Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Önyargıyı kırmak, atomu parçalamak kadar zordur

Önyargıyı kırmak, atomu parçalamak kadar zordur

488
0

Önyargı, bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur. Toplumun küçüklükten itibaren kulağımıza fısıldadığı her kelime ve sunduğu her resim, önyargımızın temel taşlarıdır. 

Bir iki tecrübeden sonra hemen genel geçer bir hüküm çıkartılır. Bir elma yersiniz ekşi, sulu, kokulu ve tatlı gibi birçok izlenime sahip olusunuz. Fakat her elma aynı değildir. Birçok insan birbirine elma muamelesi yapar ve sonunda yargılar oluşmadan önyargılar oluşur.

Bir gün yaşlı bir bilgeye, “Dünyada en çok sevdiğiniz kişi kimdir?” diye sormuşlar.

Yaşlı adam hiç düşünmeden, “Terzimdir,” demiş.

Bunu duyan adamlar şaşkınlık içinde önce birbirlerine sonra bilgeye bakmışlar.

“Terziniz mi? Ama efendim, dünyada sevilecek bir sürü insan varken neden terzi?”

Bilge adam sakinlikle cevap vermiş:

“Evet, ben bu dünyada en çok terzimi seviyorum çünkü onun yanına her gittiğimde bana şöyle bir bakar ve ölçümü yeniden alır. Ama diğer insanlar öyle mi? Hayır. Diğerleri hakkımda bir kez bir karara varınca, ben ne kadar değişirsem değişeyim, kendimi ne kadar geliştirtirsem geliştireyim, ölene kadar bana o gözle bakmaya devam ederler.”

Sizlerde hayatı ve insanları bir mevsime bakarak yargılamayın. İlk defa gördüğünüz bir insanın ya da karşılaştığımız biri durum hakkında söz söylemekte acele etmeyin. İyi bir gözlemci olun. Hayatı analiz ederken etiketlemeden yolunuza devam edin.