu şekilde değildi ama ne yazık ki hazırladığım kağıtları evde unut­muşum. Yaşlılık işte, tahmin edersiniz… En iyisi daha önce kafamda hazırladıklarımdan uzaklaşayım da size içimden ne geliyorsa onu anlatayım…”

Herkes bir anda gülmeye başlamıştı Linda nın bu sözleri karşısında. Her zamanki içten tavrı bizleri etkilemişti.

“Hayattaki neşemizi, gülümsemelerimizi bir kenara bıra­kın, kuru kuruya yaşlanmaktan başka bir şey yapmadığımızı görüyoruz. Ruhumuzu genç yaşta tutmanın, mutlu, sağlıklı ve başardı şekilde yaş almanın çok değil, birkaç tane ufak sırrı var.

Şu hayatta gülebilmeli, her şeyin eğlenceli bir yanını bu­labilmelisiniz.

Bir hayaliniz olmalı mutlaka.  Hayallerinizden vazgeçip bir kenara bıraktığınız zaman ölürsünüz.

Farkında değilsiniz  belki ama etrafımızda ölüp de farkında olmayacak  kadar çok insan var ki…    . I

Yaş almak ve yaşlanmak arasında kocaman bir Yirmi yaşındaysanız ve koskoca bir seneyi hiçbir şey yapmadan  boş boş geçirirseniz işte o 365 günün sonun 20 yaşınıza basarsınız. Ben de örneğin, seksen iki yaşındayım ve  bir senemi bomboş, yatarak geçirirsem seksen üç  yaşıma girerim. Herkes yaşlanır. Bunun için ekstra bir şey yapmamıza bir çaba sarf etmenize gerek yoktur. Ama işte önemli yaşlanmak değil, yaş almaktır, büyümektir… Hayatın sağladığı imkânları kullanmak ve ömrü değerlendirmektir ‘

Asla ve asla yaptıklarınızdan, yaşadıklarınızdan pişmanı duymayın. Yaşlandıkça, yaptıklarınızdan değil, yapmadıklarınızdan pişmanlık duymaya başlayacaksınız. İşte bu yüzden,  birçok şey yapın. Gezin, dolaşın… Hayallerinizi gerçekleştirin. Aklınıza düşen bir şeyi ölçüp, biçip tartın ve sonunda onu yaşayın. Yetmişli yaşlara geldiğinizde ‘Neden kendime bu konuda bir şans vermedim?’ demek yerine ‘İyi ki bunu da’ yapmışım…’ diyebileceğiniz anılar biriktirin kendinize, hayatı dolu dolu yaşayın.”

Konuşmasını, ‘Hayat Güzeldir isimli bir şarkıyı söyleye­rek ve hayata dair pozitif değerler taşıyan sözlerine dikkati­mizi çekerek bitirdi.

O senenin sonunda Linda mezun oldu. Mezuniyet töreni­nin ardından geçen iki ayın sonunda huzur içinde, uykusun da öldüğüne dair haberi aldık.

Binden fazla üniversite öğrencisinin komşularının  yani bütün sevdiklerinin katıldığı etkileyici bir cenaze  töreniyle onu son yolculuğuna uğurladık.

Hayallerimize sıkı sıkıya tutunmanın ö bir örnek olarak gösteren bu kadını asla  ve asla unutmayacağımıza adım kadar eminim…