Ana sayfa GÜNDEM Müdür Sütçü: Anızlarımızı yakmayalım!

Müdür Sütçü: Anızlarımızı yakmayalım!

237
0

Polatlı Tarım ve Orman Müdürü Burhanettin sütçü, anız yakma ile ilgili dikkat edilmesi gereken konulara değinerek şu açıklamalarda bulundu. Sütçü, “Modern tarım tekniğinde anızı yakmak son derecede yanlış bir yöntemdir. Yakma sonucu karşılaşılan zararların çoğunu telafisi mümkün değildir. Bu zararlar şu şekildedir. Anızın yakılması ile topraktaki organik madde yakılarak yok edilmektedir. Organik maddenin toprağa neler kazandırdığını görürsek, zararının büyüklüğünü daha iyi anlarız” dedi.

Polatlı Tarım ve Orman Müdürü Burhanettin sütçü, anız yakma ile ilgili dikkat edilmesi gereken konulara değinerek şu açıklamalarda bulundu. Sütçü, “Organik maddenin bir ayrışma ürünü olan HUMUS bitkilerin gelişmesi için gerekli olan bitki besin maddelerinin bir kısmının kaynağını oluşturmaktadır. Organik madde toprakta yağış sularının emilmesini ve tutulmasını sağlamaktadır. Toprakta kümeleşmeyi temin ederek erozyon ile taşınmasını önlemektedir” dedi.

Erozyana Karşı Hassas Olur

Sütçü, “ Toprağın iyi havalanmasını sağlamaktadır. Kısaca organik madde miktarının azalması veya yok edilmesi toprakları daha verimsiz ve erozyona daha hassas duruma getirmektedir. Sap ve Anızların Yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon (C) ve azotun kaybı da artmaktadır” dedi.

Anız Yakmanın Zararları

Polatlı’da hububat hasadının yapıldığı bu aylarda hasat sonrası toprakta kalan kök ve saplardan kurtulmak için çiftçiler anız yakma yoluna sıkça başvuruyor. Ülkemizde 1993 yılından beri yasak olmasına rağmen maalesef anız yakmak kolay, masrafsız ve çabuk bir yöntem olarak görülüyor. Ancak bu yöntem topraktaki organik maddeleri yok ederken ve uzun vadede verimi de düşürüyor. Çeşitli anlamlara gelen anız; toprak içinde kalan bitki kökü, nadasa bırakılmaksızın ekilen tarla, mısır sapı, biçilmeden toprakta kalan saplar, tarla sınırındaki otlar (hendek veya tümsekler), tarla bozumu, hasat zamanı, nadasa bırakılan tarla, iğde dikeni gibi anlamlar taşıyor. Ancak genel itibariyle, tarımsal üretim sonucunda biçilmiş olan tahılların toprakta kalan kök ve sap artıklarına anız adı veriliyor. Peki üreticiler yasak olmasına rağmen toprağın en büyük düşmanı olan anız yakma yöntemine neden başvuruyor? Üreticiler kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele etmek, yabancı ot kontrolü ve hasat sonrası artıkların ekonomik bir değer taşımadığı gibi düşüncelerle anız yakıyorlar. Anızı yakanlar kendilerine göre doğru bir iş yaptıklarına inansalar da anız yakmanın çevreye, toprağa, topluma, hayvanlara kadar uzanan pek çok zararı var.

Anız yakmanın genel zararları; • Çevre ve toplum sağlığı, kamu düzeni, halkın güvenliği ve kamu mallarına zarar vermesi, • Tarımsal ve doğal ekosistemi tahrip etmesi, • Anızlarla birlikte o alanda yaşayan bütün canlılar, hayvanlar ve mikroorganizmaların yanması, • Topraktaki mikrobiyolojik aktivitenin gerilemesi, •Toprakların verimsizleşmesi olarak sayılabilir. Anız yakmanın çevreye etkileri; • Orman ve konut yangınlarına sebep olması, • Yaban hayvanlarının yok olması veya yuvalarını kaybetmeleri, • Kurak ve yarı kurak bölgelerde erozyonu artırıcı rol oynaması, • Yangınlar sırasında havanın kirlenmesi sonucu küresel ısınmaya neden olması, • Kontrolsüz olarak yakılan anızların komşu tarladaki hasat edilmemiş ürünlerin yanmasına sebep olması olarak sayılabilir.