Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Kuyudaki Aslan

Kuyudaki Aslan

289
0

Ormanların hakimi olan Aslan kendinden başka bir aslanın hükümdarlığını asla kabul etmez. İşte hayatta da kendini ormanlar kralı zanneden insanlar var. Ne yazık ki bu tip kendi sonunu kendileri yazıyor. İşte bu hikayeyi okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız…

Uçsuz bucaksız bir ormanda azılı bir Aslan yaşıyordu. Ormandaki tüm hayvanlar, korku içindeydi. Böyle yaşa¬maktansa bir çare aramak zorundaydılar. Düşündüler, taşındılar, aralarından bir heyet seçerek aslana gönderdiler.

“Ey ormanların şahı Aslan… Her gün içimizden birini yakalıyor, yiyorsun… Buna bir diyeceğimiz yok, fakat bu zahmet niye? Sen tahtında otur, sana her gün içimizden birini yollarız, sen de rahatça yersin. Böylece, biz de sen de huzur içinde ömrümüzü geçiririz” dediler.

Bu teklif aslanın hoşuna gitti ve kabul etti. Artık her sabah bir hayvan Aslan’a teslim oluyordu.

Günlerden bir gün, sıra tavşana geldi. Hayvanlar:

“Eh ne yapalım, kısmet böyle… Çoğumuzun rahatı için birimizin Ölmesi gerek… Haydi vakit geçirmeden yola düş… Aslanı kızdırmayalım…” diye teselli de bulundular ama tavşan işi ağıra aldı, pek aldırmadı. Hayvanlar telâşlandılar. Nihayet yalvara yakara tavşanı yola düşürdüler…

Tavşan, kaygısız, seke oynaya Aslanın huzuruna geldiğinde vakit bir hayli ilerlemişti.

Açlıktan ateş püsküren Aslan, kükredi: “Nerede kaldın? Bu gecikmene sebep ne?”

Tavşan, yalancı bir telâşla terlerini silerek, boynunu büktü:

“Aman efendim, ben saygıda kusur etmedim. Sabah erken yola çıktım ama başka bir Aslan yolumu kesti, elinden kurtuluncaya kadar neler çektiğimi bilmezsiniz?”

Aslanın öfkesi büsbütün başına vurdu:

“Kim bu küstah? Bu ormanda yalnız benim hükmüm geçer. Kimmiş o, çabuk söyle?”

Tavşan durumdan memnun, hep öteki Aslan’ı övdü, böylece Aslan’ın onurunu incitti. Aslan dayanamadı… “Düş önüme, göster bu alçağı…” dedi.

Yola koyuldular. Tavşan Aslan’ı bir kuyunun başına getirdi:

“İşte sultanım, yolumu kesen o aslan bu kuyunun içinde.. Bakınız nasıl da kurulmuş…”

Aslan, hırsla kuyunun içine baktı. Suda kendi görüntüsünü gördü. Hırlayınca, kuyudaki aksi de hırladı. Tavşan fırsatı kaçırmadı:

“Görüyor musunuz efendim? Size nasıl da meydan okuyor..”

Aslan büsbütün hiddetlendi, gözleri döndü.

“Bir diyardaki iki sultan olmaz, parçalamalıyım onu…” diye mırıldandı, ardından kendini kuyuya attı.

Bu kendi sonu oldu. Tavşan yemyeşil çayırlarda seke seke giderek hayvanlara kurtuluşu müjdeledi…

Sevgiyle…